09/04/2026
Velayet Bir Baskı Aracı Değildir: Yargıtay Uygulamaları ve Yaş Kriteri ⚖️
Boşanma sürecinde velayet konusu, maalesef sıklıkla maddi güç üzerinden kurulan bir psikolojik baskı aracı olarak kullanılabilmektedir. Toplumda velayetin geliri yüksek olan tarafa verileceğine dair yaygın bir kanı yaratılmaya çalışılsa da, yargısal süreçlerde mahkemelerin gözettiği tek ve en temel ilke “Çocuğun Üstün Yararı”dır.
Adli istatistikler, velayet davalarının büyük bir kısmında kararın anne lehine sonuçlandığını göstermektedir. Bunun hukuki dayanağı, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında yaş gruplarına göre yaptığı genel değerlendirmelerdir:
📌 0-7 Yaş Aralığı Dönemi: Yargıtay uygulamalarında kural olarak bu yaş grubu, “anne bakım ve şefkatine mutlak muhtaç olunan dönem” şeklinde kabul edilmektedir. Çocuğun bedensel veya zihinsel gelişimini tehlikeye atacak ağır ve ispatlanmış istisnai durumlar (ağır ihmal, şiddet vb.) haricinde, annenin maddi durumundan bağımsız olarak velayetin genellikle anneye verilmesi yönünde kararlar tesis edilmektedir.
📌 8-12 Yaş Aralığı (İdrak Çağı): Bu yaş grubundaki çocukların olayları kavrama yetisi geliştiği kabul edildiğinden, kural olarak çocuğun uzman (pedagog) eşliğinde dinlenmesi ve tercihinin değerlendirilmesi hukuki bir gerekliliktir.
Kısacası, maddi imkanların tek başına velayeti belirlediği düşüncesi hukuken doğru değildir. Her dosya kendi özelinde değerlendirilir ve mahkemeler somut olayın şartlarına göre istisnai kararlar verebilir.
⚠️ Bu paylaşımdaki bilgiler genel hukuki aydınlatma amacı taşımaktadır. Her somut olayın dinamikleri ve mahkeme sonuçları farklılık gösterebilir.
Güncel yasal düzenlemeler ve hukuki haklarınız hakkında genel bilgilendirmeler için takip edebilirsiniz.