19/07/2023
HAZİN BİR HAVUZ ÖYKÜSÜ VE ÇÜRÜTÜLEN MİLLİ SERVET....
Mustafa AKAY
1994 yerel seçimleri yapılmış ve Erol Yirmibeş ikinci kez seçilmişti. Yirmibeş ve ekibi ilçede ihtiyaç haline gelen bir tesis yapmayı tasarladılar. Sosyal yaşamın canlanmasına, çocukların hoşça vakit geçirebilmelerine yönelik havuz düşüncesini yaşama geçirme çabası içine girdiler.
Havuzun yapımına , 1994 yılının ilk aylarında Atatürk Mahallesi'nde hazineden tahsis edilen 7000 m2'lik arazi üzerinde başlandı. Havuz aynı yılın Temmuz ayında bitirildi ve hizmete açıldı. Havuzun işletmesi de aynı seçimlerde Atatürk Mahallesi Muhtarlığına getirilen Selim Akif Kökçü'ye verildi.
Havuz çocukların ve gençlerin çok hoşuna gitmişti. Büyük bir ilgi görüyordu. Bu ilgi müsteciri burada başka etkinlikler yapma düşüncesine getirildi. Düğünlere açıldı. Yemekler düzenlendi. Yenice'nin sosyal yaşamına bir renk katmıştı. Ancak, 1998 yılının Temmuz ayında gelen Yenice'nin her yanını olduğu gibi burayı da etkiledi, kullanılmaz hale getirdi.
Güzel bir açılış yapılmıştı, kötü bir finalle kapanışı yaşandı...
HAVUZ YENİDEN GÜNDEMDE
O yıllar belediyelerin ekonomik yönden zorda olduğu dönemlerdi. Kabinleri ve mefruşatı tamamen sel sularının altında kalan işletmecinin ve belediyenin yapabileceği bir şey yoktu. Havuz, 2004 yılına kadar kaderine terkedildi. 2004 yılının ilk aylarında ise, "Yap-İşlet-Devret" modeliyle tekrar gündeme getirildi. İhale seçimlerden çok kısa bir süre önce yapıldı ve Tevfik Karakaş ihaleye kazandı.
2004 yerel seçimlerinden sonra Tevfik Karakaş, belediyeye başvurarak, "ihaleyi aldığını, yer tesliminin yapılmasını istediğini" bildirdi.O günün yönetimi ihalenin geçmişini bilen personelden durum hakkında bilgi aldı ve Tevfik Karakaş'a yer teslimi yapıldı. Tevfik Karakaş hızlı bir şekilde çalışmalara başladı. Belediye de çalışmalara destek verdi. Kısa süre içinde halen yerinde duran bina ve hizmet binasının yapımı bitirildi. Havuzun tabanı, yanları neredeyse sıfırdan yapıldı. Selde tahrip olan soyunma kabinlerinin içi dışı ve çatısı yapıldı. 6 adet kamelya konuldu.
TAZMİNATINI HAVUZA YATIRDI
Türk Polis Teşkilatının şerefli bir bireyi olarak devlete ve millete yıllarca hizmet ettikten sonra emekli olup dönerek birikimlerini memleketine harcama düşüncesiyle aldığı tazminatını bu inşaata yatıran Tevfik Karakaş heyecanla her gün yeni yeniliklerle hizmete başladı. Yenice'nın sosyal yaşamında önemli bir yeri olan tesis kısa zamanda ortaya çıktı. Lokanta, çayhane, düğün salonu ve yüzme havuzuyla yaşlı-genç herkesin ilgisini çekmeye başladı. Düğünler yapıldı, geceler düzenlendi, Yeniceliler havuzun başında yemek yeme zevkini tattılar.
BÜYÜ ÇABUK BOZULDU
Ancak, birileri çocukların mutluluğundan, Yenicelilerin keyifli zaman geçirmelerinden hoşnut olmadılar. Yerel seçimlerin hemen peşinden birbiri ardına gelen şikayetlerden havuz da nasibini aldı.
Niyazi Tom ve çocukları adına verilen bir şikayet dilekçesi üzerine önce, vilayetten soruşturmaya geldiler. Onlara,"devlette devamlılık esastır. Biz, buna dayanarak bu işi yaptık. Adam, ihaleyi kazanmış" denilse de "hayır, olmaz yapmazsınız, buradan mutlaka ceza alacaksınız" denildi ve soruşturma evrakları Ankara'ya gönderildi. Her zaman gelenler gibi bu iş için Ankara'dan gelen kontrolör de " talimatlı geldim. Mutlaka bir kusur bulmalıyım" dedi ve topu mahkemeye attı. Niyazi Tom ve çocukları "gürültü bizi rahatsız ediyor" demişlerdi, kontrolör " size tahsis edilen yeri üçüncü şahsa kiraya vermiş olmaktan" dava açtı.
Dava epeyce sürdü. Sonuçta, bu satırların yazarı bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ona rağmen dik duruldu ve buranın ruhsatları verildi. Tevfik Karakaş da 2009 seçimlerine kadar burayı işleterek Yenicelilere hizmetini sürdürdü.
2009 yerel seçimlerinde yönetim değişikliği olunca, tahliye başladı ve tesisler kendi haline bırakıldı. Atıl durumda kalan milli servet çürümeye terkedildi.
ÜÇ YIL SONRA YENİCELİLERE OLİMPİK HAVUZ SÖZÜ
2009 yerel seçimlerinden tam üç yıl sonra 9 Mart 2012 tarihinde Belediye Başkanı bir açıklama yaptı ve "Yenice havuzuna kavuşuyor" diyerek, modern bir havuz yapılacağını vurguladı. Belediye Başkanı bu açıklamasında,Osman Kahveci, M.Ali Şahin, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Maliye Bakanlığı Tahsisler Daire Başkanlığı, Karabük Defterdarlığı , Yenice Mal Müdürlüğü AKP İlçe ve İl Başkanlığına teşekkür mesajı yayınladı. Açıklamada, havuz yeri ve üzerindeki binaların belediyeye tahsis edildiğine vurguda bulundu.
YÜZME HAVUZU OLİMPİK OLACAK
Belediye Başkanı Karabük'teki basın kuruluşlarına verdiği demeçte de şunları söyledi.
"1990’ lı yıllarda dönemin Belediye Başkanı Erol Yirmibeş’in hizmete sunduğu ve bir önceki dönemde tamamen atıl duruma gelen Atatürk Mahallesi’ndeki yüzme havuzunun da olimpik olarak hazırlanarak halkın hizmetine sunulacağını anlatan Belediye Başkanı Zeki Çaylı şunları söyledi;
“Belediyemiz, öncelikle havuzun tahsisini geçtiğimiz aylarda hazineden almıştı. Geçtiğimiz günlerde de havuzda yapılacak işlemlerin altyapısına başlanıldı ve çevre koruma duvarlar inşa edilmeye başlanıldı. Bu arada soyunma ve duş kabinlerinin çürüyün zeminlerinin kontrolü için çatı yapıldı. Havuzun zemininde dolgu ve kırma çalışmaları başlatıldı. Bu işlemlerin ardından havuz çevre duvarları ile kontrol altına alınacak, zemini düzeltilecek ve 2014-2019 döneminde hazırlanarak halkın hizmetine sunulacak. Olimpik olarak yapılacak havuz tamamlandığında hemen yanındaki halı saha ve ilçe şehir stadı ile bir bütünlük oluşturarak spor kompleksi haline getirilmesini amaçlıyoruz".
GENÇLİK SPOR MÜDÜRLÜĞÜ DEVREDE
2014-2019 arasında olimpik havuz yapılacak sözü kısa sürede unutuldu ve tam altı yıl sonra burası 7000 m2'lik arsası ve üzerindeki tesislerle birlikte Gençlik ve Spor Müdürlüğü'ne devredildi.
Belediye Başkanı halka ve gençlere müjde veren açıklamasında, " Şehir Stadı, Halı Saha ve havuz müthiş bir üçlü oluşturacak" noktasından Gençlik ve Spor Müdürlüğüne devir aşamasına nasıl geldi bilinmez. Ancak, göz önünde milli servetin 11 yıldan bu yana çürütülmesi gerçeği var. Bir de hayallerini memleketine hizmet etme amacıyla, yatırım yapan Tevfik Karakaş'ın birikimlerinin çöpe gitmesi, çocukların ve gençlerin yüzme hayallerinin suya düşmesi gerçeği apaçık ortada.
Yitirilen zaman geri getirilemez belki ama, bir yerlerden başlanarak milli servet çürümekten kurtarılabilir.
Milli servete değer verenlerle vermeyenleri toplumun sorgulaması da esastır.