Antitoros Hukuk Bürosu - Antitoros Law Office

Antitoros Hukuk Bürosu - Antitoros Law Office Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Antitoros Hukuk Bürosu - Antitoros Law Office, Lawyer & Law Firm, 1371 Sokak No:2, K:2, D:203, Kasman İşmerkezi, Çankaya, Izmir.

22/11/2021

Veri sorumlularının, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Veri Sorumluları Sicili Yönetmeliği (“Yönetmelik”) uyarınca Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi’ne (“VERBİS”) kaydolmaları gerekmektedir. Kayıt yükümlülüğüne ilişkin süreler, Kişisel Verileri Koruma Kurulu (“Kurul”) tarafından ilan edilmektedir. Kurul tarafından ilan edilen önceki süreler dolmuş olmasına rağmen Kurul’un 01.03.2021 tarihli ve 2021/238 sayılı kararı ile kayıt yükümlülüğü altındaki tüm veri sorumluları açısından yeni bir son tarih belirlenmiştir ve yeni son tarih hızla yaklaşmaktadır.

Kurul’un kararı ışığında, aşağıda belirtilen kriterleri sağlayan veri sorumluları 31.12.2021 tarihine kadar VERBİS’e tüm veri işleme süreçlerini kapsayacak şekilde kaydolmalıdır:

Çalışan sayıları ve bilanço toplamlarından bağımsız olarak, Türkiye’de mukim kişilere ilişkin herhangi bir kişisel veri işleyen ve yurtdışında yerleşik tüm gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları,
Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25.000.000 TL’den çok olan ve Türkiye’de yerleşik gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları,
Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilançosu 25.000.000 TL’ den az olup ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları ve
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları.
VERBİS kaydı için özetle ve öncelikle aşağıdakilerin yapılması gerekmektedir:

Veri işleme amacı, veri kategorisi, veri alıcıları, veri işlemek için gerekli olan maksimum süreyi, yurtdışına aktarılacak verileri ve veri koruması için alınacak güvenlik önlemlerini içerecek şekilde açık, güncel ve doğru bir veri envanteri hazırlanmalıdır.
Türkiye’de yerleşik olmayan veri sorumluları, Türkiye’de yerleşik bir veri sorumlu temsilcisi atamalıdır. Yurtdışında yerleşik müvekkillerimiz açısından veri sorumlusu temsilciliği hizmetlerimiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Türkiye’de yerleşik veri sorumluları ve veri sorumlusu temsilcileri, VERBİS kayıtlarını tamamlamak üzere gerçek kişi bir irtibat kişisi belirlemelidir. Bu kişi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve Türkiye’de mukim olmalıdır. Bir gerçek kişi, yurtiçinde yerleşik birden fazla veri sorumlusu bakımından irtibat kişisi olamamaktadır. Bu sınırlama yurtdışında yerleşik veri sorumluları bakımından uygulanmaz.
VERBİS kayıt yükümlülüğü altında olduğu halde bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen veri sorumluları hakkında, 39.334 ila 1.966.857 TL arasında bir idari para cezası uygulanabilir.

Yukarıdakilere ek olarak, mevcut durumda VERBİS kaydını bir önceki son tarih öncesinde tamamlamış bulunan veri sorumlularının da envanterlerini yeniden gözden geçirmelerini ve VERBİS kayıtlarında yer alan bilgilerin güncelliğini kontrol etmelerini öneriyoruz.

19/10/2017

Bugün günlerden Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nde Kadının Rolü!

Program için >> www.lmn.ist/program

29/07/2016

KARŞILIKSIZ ÇEK NEDENİ İLE HAPİS CEZASI GERİ GELİYOR

Ticari hayatta olmasa olmaz ödeme aracı çek hakkında yeniden bir düzenleme yapılması gündemde. 2012 yılında ticari ve sınai hayatta bazı haksızlıkların önlenebilmesi için çekin karşılıksız çıkması halinde verilen hapis cezasının kaldırılması, büyük bir rahatlama, ancak yoğun da bir suistimaller zincirini beraberinde getirmiştir.
Alacaklı elinde Türk Ticaret Kanununa göre, düzenlenmiş bir çek bulunmasına rağmen alacağını bir türlü tahsil edememekte, herhangi bir yaptırımı olmaması nedeni ile de netice dahi alınamayan icra takipleri ile boğuşmaktadır.
Kısaca hukuki anlamda bakıldığında Çek bir bankaya hitaben yazılmış ve TTK da belirtilen hükümlere göre düzenlenmiş, ödeme emri niteliğinde olan kıymetli bir evraktır.
Çek görüldüğünde ödenir. Buna aykırı herhangi bir kayıt (vade) yazılmamış hükmündedir, dolayısıyla geçersizdir. Keşide günü olarak gösterilen günden önce ödenmek için ibraz olunan bir çek ibraz günü ödenir. Karşılığı yok ise arkası yazılır. Ancak, ticari bazı zorluklar nedeni ile çek müessesesinin ruhuna aykırı olarak kanuni düzenleme ile çeke vade getirilmiştir.
Yılın ilk dört ayında 8.4 milyar TL’lik çekin karşılıksız çıkmasının ardından 2012 yılında kaldırılan ‘karşılıksız çeke hapis cezası’ düzenlemesi yeniden gündeme gelmiştir. Bu da çeke olan güveni gitgide azaltmıştır.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, ticari hayatı canlandırmak, bir ödeme aracı olarak piyasada çeke olan güvenin artırılması ve karşılıksız çek suiistimallerini önlemek amacıyla hazırladığı çek kanun taslağı ile önemli düzenlemeler ve yenilikler getiriyor. Adalet Bakanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) görüşleri de alınarak, 27 yıl yürürlükte kalmış olan ve 2012 yılında kaldırılan "karşılıksız çeke hapis cezası" düzenlemesi geri getiriliyor.
Ancak, geçmişteki mağduriyetlerin tekrar yaşanmaması için kanun taslağına başka denge mekanizmaları konuldu. Yasanın mantığı; cezalandırmadan çok piyasanın sağlıklı ve dengeli şekilde işlerliğini sağlamak, denetimi artırarak suiistimalleri önlemek olarak özetleniyor. Taslak, ticaret oda ve borsalarının, ilgili kurumların ve bankaların da görüşüne açılacak.
Bu konuda bazı istatistiksel verilere de göz atmak lazım; Karşılıksız çek tutarı, bu yılın dört aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre azaldıysa da son yıllarda yüksek oranda artış kaydetti. 2009 yılında 23 milyar lira dolayında olan karşılıksız çek tutarı 2010'da 13.3 milyara, 2011'de 11.5 milyar liraya kadar geriledi. Fakat, hapis cezasının kalktığı 2012'de 20.9 milyara tırmandı.
2013'te 18.1 milyar liraya gerileyen karşılıksız çek tutarı 2014'te 19.9 milyar, 2015 sonunda ise 27.3 milyar liraya fırladı. Taslak düzenleme aynen kabul edilirse karşılıksız çekte 2012'de kaldırılan hapis cezası geri getirilecek. Ceza miktarı istişareler sonucunda belirleneceği ve Bakanlar Kurulu'na sunulacağı bilgilerini aldık.
Yine basında da öğrendiğimiz kadarı ile Yeni Çek Kanunu'nda yer alan diğer düzenlemeler şöyle:
• Arkası yazılan çekler 3 gün içinde piyasadan çekilecek. Banka, çeki yazılan müşteriden çek koçanını geri isteyecek,müşteri-kredi itibarı sağlayacak.
• Çekin üzerindeki karekod okutulduğunda müşteri, kaç bankadan çek kullanmış; çek sahibi geçmişte ödemelerini düzgün yapmış mı; şirketin üzerinde iflas erteleme veya tedbir kararı var mı?" tüccar tarafından görülebilecek.
• Bir şirketin yönetiminde görev yapan, adına çek düzenlenen kişi, çekleri ödenmiyorsa başka şirketin yönetiminde görev alamayacak.
• Ciranta (ciro eden kişi) için de "Merkezi Sicil Sistemi veya TC kimlik numarası zorunlu olacak. Ciranta da ödeme konusundaki yükümlülükleri yerine getirecek. Bu bilgiler ticari sır kapsamından çıkarılacak.
• Karşılıksız çek veren kişi başka şirketin yönetim kurulunda olsa dahi 5 yıl çek yazamayacak. Bugüne kadar, birkaç şirket kurup her biri adına çek alınabiliyordu; bunun önüne geçilecek.
Bankalar Birliği bünyesindeki Risk Merkezi'ne Adalet Bakanlığı ve TOBB destek verecek. Bir kredi aracı olarak kullanılmaya başlanan çekler asli işlevine dönecek, ödeme aracı olarak kullanılacak. Şeklinde devam ediyor.
Temennimiz ne alacaklının ne de borçluların mağdur olmaması…
Bol kazançlı günler dileğiyle…

Antitoros Hukuk Bürosu Kadrosu
28/03/2016

Antitoros Hukuk Bürosu Kadrosu

04/03/2016

KONUT PROJELERİ VE TÜKETİCİ HAKLARI

Son on yıldır hızla büyüyen inşaat sektörü ile birlikte çeşitli tip ve fiyatta değişik konut arzı hepimizin dikkatini çekmiştir. Belki bizler de, farklı farklı konut veya rezidans seçeneklerinin sunulduğu bu piyasadan gerek kullanım için gerekse yatırım amaçlı gayrimenkul edinmişizdir ya da edinmeyi planlıyoruzdur.
Çok fazla seçenek içerisinde kendimize bütçemize uygun gayrimenkulleri belki de bütçemizi zorlayarak satın almaya çalışıyoruzdur. Ancak, çok seçkin ve sözünün eri inşaat firmaları yanında, dişinden tırnağından arttırdığı birikimleri ile bir ev sahibi olmaya çalışan kişileri de kandıran resim veya maket üzerinden satış yaparak paralarına göz diken firmaların da olduğunu söylemeden geçemeyiz. Kandırılan konutu teslim edilmeyen, edilse de kendisine gösterilen maket veya resimden çok farklı kalitesiz evler verilen kişiler artık Tüketici Kanunun kapsamına alınmış bulunuyor.
Özellikle bu başlıkta bir yazıyı kaleme almamın nedeni hem tüketici hem de firmaların aydınlatılması, Kanun tarafından yerine getirilmesi öngörülen zorunluluklar konusunda her iki tarafın da aydınlatılmasıdır.
6508 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, ön ödemeli konut ve yazlık satışlarını ve bundan doğan hak ve yükümlülükleri düzenlemiş, tüketiciyi daha önceden yaşanan büyük haksızlıklara karşı korumuştur. Müteahhit firmalara da yapılacak satışlar ve lansmanlarla ilgili bazı zorunluluk ve kısıtlamalar getirmiştir. Bilindiği üzere, gayrimenkul satışları başkaca bir kanunda özel hüküm bulunmaması halinde Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde yapılmaktadır. Ancak, tüketici vasfı ile bu tür projelerden konut alanları kanun koyucu özel bir şekilde korumak istemiş ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun şemsiyesi altına almıştır.
Bu kanunun 3. maddesinde mal tanımı içerisine öncelikle konut ve yazlık amaçlı taşınmazlar diyerek söz konusu gayrimenkulleri de kapsam içerisine almıştır. Kanunun devam eden maddelerinde yani 40. madde ve devamında ön ödemeli konut satışlarının nasıl yapılması gerektiği ile ilgili hükümlere yer verilmiştir. Buna göre;
Ön ödemeli konut satış sözleşmesi, tüketicinin konut amaçlı bir taşınmazın satış bedelini önceden peşin veya taksitle ödemeyi, satıcının da bedelin tamamen veya kısmen ödenmesinden sonra taşınmazı tüketiciye devir veya teslim etmeyi üstlendiği sözleşmedir.
Tüketicilere sözleşmenin kurulmasından en az bir gün önce, Bakanlıkça belirlenen hususları içeren ön bilgilendirme formu verilmek zorundadır.
Yapı ruhsatı alınmadan, tüketicilerle ön ödemeli konut satış sözleşmesi yapılamaz.
Ön ödemeli konut satışının tapu siciline tescil edilmesi, satış vaadi sözleşmesinin ise noterde düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Aksi halde satıcı, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez.
Satıcı, geçerli bir sözleşme yapılmış olmadıkça tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez. Bakanlıkça projedeki konut adedi ya da projenin toplam bedeli kriterine göre belirlenecek büyüklüğün üzerindeki projeler için satıcının ön ödemeli konut satışına başlamadan önce; kapsamı, koşulları ve uygulama esasları Hazine Müsteşarlığınca belirlenen bina tamamlama sigortası yaptırması veya Bakanlıkça belirlenen diğer teminat ve şartları sağlaması zorunludur.
Bina tamamlama sigortası kapsamında sağlanan tazminat, teminat ve benzeri güvenceler iflas veya tasfiye masasına dahil edilemez, hacz olunamaz, üzerlerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulamaz.
Bakanlıkça projedeki konut adedi ya da projenin toplam bedeli kriterine göre belirlenecek büyüklüğün üzerindeki projeler için satıcının ön ödemeli konut satışına başlamadan önce; kapsamı, koşulları ve uygulama esasları Hazine Müsteşarlığınca belirlenen bina tamamlama sigortası yaptırması veya Bakanlıkça belirlenen diğer teminat ve şartları sağlaması zorunludur.
(2) Bina tamamlama sigortası kapsamında sağlanan tazminat, teminat ve benzeri güvenceler iflas veya tasfiye masasına dahil edilemez, haczolunamaz, üzerlerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulamaz.
Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin ön ödemeli konut satış sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür.
Taşınmazın kısmen veya tamamen bağlı krediyle alınması durumunda bağlı kredi sözleşmesi, sözleşmenin kurulduğu tarihte hüküm doğurmak üzere bu maddede öngörülen cayma hakkı süresi sonunda yürürlüğe girer. Konut finansmanı kuruluşu cayma hakkı süresi içinde tüketiciden faiz, komisyon, yasal yükümlülük ve benzeri isimler altında hiçbir masraf talep edemez.
Satıcının aldığı bedeli ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belgeyi iade ettiği tarihten itibaren, tüketici on gün içinde edinimlerini iade eder.
Bu ve bunun gibi alt düzenlemelerle birden bir gündemimize gelen ve istismara açık olan bu konu düzenlenmiştir. Özellikle bu tür durumdaki mağduriyetler Tüketici Mahkemelerinde veya Tüketici Mahkemesi olmayan yerlerde bu sıfatla hareket eden Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava edilebilmektedir. Uygulamasının yeni olması nedeni ile henüz çok fazla yüksek yargı kararına rastlamıyoruz. Ancak, unutmayalım tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini bilmesi hukuki ilişkilerde son derece önemlidir.

04/03/2016

AYRILAN ORTAKLARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR
Ticaret hayatı güzel ve verimli birlikteleri beraberinde getirse de zaman zaman değişik neden ve koşulların varlığı ile şirket kurup ortak olan kişiler, ortaklıklarını sona erdirmek veya mevcut ortaklıktan ayrılmak sureti ile faaliyetlerini bitirmekte, yeni faaliyetlere geçmektedirler. Özellikle, Limited Şirket ortaklarının ayrılması, hisselerini devretmesi veya işyerlerini devretmeleri halinde birçok sorunla karşılaşılmaktadır.
Ortakların ayrılması veya hisselerin devretmesinde, aralarında alacak verecek konularını halletmeleri tamamen dosyanın kapandığı anlamına gelmiyor. Şirketten ayrılan eski ortağın ayrıldığı hisselerini devrettiği şirketle ilgili birçok sorumluluğu devam etmektedir.
1. İş Hukuku ve Sosyal Sigortalar Mevzuatı; Bu kapsamda 4857 sayılı İş Kanunun ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı açısından eski ortağın sorumluluğu minimum 2 yıldır. Kanunun 6. maddesi bu hususu düzenlemektedir. İşyerinin devri adı altında gerçekleştirilen işlemlerde devredenin kıdem tazminatı sorumluluğu devam etmektedir. SGK mevzuatında da ortağın ortak olarak bulunduğu dönemde doğmuş prim alacaklarından ayrılan ortağın müteselsil sorumluluğu devam etmektedir.
2. Vergi Mezuatı: hissesini devreden ortaklar hissesini devrettikleri kişilerin sorunlu olması halinde eskiye yönelik olarak yüklü miktarda borçla karşılaşabilmekteler. Malumlarını olduğu üzere, 6183 sayılı Kanunun 35’inci maddesi uyarınca; “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.”
Bu düzenlemeye göre, limited şirket ortakları şirketteki hisselerini devretmiş olsalar bile devir öncesine ait amme alacakların ödenmesinden hisseleri devralan yeni ortak/ortaklar ile birlikte müteselsilen sorumlu olurlar. Uygulamada sık karşılaşılan durumlardan biri, şirket hisseleri devredildikten sonra yeni şirket ortaklarının ya da müdürlerinin şirketi zarara uğratarak ulaşılamaz olması veya yeni ortakların sahte fatura düzenlemesi gibi nedenlerle kendilerine ulaşılamaması ya da ulaşılmış olsa bile önceki dönem için doğan borca dava açmamaları halidir.
3. Bankalardan Kaynaklanan Borçlar; Firmalar varlıklarını sürdürebilmek için çeşitli finansman kaynakları kullanmaktadırlar. En çok başvurulan yollardan bir tanesi de bankalardan kredi kullanmaktır. Şirketlerin çok da fazla incelemeden altına imza koyduğu kredi sözleşmelerinde zaman zaman ortakların şahsi kefaletlerinin de alındığı hatta müşterek borçlu olarak gösterildiği vakidir. Bu durumda bir Limited şirket ortağının şirket ortaklığından ayrılması halinde dahi bankalarla kredi ilişkisinin bittiğini söyleyemeyiz. Kredi kullanan şirketin ileri bir dönemde ortağın ayrılmasından sonra ödeme aczi içine düşmesi durumunda ayrılan ortağa da başvurmaları gündeme gelecektir. Bu durumda ayrılan ortak artık kendisi ile ilgisi kalmayan ve onun olmayan büyük borçları da ödemek durumunda kalacak belki de mal varlığı elinden gidecektir.
Yukarıda belirtilen hususların mutlaka bir ortaklığı bitirirken veya devrederken gö önünde bulundurulması gerekir. Şirket ortaklığından ayrılırken veya devrederken mutlaka önce mali müşavirinizle ve avukatınızla gerekli araştırmaları yapınız, önlemleri alınız. Aksi takdirde, kötü bir sürprizle karşılaşır, sizin olmayan bir borcu ödemek zorunda kalabilirsiniz.

13/09/2013

Avukat Bulundurma ve Bulundurmamanın Cezası Nedir?

Sermayeleri 250,000. TL ve üzeri Anonim Şirketler ile Üye sayısı 100 ve üzerinde bulunan Yapı Kooperatiflerinin Avukatlık yasasının 35. maddesi sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan on altı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idari para cezası verilir… Diyerek kesilecek cezanın ölçüsünü belirlemiştir. Bu belirlemeye göre bir hesaplama yapacak olursak:

2013 yılı için ilk 6 ay, 16 yaşından büyükler için asgari ücret 978,60 TL X 2= 1.957,2 TL ceza ödersiniz.

Şirketinizde sözleşmeli çalışacağınız avukat için ödeyeceğiniz ücret konusunda baroların ücret tarifesine bakmanız gerekiyor. Türkiye Barolar Birliğinin 2013 yılı Asgari Ücret Tarifesine göre Avukatlık Kanununun 35. Maddesi gereğince bulundurulması zorunlu sözleşmeli Avukatlara Aylık ödenecek ücret 1.100 TL dir. Ancak bu 1.100 TL en alt limittir. Daha aşağısı kararlaştırılamaz. Ama daha üstü olabilir. Baroların belirlediği ücretler tavsiye niteliğinde ücretlerdir.

Lawyer & Law Firm

06/11/2012

SON DERECE ÖNEMLİ BİR TANIM. bİLGİLERİNİZE SUNARIM.

KOBİ Tanımı Resmi Gazetede Yayınlandı

Ekli “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in yürürlüğe konulması; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 23/8/2012 tarihli ve 790 sayılı yazısı üzerine, 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesine göre, Bakanlar Kurulu'nca 10/9/2012 tarihinde kararlaştırılmıştır.

MADDE 5 – KOBİ’ler aşağıdaki şekilde sınıflandırılmıştır.

a) Mikro işletme: On kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri bir milyon Türk Lirasını aşmayan işletmeler.
b) Küçük işletme: Elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri sekiz milyon Türk Lirasını aşmayan işletmeler.
c) Orta büyüklükteki işletme: İkiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri kırk milyon Türk Lirasını aşmayan işletmeler.”

28/10/2012

Herkesin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.
Cumhuriyetimizi Atatürk ilkeleri çerçevesinde sonsuza kadar yaşatacağımız inancı ile daha nice 89 yıllara...

25/10/2012

Herkesin Kurban Bayramını kutlar, aileleri ve sevdikleri ile birlikte nice mutlu huzurlu bayramlar geçirmelerini dilerim.

22/10/2012

Address

1371 Sokak No:2, K:2, D:203, Kasman İşmerkezi, Çankaya
Izmir

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Antitoros Hukuk Bürosu - Antitoros Law Office posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share