Avukat Evren Kartal Hukuk Bürosu

Avukat Evren Kartal Hukuk Bürosu Avukat EVREN KARTAL HUKUK BÜROSU AVUKATLIK OFİSİ

29/10/2023
27/09/2023

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Esas : 2019/184 Karar : 2020/497 03.12.2020 Tarihli kararda; "Avukatın - Müdafiinin süresi içerisinde istinaf yahut temyiz kanun yoluna başvurmadığı, süreyi kaçırdığı sebebiyle görevi ihmal suçundan müvekkil her ne kadar şikâyetçi olmuş ise de; "Avukatın başvurması gereken temyiz veya istinaf merciine, normal şartlar altında başvuru yapılsa idi sonuç değişecek miydi?" sorusu sorulacak ve durum araştırılacaktır. Gelecek cevabi yazıda sonuç değişmeyeceği yani müvekkkilin/şikâyetçinin hukuki durumunda bir değişiklik olmayacağı, hâli ile zarar oluşmayacak ise Avukatın Beraatine karar verilmesi gerekmektedir." denilmiştir.

Kutlu Olsun..
30/08/2023

Kutlu Olsun..

21/07/2023

ADLİ TATİLE İLİŞKİN KISA BİR BİLGİLENDİRME

Bildiğiniz üzere 20 Temmuz - 31 Ağustos tarihleri arasında Adli Tatil uygulaması yapılmaktadır.

▶️DİKKAT: Anayasa Mahkemesinde adli tatil uygulaması olmadığı için bu tarihlerde başvuru süresi ve verilen diğer süreler işlemeye devam eder.

▶️Savcılık soruşturma işlemleri adli tatil kapsamında değildir. Her zaman görülmeye devam eder.

▶️ İlk Derece Ceza Mahkemelerinde tutuklu dosyaların davaları adli tatilde de görülmeye devam eder.

▶️İstinaf ve Yargıtay ceza dairelerinde yalnızca hükmen tutuklu dosyalar karara bağlanır.

▶️Adli tatilde süreler durur ve süre adli tatilin bittiği günden itibaren 3 gün uzatılmış sayılır.
ÇOK ÖNEMLİ: Uygulamada tutuklu dosyalar adli tatil kapsamında olmadığından temyiz sürelerinin işlemeye devam edeceğine yönelik yorumlar yapılıyor. Bu kesinlikle doğru DEĞİLDİR! (Bknz: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.06.2021 gün ve 2019/292 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararı)

👉Tutuklu dosyalar adli tatilde görülse bile temyiz süreleri adli tatilde durur ve süre tatil bitiminden itibaren 3 gün uzatılmış sayılır.

👉Sürenin uzaması kuralının uygulanabilmesi için, kararın tebliğinin tatilden önce gerçekleştirilmesi, işlemeye başlayan sürenin adli tatil içinde sona ermesi gerekmektedir.

👉14.02.1934 tarihli ve 47-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre de kararların, adli tatile rastlayan dönemde tebliği geçerli olmakla birlikte, tatilde süre işlemeyeceği için bu durumda temyiz süresi adli tatilin bitiminden itibaren başlayacaktır.

Bilgilerinize…(Sedat Ünal)

AVUKATIN TEMYİZ SÜRESİNİ KAÇIRMASI HAKKINDA GÜNCEL KARARBursa BAM 2. Ceza Dairesi
16/05/2023

AVUKATIN TEMYİZ SÜRESİNİ KAÇIRMASI HAKKINDA GÜNCEL KARAR
Bursa BAM 2. Ceza Dairesi

ADALET İÇİN AVUKAT EN TEMEL HAKTIR..⚖️
05/04/2023

ADALET İÇİN AVUKAT EN TEMEL HAKTIR..
⚖️

22/03/2023

İcra mahkemelerinde vekil olarak görev alan avukatlarımıza öneriler:

Hakim olarak görev yaptığım mahkemede yaşadığım deneyimi size paylaşmak istiyorum. Tabi bunu bir seferde değil ancak kısım kısım yapabileceğim. Bu paylaşımdan hakimlerin her şeyi doğru yaptığı gibi bir yanlış sanı oluşmasın. Öyle bir iddiam hiç olmadı. Yalnızca avukatlar yönünden bazı şeyleri daha hızlı ve doğru şekilde yapmak ve sonuçlandırmak mümkün. Bunları vurgulamak istedim.

1- Mahkemeye başvururken kanıtlar zaten takip dosyasında var diye düşünüp dilekçeni ize eklemeyi ihmal etmeyin. Usulsüz tebligatı şikayet ediyorsanız müvekkilinize gelen tebligat örneğini, müdürlük kararını şikayet ediyorsanız şikayete konu kararı, istihkak davası açıyorsanız ilgili haciz tutanağı örneğini, 97 veya 99 kararını vb dilekçenize mutlaka ekleyin. Özellikle büyük illerde taramanın eksik yapılması, takip dosyasının geç gelmesi, tebligat parçasının dönmemesi vb. nedenlerle tensibin düzenlenmesi, tedbir hakkında karar verilmesi gecikebilir. Siz işinizi şansa bırakmayın.

2- Kambiyo takiplerinde imzaya veya borca itiraz kabul edildiğinde kanun gereği “takibin durdurulmasına” karar verilir, takip iptal edilmez. Takip karar kesinleşince iptal olmuş olur. Karar kesinleşmeden tavzih ya da tamamlama dilekçesi sunup “biz iptal istemiştik, durdurma kararı verildi” demeyin. Çünkü bu yasal sonuç. Hacizler ancak karar kesinleşince kaldırabilir.

3- Kambiyo takiplerinde yetki itirazında bulunurken “hangi yer icra dairesinin yetkili olduğunu” mutlaka açıkça belirtin. Birden fazla yetkili yer varsa hangisini seçtiğinizi açıkça belirtin. Aksi durumda yetki itirazı geçersiz olur. Birçok dosyada yetkisizlik kararı çıkabilecekken avukatın “hem A hem B yetkili” şeklinde beyanda bulunması ya da yetkili yeri açıkça göstermemesi nedeniyle yetki itirazı reddedilmektedir.

4- Kambiyo takiplerinde imzaya itiraz ederken tedbiren takibin durdurulmasını istiyorsanız mutlaka borçlunun gerçek (mukayese) imzalarının nerede bulunduğunu bildirin, elinizde bulunan belge asıllarını mahkemeye sunun. Tedbirde mahkemenin bakacağı şey gerçek imzalarla senet üzerindeki imzanın örtüşüp örtüşmediğidir. Yoksa savcılık şikayeti, ödeme yasağı kararı gibi kanıtlar tedbir için tek başına yeterli görülmemektedir. Ödeme yasağı kararı hasımsız verildiği için bağlayıcı değil. Savcılık şikayeti de senedin tahsilini geciktirmek için araç olarak kullanılabilmektedir.

5- Kambiyo takiplerinde borca itiraz ederken iddianın İİK’nın 169/a maddesinde sayılan belgelerden biri ile ispatı gerekmektedir. Bu nitelikte bir belge sunmadan tedbir istemi kabul edilemez. Yargıtay uygulamasına göre dar yetkili icra mahkemesi genel mahkemelerdeki davaların sonucunu bekleyemez. Yasal belgelerden biri yoksa genel mahkemelerdeki derdest bir davanın sonucu beklenmez.

6- Takip dayanağı senedin ödeme emri ile tebliğ edilmediği iddiası sıklıkla gelmekte. Yargıtay tebliğ zarfında “… dayanak belge sureti ihtiva eder.” yazıyorsa bu iddianın dinlenmeyeceğini kabul ediyor. Elektronik tebliğ yapılmışsa bu iddianın ispatlanması kolay. Ancak normal tebligat yapılmışsa icra dairesinden gelen tebligatları ptt memuru önünde açtırıp tutanak tutturmak gerek. Tabi bunun yapılması da çok zor.

7- Dilekçe yazarken somutlaştırma yükümlülüğüne uymanız çok önemli. Dilekçeyi yasa maddelerine ve içtihada boğmak yerine hangi somut olgulara dayandığınızı ve iddianın dayanağı olan hukuksal nedenleri açıklamak önemlidir. İçtihatları dilekçe ekinde sunmak daha yararlıdır. Aynı durum kanıtlarınızı gösterirken de geçerli. Çoğu kez dilekçelerde “noter kayıtları”, “banka kayıtları” yazılıp bırakılıyor. Hangi noter, hangi tarih ve yevmiye numaralı senet; hangi banka şubesi ve hangi tarihli işlem ya da dekont olduğunu bildirmediğiniz takdirde aslında kanıt göstermemiş olursunuz.

8- Şikayet, borca ve imzaya itiraz gibi istemler hukuksal bakımdan bir dava niteliği taşımıyor. Bu tür istemlerde
- müdahale
- ıslah
- karşı dava
gibi kurumlar uygulanmaz. Bu konuda ısrarcı olmamak gerek.

9- Kambiyo takiplerinde imzaya itiraz başvurularında “imzanın borçlunun eli olduğunu” alacaklı ispat yükü altında. Bu yüzden bilirkişi giderini alacaklı yatırmak zorunda. Bu Yargıtay’ın yerleşik uygulaması. “Biz yatırmayacağız” derseniz halim sizi haksız bulur ve imzayı itirazı kabul eder.

10- Yargıtaya göre, şikayet ister süreli ister süresiz olsun, takip sona erinceye kadar mümkündür. Takip sona erdikten sonra şikayet yoluna başvurulamaz. Bu ilkeyle bir çok şikayet dosyasını bertaraf edebilirsiniz.

Şimdilik bu kadar. Vakit buldukça yine yazacağım.
Umarım yararı olur.

Hakim İsmail Ercan

24/02/2023

Islah süresini kaçıranlara 3 HD'nden ümitlendirici karar:

" Somut olayda; mahkemece 28.12.2015 tarihli celsede davacı vekiline ıslah dilekçesi sunması ve varsa harcını yatırması için bir haftalık kesin süre verilmesine dair ara karar kurulmuş, davacı vekili ıslah dilekçesini 22.01.2016 tarihinde sunmuş, mahkemece verilen süre içerisinde işlemin yapılmaması sebebiyle ıslah işlemi hiç yapılmamış gibi sayılarak bu talep değerlendirme dışı bırakılarak hüküm kurulmuştur. Ancak, mahkeme tarafından bir haftalık kesin süre içerisinde ıslah dilekçesi sunulmaması halinde ıslah talebinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamına göre karar verileceğinin ihtar edilmesi gerekir. Böyle bir durumda kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının yasaya ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa ihtar edilmesi gerekir. O halde; mahkemece kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa ihtarı yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.(3. Hukuk Dairesi 2016/5042 2017/15238 Karar Tarihi: 02.11.2017)

30/01/2023

..5 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeyeceği hallerde söz konusudur.
Yargıtay 21. H.D. konuya ilişkin olarak vermiş olduğu bir kararda; “… aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİ Yön. Madde 16), dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİ Yön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİ. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanun’un 79/10 (eski maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. ” yorumunu yapmıştır(2013/15831 E. , 2014/15151 K. s. ve 26.06.2014 tarihli kararı).
Yargıtay 21. H.D. vermiş olduğu bir kararında; “Ayrıca çalışma kesintisiz ise, bildirim yapılan tarihten önceki dönem yönünden de hak düşürücü süre oluşmayacaktır. ” şeklinde değerlendirme yapılmıştır(2014/3200 E. , 201574200 K. s. ve 05.03.2015 tarihli kararı).

13/01/2023

3. Hukuk Dairesi 2016/19304 E. , 2018/7436 K.

Davacı, ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/390 E. sayılı dosyasında sanık olarak yargılandığını, yargılama sürecinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek için davalı Maliye Hazinesi’ne 66.560,00 TL yatırdığını, adı geçen mahkemenin yargılaması neticesinde beraat ettiğini ve bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek,yatırılan paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine binaen tarafına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir

Mahkeme 66.560,00 TL ‘nin 19/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

66.560,00 TL’nin 28.10.2014 tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine’’ ifadelerinin yazılmasına,hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA

MENFİ TESPİT DAVALARINDA İLKE KARARLARI -TALİH UYAR● Yüksek mahkemenin (özellikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile Yargıt...
01/11/2022

MENFİ TESPİT DAVALARINDA İLKE KARARLARI -TALİH UYAR

● Yüksek mahkemenin (özellikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin) son kararlarında) iki konuda (Menfi tespit davaları ile tasarrufun iptali davalarında) “ilke kararı” oluşturduğunu görüyoruz:
a)Yüksek mahkemenin “ilke kararı” haline getirdiği birinci husus (konu); alacaklılar tarafından borçlulara yapıldığı bildirilen ‘elden ödeme’lerle ilgili:
Yargıtay’ın çeşitli daireleri, senet lehtarlarının “senet borçlusuna elden borç olarak verdikleri para karşılığında, bu senedin borçlular tarafından düzenlenip kendilerine teslim edildiği” ş e k l i n d e k i açıklamalarına değer vermemekte “günümüzde, bir kimsenin başka birisine elden para vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, her türlü ödemenin ticari teamüller uyarınca bankalar vasıtasıyla yapılması gerektiğini” ifade edip,
-“Elden ödeme karşılığında düzenlenip takibe konulan senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi istemiyle, borçlular tarafından açılan menfi tespit davalarının kabulüne” ve
-“Alacaklılar tarafından açılan tasarrufun iptali davalarında, davanın dayanağı olan alacağın borçluya banka vasıtasıyla gönderilmemiş olması nedeniyle, açılan davanın reddine”
karar vermektedirler. Gerçekten, yüksek mahkeme;
√ “…Kendisinden toplam 67.000,00 TL. bedel ile daire satın alan davacıya 900.000,00 TL. gibi, davacının mali durumu ile izah edilemeyecek yüksek meblağı, herhangi bir teminat olmaksızın elden verdiği iddiasının hayatın olağan akışına (genel hayat tecrübelerine) aykırı olduğu, hayatın olağan akışına dayanan kişinin, artık iddiasını ispatla yükümlü olmadığı, senedin tanzim edildiği 2009 tarihi itibariyle 900.000,00 TL. miktarında bir paranın genellikle banka aracılığıyla el değiştirdiği...Mahkemece, eldeki menfi tespit davasının kabulüne yönelik önceki kararda direnilmesi yerindedir.(HGK. 18.06.2019 T. E: 2017/19-827, K: 689 (www.e-uyar.com) (EK-3)

Eserde, 2003 yılından beri uygulanmakta olan ‘iflâsın ertelenmesi’ kurumunun kaldırılması ile ortaya çıkan boşluğun doldurulması amacıyla 7101 ve 7155 sayılı kanunlarla İİK’nda yapılan değişikliklerle yeniden düzenlenen konkordato kurumu ayrıntılı biçimde incelenmişti...

Address

Adres : Mansuroğlu Mah. Ankara Caddesi No:81 K:16 D:102 Bayraklı İzmir/“ Bayraklı Tower “
Izmir
35040

Opening Hours

Monday 09:00 - 20:00
Tuesday 09:00 - 20:00
Wednesday 09:00 - 20:00
Thursday 09:00 - 20:00
Friday 09:00 - 20:00
Saturday 09:00 - 20:00

Telephone

+905327085012

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Avukat Evren Kartal Hukuk Bürosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share