av.candemircan

av.candemircan Sigorta hukuku,
Aile hukuku,
Ceza hukuku,
Ticaret hukuku ,
İş Hukuku,

Türk Medeni Kanunu'nun 732. maddesi uyarınca yasal önalım hakkı, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda, paydaşlardan birin...
14/04/2026

Türk Medeni Kanunu'nun 732. maddesi uyarınca yasal önalım hakkı, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda, paydaşlardan birinin kendi payını üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer paydaşlara bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren yenilik doğurucu bir haktır.

Bu hakkın kullanımı kesin yasal sürelere tabidir. Önalım davası, yapılan satışın hak sahibine noter aracılığıyla bildirilmesinden itibaren 3 ay ve bildirim yapılmamış olsa dahi her koşulda satışın üzerinden 2 yıl geçmekle düşer.

Kanun ve yerleşik Yargıtay içtihatları bu hakka yönelik iki temel istisna öngörmüştür:

Paydaşlar Arası Satışlar: Önalım hakkı yalnızca üçüncü kişilere yapılan satışlarda doğar. Hissedarların kendi aralarında yaptıkları devirlerde şufa hakkı kullanılamaz.

Fiili Taksim: Taşınmazın paydaşlar arasında fiilen bölüşüldüğü ve herkesin kendi alanını müstakilen kullandığı durumlarda önalım hakkının ileri sürülmesi dürüstlük kuralına (TMK m. 2) aykırı kabul edilir.

Uzun yıllar süren kira ilişkilerinde, sözleşme kurulurken kiraya verene teslim edilen depozitonun (güvence bedeli) zaman...
13/04/2026

Uzun yıllar süren kira ilişkilerinde, sözleşme kurulurken kiraya verene teslim edilen depozitonun (güvence bedeli) zaman içinde enflasyon karşısında değer kaybetmesi sık karşılaşılan bir uyuşmazlıktır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, emsal nitelikteki kararında, yıllar önce ödenen depozitonun tahliye anında aynı rakam üzerinden iade edilmesini eksik inceleme ve hukuka aykırılık sebebi saymıştır.

Karara göre; sözleşmenin başlangıç tarihindeki depozito bedelinin, o tarihteki kira bedeline oranı tespit edilmeli ve bu oran, tahliye tarihindeki son kira bedeline uygulanarak depozitonun "güncel değeri" bulunmalıdır. Ayrıca kiracının erken tahliyesi halinde ödemekle yükümlü olduğu "makul süre kira bedeli" ve varsa taşınmazdaki hasar bedelleri bilirkişi marifetiyle hesaplanmalı, bu tutarlar depozitonun eski değerinden değil, hesaplanan "güncel değerinden" mahsup edilmelidir.

1512 sayılı Noterlik Kanunu'nda yapılan yasal bir değişiklikle; noterlerin düzenlediği taşınmaz satış sözleşmelerinden k...
07/04/2026

1512 sayılı Noterlik Kanunu'nda yapılan yasal bir değişiklikle; noterlerin düzenlediği taşınmaz satış sözleşmelerinden kaynaklanan zararlar için vatandaşların doğrudan noterlere dava açabilmesi ve bu zararın Devlet tarafından ödenmesi halinde Devletin doğrudan sözleşmeyi düzenleyen notere rücu etmesi kuralı getirilmişti.

Anayasa Mahkemesi, 1 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan emsal kararıyla bu düzenlemeyi iptal etmiştir. Yüksek Mahkeme, noterlik faaliyetinin bir kamu hizmeti ve noterlerin de bu hizmeti ifa eden kamu görevlileri olduğunu açıkça vurgulamıştır. Anayasa'nın 40. ve 129. maddeleri amir hükmü gereğince; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken verdikleri zararlar nedeniyle açılacak tazminat davalarının bizzat görevliye değil, ancak idare (Devlet) aleyhine açılabileceği belirtilmiştir.

Bu hukuki gelişme neticesinde; noterlerde gerçekleştirilen gayrimenkul satış işlemlerinde yaşanabilecek olası hak kayıpları ve zararlar için tazminat taleplerinin doğrudan noterlere yöneltilmesi imkanı ortadan kalkmış olup, sorumluluk idare hukuku prensipleri çerçevesinde Devlet tüzel kişiliğine aittir.

6292 sayılı Kanun, 2/B arazilerinde hak sahibi olan kişilerin bu yerleri doğrudan satın alabilmesi için, idare tarafında...
09/03/2026

6292 sayılı Kanun, 2/B arazilerinde hak sahibi olan kişilerin bu yerleri doğrudan satın alabilmesi için, idare tarafından belirlenen satış bedeline "itiraz etmemeyi ve dava açmamayı" şart koşmaktaydı. Yasal kural uyarınca, satış bedelinin belirlenmesi işlemine karşı yargı yoluna başvurulması durumunda satın alma hakkının elde edilmesi mümkün değildi.

Anayasa Mahkemesi, 9 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararında bu zorunluluğu Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Yüksek Mahkeme; idarenin hukuka aykırı işlemleri veya taşınmaz bedelinin yanlış hesaplandığı iddiaları için yargısal mercilere başvuru imkanının kapatılmasını, Anayasa'nın 35. maddesindeki "mülkiyet hakkı" ile 40. maddesindeki "etkili başvuru hakkına" aykırı bulmuştur.

Önalım (şufa) davalarında en sık karşılaşılan savunma "fiili taksim" (eylemli paylaşım) olgusudur. Paydaşların taşınmazı...
21/02/2026

Önalım (şufa) davalarında en sık karşılaşılan savunma "fiili taksim" (eylemli paylaşım) olgusudur.

Paydaşların taşınmazı kendi aralarında fiilen bölüşüp kullandığı durumlarda önalım hakkının kullanılması TMK m.2 (dürüstlük kuralı) gereği engellenmektedir.

Ancak Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin güncel kararında; sınır çizgilerinin bulunmadığı, ekili ürünün olmadığı ve tamamen boş durumdaki bir tarla için "fiili taksim vardır" denilerek davanın reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Mahkeme; fiili taksimden söz edilebilmesi için arazide gözle görülür, somut bir paylaşım iradesinin (çit, duvar, ekim alanı vb.) bulunması gerektiğini vurgulamıştır.

Yargıtay

Anne, baba, kardeş, eş ve çocuklar mahrum kaldıkları desteğe karşılık gelen miktarda, kazaya sebebiyet veren kişilerin k...
10/02/2025

Anne, baba, kardeş, eş ve çocuklar mahrum kaldıkları desteğe karşılık gelen miktarda, kazaya sebebiyet veren kişilerin kusuru oranında tazminat talep edebilir. Tazminatın miktarı bilirkişi marifeti ile hesaplanmaktadır.

Hukuk Bürosu / Avukat Web Paketi Law v3.0

11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle eklenen geçici 16. maddenin onuncu fıkrasının üçüncü cümlesinin...
03/12/2024

11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle eklenen geçici 16. maddenin onuncu fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTAL edilmiştir.

Geçici 16. Madde- Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. [Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.]

02/10/2024
BELEDİYELERİN KUSUR SORUMLULUĞUDava Açmadan Önce Neleri Bilmem Gerekir?  Son günlerde sık karşımıza çıkan belediye uygul...
02/07/2024

BELEDİYELERİN KUSUR SORUMLULUĞU
Dava Açmadan Önce Neleri Bilmem Gerekir?


Son günlerde sık karşımıza çıkan belediye uygulamalarından veya ihmallerinden kaynaklı kazalar vatandaşları tazmini zor zararlara uğratmaktadır. Geçtiğimiz gün İzmir Üçyol Metrosunda yürüyen merdivenin çökmesi sonucu meydana gelen kazada birçok vatandaşımız yaralanmıştır. Peki idare hukuku kapsamında değerlendirildiğinde, idare bu ve benzeri durumlarda ihmalden veya eyleminden sorumlu tutulabilir mi? Bu soru idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğunu gündeme getirir. Bu makalede, yürüyen merdiven kazası nedeniyle yaralanan yolcuların hukuki hakları ve başvurabilecekleri yollara ilişkin genel idare hukuku ilkeleri ve ilgili yargı kararları çerçevesinde bir değerlendirme yapılacaktır.

Hukuk Bürosu / Avukat Web Paketi Law v3.0

Destekten Yoksun Kalma TazminatıTrafik kazası nedeniyle ölüm meydana gelmesi durumunda, ölen şahsın mirasçılarının talep...
12/01/2024

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Trafik kazası nedeniyle ölüm meydana gelmesi durumunda, ölen şahsın mirasçılarının talep edebileceği bir tazminat türüdür. Burada önemli olan ölen kişiden destek alındığının kanıtlanabilmesidir. Anne, baba, kardeş, eş ve çocuklar mahrum kaldıkları desteğe karşılık gelen miktarda, kazaya sebebiyet veren kişilerin kusuru oranında tazminat talep edebilir. Tazminatın miktarı bilirkişi marifeti ile hesaplanmaktadır.

Address

Izmir

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:30
Tuesday 09:00 - 18:30
Wednesday 09:00 - 18:30
Thursday 09:00 - 18:30
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 01:30 - 17:00

Telephone

+905378352525

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when av.candemircan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to av.candemircan:

Share