Değişim Hukuk ve Danışmanlık Ofisi

Değişim Hukuk ve Danışmanlık Ofisi Avukatlık ve Danışmanlık

10/01/2022
04/01/2022

KARGO DOLANDIRICILIĞI

Ülkemizde en yenilikçi grupların başında dolandırıcılar gelmektedir. Bu kişiler vatandaşlarımızı dolandıracak bir yöntem bulurlar ve bu yöntem etkisiz hale gelene kadar bu yöntem ile dolandırıcılık yaparlar. Bu yöntem etkisiz hale geldiğinde ise etkili bir başka yöntem bulup bu şekilde dolandırıcılık yapmaya devam ederler. Son dönemde uygulanan ve hemen hemen vatandaşlarımızın neredeyse %10’una ulaşan dolandırıcılık metotlarından bir tanesi kargo dolandırıcılığıdır. İncelikle hazırlanan bu metot şu şekilde işlemektedir: Bu dolandırıcı grup bilinmeyen bir yerden yaklaşık 10 milyon vatandaşımızın telefon numaralarını, isim/soy isimlerini ve yaşadıkları şehir bilgilerini temin etmiştir. Bu dolandırıcılar size avukatmış gibi mesaj göndererek 2 yıl önce müvekkilinden sipariş etmiş olduğunuz ürünün kargosunu almadığınızı (Eski bir tarih belirtme sebepleri sizi “böyle bir sipariş vermiş miydim acaba 2 sene olmuş hatırlayamadım, herhalde vermişimdir yoksa adamlar nereden bilecek benim 2 yıl önce sipariş verdiğimi” diye düşündürtmektir), kargoyu almayarak zarara sebep olduğunuzu ve bu sebeple 250 TL’yi söyledikleri iban numarasına yatırmanız gerektiğini aksi halde icra takibi başlatılıp dava açılacağını ve 1.500 TL ödemek zorunda kalacağınızı söylemektedirler. Mesajdaki numarayı aradığınızda kendisini avukat olarak tanıtan bir kişi mesaj içeriğini size tekrar eder ve kendilerine inanmıyorsanız kargo takip numarasını verebileceğini ve MNG Kargo sitesinden sorgulatabileceğinizi söyler ve size sizin ilinize gönderilmiş (Yaşadığınız şehir bilgilerinin ellerinde olması sayesinde bulunduğunuz ile uygun bir kargo takip numarası gönderebilmektedirler) ve iade edilmiş başka bir kişiye ait bir kargonun takip numarasını gönderir. Siz MNG kargo sitesine girip kargo takip numarası ile sorgulama yaptığınızda kargonun teslim noktasının yaşadığınız şehir olduğunu ve kargonun teslim alınmayarak iade edildiğini görür ve “Bu kadar tesadüf olmaz, bunlar dolandırıcı olsa yaşadığım yeri nereden bilecek? Ayrıca MNG Kargo da mı yalan söyleyecek? Demek ki ben gerçekten sipariş verip kargoyu almamışım, o zaman şu 250 TL’yi avukata ödeyeyim de kurtulayım 1.500 TL ödemek zorunda kalmayayım” diyerek ödemeyi yaparsınız. Ne sizi arayan kişilerin ismini kullandığı avukatın ne de unvanı kullanılan MNG Kargo’nun bu durumdan haberi vardır. Zaten sizi arayan kişiler avukat değil dolandırıcıdır ve bu dolandırıcılar uyguladıkları bu metodu inandırıcı kılabilmek adına avukatın ve MNG Kargo’nun ismini kullanmaktadır. Bu yöntemle tahmini olarak günde 2.000 kişi dolandırılmaktadır ve toplam tutar günlük 500.000 (Beş Yüz Bin) TL civarındadır. Benzer bir durum başınıza gelirse size mesaj gönderen/sizi arayan numarayı engelleyerek bu kişilerle muhatap olmamanızı tavsiye ediyoruz.

Av. Mehmet Onur BAYRAM & Av. Murat Can AYDIN

23/12/2021

ÖNEMLİ BİLGİLENDİRMEDİR

Hem devremülk mağdurlarının hem de genel olarak bütün vatandaşlarımızın çok fazla önemsemediği ancak hukuki olarak çok ağır neticelere sebep olabilen bir konu var: resmi adres kaydı. Vatandaşların kanunen devlete ikamet ettikleri adresleri bildirme zorunluluğu mevcut. Hakkınızda başlatılan icra takibi, dava vb. süreçlere ilişkin tüm tebligatlar resmi adresinize yapılmaktadır. Posta memuru resmi adresinize gelir, kapıyı çalar. Kapıyı açan olmazsa komşu daireye sorar, kapıyı açan olursa o daireye sorar, kapıyı açan kişi veya komşu dairedeki kişi sizin orada oturmadığınızı beyan ederse posta memuru tebligatı o adresin bağlı bulunduğu muhtarlığa bırakır. Muhtar’ın bu tebligatla ilgili size haber verme zorunluluğu da yoktur. Tebligatın muhtara bırakıldığı tarihte size tebligat yapılmış gibi itiraz/cevap dilekçesi/karşı dava açma vb. süreler işlemeye başlar. Siz tebligatı almasanız dahi almışsınız kabul edilip süreler işlemeye başlayacağından hiçbir şeyden haberiniz yokken icra takibinin kesinleşmesi, haciz, banka hesap blokesi, davaya cevap süresinin dolması, karşı dava açma süresinin dolması gibi bir çok problem yaşayabilirsiniz. Bu konuda çok fazla mağduriyet yaşayan kişi tarafımıza başvurmaktadır ve maalesef süreler kaçırıldığı için bir çok dosyaya müdahale edememekteyiz. Bu sebeple ikamet ettiğiniz güncel adresi muhakkak devlete bildirin, adresten taşınırsanız da yapacağınız ilk iş yeni adresinizi bildirmek olsun.

13/12/2021

TERMA CİTY/TERMA GARDEN/YALOVA THERMAL PALACE TAPU ALINMAMIŞ DAVALARA İLİŞKİN BİLGİLENDİRME VE SIKÇA SORULAN SORULARA CEVAPLAR

Hukuk büromuz tarafından söz konusu tesise ilişkin olarak son 5 yılda 1000’in üzerinde dava açılmıştır. 500 civarında davamız sonuçlanmış, 500 civarında davamız ise devam etmektedir. Bu süreçte mağdurlar tarafından tarafımıza en çok yöneltilen sorulara genel bir cevap olması, davalardaki son durumun değerlendirilmesi ve mağdurların bilgilendirilmesi amacıyla işbu yazı hukuk büromuzca hazırlanmış olup her mağdurun hukuki süreci farklı olabileceğinden ve mahkeme kararlarında meydana gelebilecek olası değişiklikler sebebiyle sürecin sizin dosyanız özelinde de farklılık gösterebileceğini bildirmek isteriz.

DAVAYI KAZANABİLİR MİYİZ?

Tapu devri yapılmamış devremülk sözleşmelerinin iptaline yönelik olarak Yargıtay’ın kökleşmiş binlerce emsal kararı bulunmaktadır. Tapu devri yapılmamış sözleşmelerin iptaline yönelik olarak sadece bizim açmış olduğumuz ve kesinleşmiş 300’den fazla dava bulunmakta olup şu ana kadar bu tür davalarda aleyhe bir karar verilmemiştir. Bu sebeple tapu devri yapılmamış mağdurların davayı kazanma ihtimalleri çok yüksek olup neredeyse kesindir.

TESİSİ KULLANMIŞ OLMAM DAVADA OLUMSUZ BİR ETKİ YARATIR MI?

Tesisin kullanılmış olması tapu devri yapılmamış mağdurlar açısından bir olumsuzluk oluşturmamaktadır. Tesisi kullanmış olan ancak tapu almamış olan yaklaşık 50 mağdurun davası da tıpkı tesisi kullanmamış kişiler gibi olumlu olarak sonuçlanmıştır.

DAVALAR KAZANILIYOR AMA TAHSİLAT YAPILABİLİYOR MU?

Söz konusu tesise ilişkin devremülk sözleşmesi imzalayıp dava açarak davalarını kazanan on binlerce mağdur bulunmaktadır. Söz konusu mağdurların neredeyse tamamı kazandıkları davanın tahsilatlarını yapamadıklarından yakınmaktadır. Net oranı bilmek çok imkan dahilinde olmamakla birlikte gördüğümüz kadarıyla kazanılan davaların %90 civarındaki bir kısmında tahsilat yapılamamaktadır. Tahsilat yapılamadığı inancı sebebiyle birçok mağdur da dava açmaktan vazgeçmektedir. Şirketler dava kaybettiklerinde mağdurlara ödeme yapmamakta, tahsilatlar ancak icra kanalıyla, bazı teknik işlemler yapılarak yapılabilmektedir. Şirketlerin malvarlığı bulunmadığından birçok mağdur tahsilatını yapamamaktadır ancak tarafımızca şu ana kadar tapulu ve tapusuz toplamda 500’den fazla mağdurun tahsilatı yapılmıştır. Bu sebeple biz tahsilat konusunda şu anda bir sorun yaşamamaktayız ancak ileriki tarihler için “kesinlikle tahsilat yapılır” demek de doğru değildir zira ülkemizdeki mevcut ekonomik problemler nedeniyle şirketlerin iflası da söz konusu olabilecektir. Bu ihtimal sadece bu davalar için değil, her dava için geçerlidir. Sadece bu dava için değil, hangi dava olursa olsun “kesin tahsilat yaparız” diyen herkesin size yalan söylemiş olacağını unutmayın.

DAVAYI KAZANINCA HEMEN TAHSİLATA BAŞLANABİLİYOR MU?

Bazı özel durumlar dışında, tapu devri yapılmamış olan sözleşmelere bağlı davalarda tüketici mahkemesi kararı ile birlikte icra takibi başlatılabilmekte, üst mahkemenin kararını beklemeye gerek bulunmamaktadır.

DAVA AÇARSAM KAÇ PARA İADE ALABİLİYORUM, FAİZ OLUYOR MU?

Mahkemece iadesine karar verilecek ana para tutarı ödediğinizi ispatlayabildiğiniz, belgeli tutardır. Bu davalarda dava tarihinden tahsilat tarihine kadar faize hükmedilmektedir. Örnek vermek gerekirse, sözleşmelere bağlı olarak 2019 yılında 50.000 TL ödediniz ancak 45.000 TL’lik ödeme belgeniz mevcut. Davanız 2021 yılında açıldı ve 2022 yılında tahsilat yapıldı. Bu durumda alabileceğiniz tutar 45.000 TL ve bu tutara dava açılış tarihi olan 2021 yılından tahsilat tarihi olan 2022 yılına kadar işleyecek faizdir. İşletilecek faiz avans faizi olup güncel yıllık faiz oranı %16.75’tir.

ŞİRKETLERE ÖDEMELERİM DEVAM EDİYOR, DAVANIN AÇILMASINDAN SONRA ŞİRKETLERE TAKSİT ÖDEMEYE DEVAM ETMEK ZORUNDA MIYIM?

Açılan davalarda, şirketlere taksit ödemeleri devam eden mağdurlar için mahkemelerden tedbir kararı talep edilmekte olup çok istisnai durumlar dışında mahkemelerce tedbir talepleri kabul edilmektedir. Bu sebeple, davanın açılmasının ardından çok büyük bir ihtimalle taksit ödemelerinize devam etmek zorunda kalmayacaksınız.

ÖDEMEDİĞİM SENETLERDEN DOLAYI ALEYHİME İCRA TAKİBİ BAŞLATILDI, BU DURUM DAVALARIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRİR Mİ?

Aleyhinize icra takibi başlatılmasının davalara olumlu/olumsuz herhangi bir etkisi bulunmamakta olup dava sonucunda icra takibinin de iptaline karar verilmektedir ancak dava açmadan önce başlatılmış olan icra takiplerine ilişkin mahkemelerce tedbir kararı verilmeyebildiğinden veya tedbir kararının ancak belirli bir miktarda teminat karşılığında verildiğinden icra takibi başlamadan dava açılmasında fayda bulunmaktadır. Hakkınızda başlatılmış bir icra takibi bulunması halinde bunu muhakkak bize bildiriniz.

SÜREKLİ ARAYIP AİDAT İSTİYORLAR, NE YAPMALIYIM?

Gerek imzalanan sözleşmelere gerekse de Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre tesise ilişkin aidat ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Dava sonucunda geçmişe etkili olarak sözleşmeler iptal olacağından geçmiş döneme ilişkin de aidat ödeme yükümlülüğü kalmamaktadır. Bu sebeple dava açan veya açacak olan mağdurların aidat ödemesine gerek bulunmamaktadır. Dava açmayacak mağdurların ise aidat ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.

SÖZLEŞMELERİMİ KAYBETTİM DAVA AÇABİLİR MİYİM?

Açılan davaların konusu sözleşmelerin iptali olduğundan bu sözleşmelerin dava dosyasına sunulması zorunludur. Burada tek istisna sözleşmeleri kayıp olsa dahi sözleşmelerin varlığını ispatlayan başkaca belgeler mevcut ise mahkeme aracılığıyla davalılardan bu sözleşmeler istenebilmektedir ancak bu husus mahkemenin takdirine bağlı olduğundan risk oluşturmaktadır. Bu durumda olanların dava açarken bu riski göze almaları gerekmektedir. Hem sözleşmeleri kayıp olan hem de sözleşmelerin varlığını ispatlayan başkaca belgesi de bulunmayan mağdurların davaları çok büyük bir ihtimalle reddedileceğinden dava açmalarını tavsiye etmiyoruz.

DAVALAR NE KADAR SÜRÜYOR?

Tapu devri yapılmamış sözleşmelere ilişkin açılacak olan davalarda dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk uygulaması bulunmaktadır. Bu süreç ortalama olarak 1 ay sürmektedir. Şirketler aldıkları karar gereğince uzlaşmama tavrındadırlar. Bu sebeple arabuluculuk görüşmesi anlaşamama şeklinde kapanmakta ve sonrasında dava açılmaktadır. Bu davalarda yerel mahkemece karar verilmesi ortalama 4-12 ay sürmektedir ancak bu süreler mahkemeden mahkemeye, dosya durumunuza göre ve biraz da şans faktörüne göre değişebilmektedir. Örneğin 3 ayda sonuçlanan tapusuz dava mevcut iken hakimin izinli olması, pandemi nedeniyle adliyelerin kapalı olduğu döneme denk gelmesi, ödeme belgelerinin çok olması sebebiyle mahkemenin dosyayı bilirkişiye göndermesi, ödeme belgelerinin eksik olması sebebiyle bankadan mahkeme aracılığıyla temini, sözleşmenin eksik olması sebebiyle davalı şirketlerden temini vb. dava sürecini uzatan sebeplerle 18 ay süren tapusuz davamız da olmuştur. Bu süreler olağan döneme ilişkin süreler olup darbe, salgın vb. her türlü mahkemelerin yavaşlamasına/durmasına sebep olan sebeplerle uzayabilmektedir. Yerel mahkemece karar verilmesinin ardından tahsilat için icra takibi süreci başlamaktadır.

DAVA AÇMA MASRAFI NE KADAR TUTUYOR?

Somut durumunuza göre dava açacak taraf ve dava açılacak şirket sayısı belirlendiğinden her mağdurun dava açılış masrafı değişiklik göstermektedir. En düşük dava açılış masrafı 300 TL civarında olup, davadaki taraf sayısına göre 1.000 TL’ye kadar çıkabilmektedir.

DAVA AÇILDIKTAN SONRA BAŞKA BİR MASRAF ÇIKAR MI?

Ödeme belgeleri sayıca çok olan mağdurların davalarında mahkemeler yapılan ödemelerin hesaplanması amacıyla dosyayı hesap bilirkişilerine gönderebilmektedir. Bilirkişiler için ortalama 500 TL ücret tayin edilmekte olup bu tutar mağdurlar tarafından yatırılmaktadır.

DAVA DOSYASINA YAPTIĞIM MASRAFLARI GERİ ALABİLİYOR MUYUM?

Davanın kabulü halinde, gerek dava açılışı sırasında, gerekse de sonraki aşamalarda yapmış olduğunuz masrafların davalılar tarafından size ödenmesine karar verilmektedir. Buradaki tek istisna tarafımıza ödenen vekalet ücretleri olup bu ücretler iade edilmemektedir.

DAVAYI KENDİM AÇABİLİR MİYİM?

Kural olarak hukuk sistemimizde avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır, mağdurlar kendileri de dava açabilmektedir ancak teknik bir konu ve katı usul kuralları olduğundan kendisi dava açıp hak kaybına uğrayan birçok mağdur ile karşılaşmaktayız. Örnek vermek gerekirse yanlış şirkete/şirketlere dava açılması, yetkisiz, görevsiz mahkemede dava açılması, eksik taleple dava açılması vb. durumlar sayılabilir. Dava açıldıktan sonra bu hataların düzeltilmesi bazı durumlarda imkansız/bazı durumlarda da katı kurallara tabi olduğundan hatalı açılan bir davanın sonradan avukatla düzeltilebilmesi de çok mümkün değildir. Hatalı açılan davada, mahkeme karşı taraflara ödeme yapmanıza karar verecektir. Buna ek olarak, davayı kazansanız dahi mevcut durumda avukatsız olarak bu şirketlerden tahsilat yapabilmeniz çok düşük bir ihtimaldir. Bu sebeple davanın bu konularda yetkin bir avukatla takibinde fayda bulunmaktadır.

DAVAMI SİZ TAKİP EDİYORSUNUZ, BENİM DURUŞMALARA GELMEM VEYA BAŞKA BİR ŞEY YAPMAM GEREKİR Mİ? TÜM SÜRECİ SİZ Mİ TAKİP EDİYORSUNUZ?

Davasını takip ettiğimiz mağdurların duruşmalara katılması zorunlu olmayıp katılmalarına engel bir durum da bulunmamaktadır. Duruşmaya katılmanızın veya katılmamanızın olumlu veya olumsuz anlamda davaya bir etkisi bulunmamaktadır. Arabuluculuk süreci, dava süreci, icra süreci vb. tüm süreçler tarafımızca takip edilmekte ve önemli her türlü gelişme tarafınıza bildirilmektedir.

DAVAMI SİZ TAKİP EDİYORSUNUZ, SİZDEN NASIL BİLGİ ALABİLİRİM?

Davalarını bizim aracılığımızla takip eden mağdurlara dosyadaki her türlü önemli gelişme ile ilgili bilgi verilmekte olup bu bilgilendirmeler dışında dosya durumunuzla ilgili bilgi almak isterseniz, hafta içi mesai saatleri içerisinde 0535 739 55 10 numaralı telefondan Av. Banu Hanım ile veya 0216 316 38 80 numaralı telefondan doğrudan büromuz ile iletişime geçerek bilgi alabilirsiniz.

NOT: Son dönemde, devremülk mağduru kişileri hukuk bürosu adı altında arayarak “X Hukuk Bürosundan arıyorum, paranızı 3 ay içinde kesin alırız”, “30.000 TL ödemişseniz 100.000 TL geri alırız” “Bize şimdi para ödemeyeceksiniz, biz paranızı alınca paramızı alacağız ancak dava açılışı için 15.000 TL masraf var” vb. yalan vaatlerde, beyanlarda bulunan dolandırıcılar ortaya çıkmıştır. Buna ek olarak mağdurları arayıp “Yerinizi 250.000 TL’ye satarız ancak önce bizden 30.000 TL’ye yeni bir yer almanız lazım” şeklinde size yeni devremülkler satma ve sizleri bir kez daha mağdur etme peşinde olan şirketler de mevcuttur. Gerek hukuk bürosu adı altında gerekse de size yeni yer satarak size afaki bedeller teklif eden ve sizleri bir kez daha mağdur etmek amacında olan bu kişilere/şirketlere itibar etmemenizi tavsiye ederiz.
Av. MEHMET ONUR BAYRAM & Av. MURAT CAN AYDIN

13/12/2021

TERMA CİTY/TERMA GARDEN/YALOVA THERMAL PALACE TAPU ALINMIŞ DAVALARA İLİŞKİN BİLGİLENDİRME VE SIKÇA SORULAN SORULARA CEVAPLAR

Hukuk büromuz tarafından söz konusu tesise ilişkin olarak son 5 yılda 1000’in üzerinde dava açılmıştır. 500 civarında davamız sonuçlanmış, 500 civarında davamız ise devam etmektedir. Bu süreçte mağdurlar tarafından tarafımıza en çok yöneltilen sorulara genel bir cevap olması, davalardaki son durumun değerlendirilmesi ve mağdurların bilgilendirilmesi amacıyla işbu yazı hukuk büromuzca hazırlanmış olup her mağdurun hukuki süreci farklı olabileceğinden ve mahkeme kararlarında meydana gelebilecek olası değişiklikler sebebiyle sürecin sizin dosyanız özelinde de farklılık gösterebileceğini bildirmek isteriz.

DAVAYI KAZANABİLİR MİYİZ? TESİSİ KULLANMIŞ OLMAM DAVADA OLUMSUZ BİR ETKİ YARATIR MI?

Tapu devri yapılmış olan sözleşmelere ilişkin olan davalarda 2019 yılına kadar Yargıtay tarafından tapu devri yapılmış olduğu için sözleşmelerin geçerlilik kazandığından bahisle mağdurların açmış oldukları davalar reddedilmekteydi. Reddedilen davaların gerekçeleri tarafımızca detaylıca incelenmiş olup sözleşmelerde red gerekçelerinden farklı hukuki eksiklikler olduğu tespit edilmiştir. Bu eksikliklerin tespitinin ardından, reddedilen davalardan farklı hukuki gerekçelerle, davanın reddedilme riskini göze alan tapu devri yapılmış mağdurların bir kısmı adına sözleşmelerin iptali için davalar açılmıştır. Açmış olduğumuz davalarda davaya konu tesiste veya Emet, Kuşadası Bodrum gibi şirketlere ait diğer tesislerde 3 gece ve üzeri konaklama yapmamış olan mağdurların davaları kabul edilmiş ve bu kararlar üst mahkeme olan istinaf mahkemelerince de onanmıştır. Özetlemek gerekirse, 3 gece ve üzeri tesis kullanımı olmayan tapu devri yapılmış mağdurların davaları da artık kazanılmaktadır. 3 gece ve üzeri kullanımı olan mağdurların davaları ise çoğunlukla reddedilmiş ve bu red kararları üzerine tarafımızca üst mahkeme olan istinaf mahkemesine itirazlar yapılmıştır. İtirazlarımız sonucunda şu ana kadar olumlu veya olumsuz bir karar gelmemiştir. Bu sebeple 3 gece ve üzeri kullanımı olan mağdurların davalarının reddedilme riski bulunmaktadır. Hiç kullanım yapmayan veya 1-2 gece kullanım yapan mağdurların ise davaları kabul edildiğinden bu mağdurlar yönünden artık çok fazla bir davanın reddi riski kalmamıştır.

DAVALAR KAZANILIYOR AMA TAHSİLAT YAPILABİLİYOR MU?

Söz konusu tesise ilişkin devremülk sözleşmesi imzalayıp dava açarak davalarını kazanan on binlerce mağdur bulunmaktadır. Söz konusu mağdurların neredeyse tamamı kazandıkları davanın tahsilatlarını yapamadıklarından yakınmaktadır. Net oranı bilmek çok imkan dahilinde olmamakla birlikte gördüğümüz kadarıyla kazanılan davaların %90 civarındaki bir kısmında tahsilat yapılamamaktadır. Tahsilat yapılamadığı inancı sebebiyle birçok mağdur da dava açmaktan vazgeçmektedir. Şirketler dava kaybettiklerinde mağdurlara ödeme yapmamakta, tahsilatlar ancak icra kanalıyla, bazı teknik işlemler yapılarak yapılabilmektedir. Şirketlerin malvarlığı bulunmadığından birçok mağdur tahsilatını yapamamaktadır ancak tarafımızca şu ana kadar tapulu ve tapusuz toplamda 500’den fazla mağdurun tahsilatı yapılmıştır. Bu sebeple biz tahsilat konusunda şu anda bir sorun yaşamamaktayız ancak ileriki tarihler için “kesinlikle tahsilat yapılır” demek de doğru değildir zira ülkemizdeki mevcut ekonomik problemler nedeniyle şirketlerin iflası da söz konusu olabilecektir. Bu ihtimal sadece bu davalar için değil, her dava için geçerlidir. Sadece bu dava için değil, hangi dava olursa olsun “kesin tahsilat yaparız” diyen herkesin size yalan söylemiş olacağını unutmayın.

DAVAYI KAZANINCA HEMEN TAHSİLATA BAŞLANABİLİYOR MU?

Açılan davalar aynı zamanda tapu iptali talebi de içerdiğinden ve bu tür davalarda icra takibi için kesinleşme şartı bulunduğundan bu durumda olan mağdurların tahsilat işlemleri ancak istinaf ve duruma göre Yargıtay kararı verilip karar kesinleştikten sonra yapılabilmektedir.

DAVA AÇARSAM KAÇ PARA İADE ALABİLİYORUM, FAİZ OLUYOR MU?

Mahkemece iadesine karar verilecek ana para tutarı ödediğinizi ispatlayabildiğiniz, belgeli tutardır. Bu davalarda dava tarihinden tahsilat tarihine kadar faize hükmedilmektedir. Örnek vermek gerekirse, sözleşmelere bağlı olarak 2019 yılında 50.000 TL ödediniz ancak 45.000 TL’lik ödeme belgeniz mevcut. Davanız 2021 yılında açıldı ve 2022 yılında tahsilat yapıldı. Bu durumda alabileceğiniz tutar 45.000 TL ve bu tutara dava açılış tarihi olan 2021 yılından tahsilat tarihi olan 2022 yılına kadar işleyecek faizdir. İşletilecek faiz avans faizi olup güncel yıllık faiz oranı %16.75’tir.

ŞİRKETLERE ÖDEMELERİM DEVAM EDİYOR, DAVANIN AÇILMASINDAN SONRA ŞİRKETLERE TAKSİT ÖDEMEYE DEVAM ETMEK ZORUNDA MIYIM?

Açılan davalarda, şirketlere taksit ödemeleri devam eden mağdurlar için mahkemelerden tedbir kararı talep edilmekte olup çok istisnai durumlar dışında mahkemelerce tedbir talepleri kabul edilmektedir. Bu sebeple, davanın açılmasının ardından çok büyük bir ihtimalle taksit ödemelerinize devam etmek zorunda kalmayacaksınız.

ÖDEMEDİĞİM SENETLERDEN DOLAYI ALEYHİME İCRA TAKİBİ BAŞLATILDI, BU DURUM DAVALARIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRİR Mİ?

Aleyhinize icra takibi başlatılmasının davalara olumlu/olumsuz herhangi bir etkisi bulunmamakta olup dava sonucunda icra takibinin de iptaline karar verilmektedir ancak dava açmadan önce başlatılmış olan icra takiplerine ilişkin mahkemelerce tedbir kararı verilmeyebildiğinden veya tedbir kararının ancak belirli bir miktarda teminat karşılığında verildiğinden icra takibi başlamadan dava açılmasında fayda bulunmaktadır. Hakkınızda başlatılmış bir icra takibi bulunması halinde bunu muhakkak bize bildiriniz.

SÜREKLİ ARAYIP AİDAT İSTİYORLAR, NE YAPMALIYIM?

Gerek imzalanan sözleşmelere gerekse de Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre tesise ilişkin aidat ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Davanın kazanılması halinde geçmişe etkili olarak sözleşmeler iptal olacağından geçmiş döneme ilişkin de aidat ödeme yükümlülüğü kalmamaktadır. Bu sebeple dava açan veya açacak olan mağdurların aidat ödemesine gerek bulunmamaktadır. Dava açmayacak olan veya davasını kaybetmiş mağdurların ise aidat ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.

SÖZLEŞMELERİMİ KAYBETTİM DAVA AÇABİLİR MİYİM?

Açılan davaların konusu sözleşmelerin iptali olduğundan bu sözleşmelerin dava dosyasına sunulması zorunludur. Burada tek istisna sözleşmeleri kayıp olsa dahi sözleşmelerin varlığını ispatlayan başkaca belgeler mevcut ise mahkeme aracılığıyla davalılardan bu sözleşmeler istenebilmektedir ancak bu husus mahkemenin takdirine bağlı olduğundan risk oluşturmaktadır. Bu durumda olanların dava açarken bu riski göze almaları gerekmektedir. Hem sözleşmeleri kayıp olan hem de sözleşmelerin varlığını ispatlayan başkaca belgesi de bulunmayan mağdurların davaları çok büyük bir ihtimalle reddedileceğinden dava açmalarını tavsiye etmiyoruz.

DAVALAR NE KADAR SÜRÜYOR?

Tapu devri yapılmış olan sözleşmelere ilişkin açılan davalarda tüketici mahkemelerinin karar süresi ortalama 4-12 aydır. Tüketici mahkemesince verilen karar sonrasında dosya üst mahkeme olan istinaf mahkemesine gitmektedir ve istinaf mahkemesinden karar gelme süresi ortalama 8 aydır. Kabaca toplam sürenin 12-20 ay olduğunu ifade edebiliriz. Bu süreler mahkemeden mahkemeye, dosya durumunuza göre ve biraz da şans faktörüne göre değişebilmektedir. Örneğin 12 ayda sonuçlanan dava mevcut iken hakimin izinli olması, pandemi nedeniyle adliyelerin kapalı olduğu döneme denk gelmesi, ödeme belgelerinin çok olması sebebiyle mahkemenin dosyayı bilirkişiye göndermesi, ödeme belgelerinin eksik olması sebebiyle bankadan mahkeme aracılığıyla temini, mahkemenin davaya konu tesiste keşif yapılmasına karar vermesi, sözleşmenin eksik olması sebebiyle davalı şirketlerden temini vb. dava sürecini uzatan sebeplerle 24 ay süren davamız da olmuştur. Bu süreler olağan döneme ilişkin süreler olup darbe, salgın vb. her türlü mahkemelerin yavaşlamasına/durmasına sebep olan sebeplerle uzayabilmektedir. İstinaf mahkemesince lehe karar verilmesinin ardından tahsilat için icra takibi süreci başlamaktadır.

DAVA AÇMA MASRAFI NE KADAR TUTUYOR?

Somut durumunuza göre dava açacak taraf ve dava açılacak şirket sayısı belirlendiğinden her mağdurun dava açılış masrafı değişiklik göstermektedir. En düşük dava açılış masrafı 400 TL civarında olup, davadaki taraf sayısına göre 1.200 TL’ye kadar çıkabilmektedir.

DAVA AÇILDIKTAN SONRA BAŞKA BİR MASRAF ÇIKAR MI?

Ödeme belgeleri sayıca çok olan mağdurların davalarında mahkemeler yapılan ödemelerin hesaplanması amacıyla dosyayı hesap bilirkişilerine gönderebilmekte veya davaya konu tesiste keşif yapılmasına karar verilebilmektedir. Bilirkişiler için ortalama 500 TL ücret tayin edilmekte, keşif kararı verilirse bilirkişi ücret/keşif harcı/yolluk vb. masraflarla birlikte 1500 TL civarında masraf çıkabilmekte olup bu tutar mağdurlar tarafından yatırılmaktadır.

DAVA DOSYASINA YAPTIĞIM MASRAFLARI GERİ ALABİLİYOR MUYUM?

Davanın kabulü halinde, gerek dava açılışı sırasında, gerekse de sonraki aşamalarda yapmış olduğunuz masrafların davalılar tarafından size ödenmesine karar verilmektedir. Buradaki tek istisna tarafımıza ödenen vekalet ücretleri olup bu ücretler iade edilmemektedir.

DAVAMI SİZ TAKİP EDİYORSUNUZ, BENİM DURUŞMALARA GELMEM VEYA BAŞKA BİR ŞEY YAPMAM GEREKİR Mİ? TÜM SÜRECİ SİZ Mİ TAKİP EDİYORSUNUZ?

Davasını takip ettiğimiz mağdurların duruşmalara katılması zorunlu olmayıp katılmalarına engel bir durum da bulunmamaktadır. Duruşmaya katılmanızın veya katılmamanızın olumlu veya olumsuz anlamda davaya bir etkisi bulunmamaktadır. Tapu devri yapılmış olan sözleşmelerin iptali için açılan davalar Yalova’da açıldığından duruşmalara katılmak için boşuna masraf yapmamanızı tavsiye ederiz. Dava süreci, istinaf mahkemesi süreci, icra süreci vb. tüm süreçler tarafımızca takip edilmekte ve önemli her türlü gelişme tarafınıza bildirilmektedir.

DAVAYI KAYBEDERSEM NE OLUR?

Kullanım yapmamış veya 1-2 gece kullanım yapmış mağdurların davayı kaybetme ihtimalleri oldukça düşüktür ancak 3 gece ve üzeri kullanım yapan mağdurların dava açması ve davanın reddedilmesi halinde mahkemelerce sözleşmelerinizin toplam bedelinin %15’inin davalılara ödenmesine karar verilecektir.

DAVAYI KENDİM AÇABİLİR MİYİM?

Kural olarak hukuk sistemimizde avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır, mağdurlar kendileri de dava açabilmektedir ancak teknik bir konu ve katı usul kuralları olduğundan kendisi dava açıp hak kaybına uğrayan birçok mağdur ile karşılaşmaktayız. Örnek vermek gerekirse yanlış şirkete/şirketlere dava açılması, yetkisiz, görevsiz mahkemede dava açılması, eksik taleple dava açılması vb. durumlar sayılabilir. Dava açıldıktan sonra bu hataların düzeltilmesi bazı durumlarda imkansız/bazı durumlarda da katı kurallara tabi olduğundan hatalı açılan bir davanın sonradan avukatla düzeltilebilmesi de çok mümkün değildir. Hatalı açılan davada, mahkeme karşı taraflara ödeme yapmanıza karar verecektir. Buna ek olarak, davayı kazansanız dahi mevcut durumda avukatsız olarak bu şirketlerden tahsilat yapabilmeniz çok düşük bir ihtimaldir. Bu sebeple davanın bu konularda yetkin bir avukatla takibinde fayda bulunmaktadır.

DAVAMI SİZ TAKİP EDİYORSUNUZ, SİZDEN NASIL BİLGİ ALABİLİRİM?

Davalarını bizim aracılığımızla takip eden mağdurlara dosyadaki her türlü önemli gelişme ile ilgili bilgi verilmekte olup bu bilgilendirmeler dışında dosya durumunuzla ilgili bilgi almak isterseniz, hafta içi mesai saatleri içerisinde 0535 739 55 10 numaralı telefondan Av. Banu Hanım ile veya 0216 316 38 80 numaralı telefondan doğrudan büromuz ile iletişime geçerek bilgi alabilirsiniz.

NOT: Son dönemde, devremülk mağduru kişileri hukuk bürosu adı altında arayarak “X Hukuk Bürosundan arıyorum, paranızı 3 ay içinde kesin alırız”, “30.000 TL ödemişseniz 100.000 TL geri alırız” “Bize şimdi para ödemeyeceksiniz, biz paranızı alınca paramızı alacağız ancak dava açılışı için 15.000 TL masraf var” vb. yalan vaatlerde, beyanlarda bulunan dolandırıcılar ortaya çıkmıştır. Buna ek olarak mağdurları arayıp “Yerinizi 250.000 TL’ye satarız ancak önce bizden 30.000 TL’ye yeni bir yer almanız lazım” şeklinde size yeni devremülkler satma ve sizleri bir kez daha mağdur etme peşinde olan şirketler de mevcuttur. Gerek hukuk bürosu adı altında gerekse de size yeni yer satarak size afaki bedeller teklif eden ve sizleri bir kez daha mağdur etmek amacında olan bu kişilere/şirketlere itibar etmemenizi tavsiye ederiz.
Av. MEHMET ONUR BAYRAM & Av. MURAT CAN AYDIN

03/04/2019

ÖRGÜTE ÜYE OLMAMAKLA BİRLİKTE, ÖRGÜTE BİLREK VE İSTEYEREK YARDIM

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma” başlıklı 220. Maddesinin 7. Fıkrası örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dâhil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin eylemini cezalandırmaktadır.
Yargıtay yerleşik uygulamalarında TCK 220.Maddesi anlamında örgütün varlığından bahsedilebilmesi için en az üç kişinin, suç işlemek amacıyla, hiyerarşik bir ilişki içerisinde ve sürekli bir biçimde amaç suçları işlemeye elverişli araç ve gerece sahip olarak bir araya gelmesi gerektiğini belirtmiştir. (1)
Yargıtay 16. Ceza Dairesi “Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dâhil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hâkim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dâhilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.” Kararı ile kişinin örgüt üyesi olarak cezalandırılabilmesi için gereken şartları sıralamıştır. (2)
Silahlı Terör Örgütüne Üyelik suçunda, Türk Ceza Kanunu 314.Maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 5.Maddesi uygulanarak hüküm kurulmaktadır. Silahlı Terör Örgütüne Üyelik suçunun işlendiği iddiası ile yapılan yargılamalarda da az önce izah edildiği gibi örgüte üye olmak için TCK 220. Maddesin de sayılı şartların var olması gerekmektedir.
Yargıtay, örgüte üye olma suçunun oluşumu için hiyerarşik yapıya dâhil olma unsurunu olmazsa olmaz bir şart olarak aramaktadır.(3) Örgütteki hiyerarşik yapılanmanın kısa tanımı, örgüt üyelerinin arasındaki astlık-üstlük ilişkisi ve emir talimat zinciridir. Örgüt üyesi olmak için kademeli ilişki içerisinde yer almak gerekmektedir. Kişi hiyerarşik yapıya dâhil olmasa da TCK 220. Maddesi 7. Fıkrası gereği illegal yapısını ve amacını bildiği örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmekten, örgüt üyesi olarak cezalandırılmaktadır. (4)
2014 ile 2016 yılları arasında örgüt talimatı ile Bank Asya’ya olağan hesap hareketleri dışında para yatıran kişiler, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan (TCK 314.Maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 5.Maddesi) cezalandırılmaktadır. Kişi örgütsel talimat üzerine Bank Asya’ya para yatırmış olsa da yerel mahkemede kişinin örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemiyorsa kişinin eylemi hiyerarşi içerisinde yer almadan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme olarak değerlendirilmelidir.
2014 ve 2016 yılları arasında Bank Asya’da açılan hesapların ve olağan hesap hareketleri dışında yatırılan paraların örgüt talimatı ile yapılıp yapılmadığının tespiti için banka dökümlerinin bilirkişiler tarafından incelenmesi ve rapor hazırlanması gerekmektedir.
Sanığın örgüt hiyerarşisi içinde yer aldığı somut delillerle ispat edilmelidir. Sanığın hiyerarşi içinde yer almadan, örgütsel bilinçle Bank Asya’ya para yatırdığı ispat edilir ve yatırılan bedel düşük kabul edilirse, TCK Md.220/7 “Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir” hükmü gereği verilecek cezada indirim uygulanmalıdır.
Ayrıca, cezada TCK Md. 220/7 hükmü gereği bir indirim uygulanması, kişinin soruşturma aşamasında tutuksuz yargılanacağı, tutuklu yargılansa dahi tutuklu kalacağı sürenin kısalacağı kanaatindeyiz.

Av. Murat Can Aydın

1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2007 gün 253-80
Yargıtay 10.Ceza Dairesi 19.02.2009 gün 16520-2348
2. Yargıtay 16 CD 18.07.2017 gün 2016/7162 E. 2017/4786 K.
3. Yargıtay 8. CD 12.03.2009 gün, 2008/4959 E. 2009/3809 K.
4. Yargıtay 9. CD 11.11.2009 gün 2008/2010 E. 2009/11270 K.

Address

Ümraniye
Istanbul

Telephone

02163163880

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Değişim Hukuk ve Danışmanlık Ofisi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share