Ixir Life

Ixir Life Ixir Life Kültür, Sanat, Aktüalite, Magazin Dergisidir.

GAZETECİLİK BİR MAKAM DEĞİL BİR DURUŞTUR!YAZAN: Himmet KAYA…“Uğur Mumcu’ya Saygıyla…”“21 Ekim, susturulanların değil, su...
19/10/2025

GAZETECİLİK BİR MAKAM DEĞİL BİR DURUŞTUR!

YAZAN: Himmet KAYA…

“Uğur Mumcu’ya Saygıyla…”

“21 Ekim, susturulanların değil, susturulamayanların günüdür.”

Bir zamanlar kalem bir silahtı.
Mürekkep, barut kadar tehlikeliydi.
Bir başlık, bir manşet, bir satır;
iktidarları sarsar, halkı uyandırırdı.
Gazeteci, gerçeğin militanıydı.
Korkmazdı, eğilmezdi, satılmazdı.

Şimdi o kalemler vitrine kondu.
Mürekkepler kurumadı belki ama, vicdanlar kurudu.
Gazeteci dediklerimiz artık reklam metni yazıyor.
Bir haberi değil, bir markayı pazarlıyor.
Bir halkı değil, bir iktidarı savunuyor.
Ve en acısı, bunu da “meslek” sanıyor.

Bir dönem vardı, gazeteci yalnızdı ama onurluydu.
Karanlıkta bir mumdu, ama yanmaktan utanmazdı.
Bugün ışıklar çok, ama hepsi sahne ışığı.
Gerçeği aydınlatmak için değil, yalanı parlatmak için yanıyor.

Kim iktidarı eline aldıysa, mikrofon da onun.
Kim parayı bulduysa, “gazeteci” o artık.
Bir kurumun kapısından geçmek, halkın kalbine dokunmaktan önemli hale geldi.
Kendine gazeteci diyen nice kişi, gerçeği unuttu;
çünkü gerçeğin getirisi yoktu.
Reklamın, ihalenin, davet masasının getirisi vardı.

Balya balya paralarla satıldı bu meslek.
Birileri köşe yazısı yazmadı, köşelerini sattı.
Birileri haber yapmadı, gündem inşa etti.
Gazetecilik savaş alanıydı, şimdi alışveriş merkezi.
Etik, raflarda tozlanıyor.

Eskiden bir gazeteci bir haksızlığı ifşa ettiğinde
ülke yerinden oynardı.
Şimdi bir gazeteci sustuğunda, kimse fark etmiyor.
Çünkü seslerin hepsi aynı:
iktidarın yankısı.

Ama bilinsin ki;
gerçek gazetecilik susmaz.
Köşe yazısı değil, vicdan yazısıdır.
Gazeteci, muktedirin değil, mazlumun yanındadır.
O, güce alkış tutmaz — gücü sorgular.
O, yandaş değil, yalnız kalmayı göze alan insandır.

Ve evet, bugün belki azız.
Belki köşemiz küçücük,
belki sesimiz kısık…
Ama biz hâlâ inanıyoruz:
Bir gün biri, gerçeği tekrar manşete taşıyacak.
O gün, bu meslek yeniden doğacak.
Çünkü hakikatin mezarı yoktur —
yalnızca susturulduğu dönemler vardır.

Saygılarımla…

GÖZALTI BAYRAMI KUTLU OLSUN!Kapitalizme karşı mücadelede emsal olan  işçi bayramı günü arzusu bugün Türkiye’de kursakta ...
01/05/2020

GÖZALTI BAYRAMI KUTLU OLSUN!

Kapitalizme karşı mücadelede emsal olan işçi bayramı günü arzusu bugün Türkiye’de kursakta kaldı.Çalışmanın izin, bayramlaşmanın gözaltı sayıldığı anlayışın içinde 1 Mayıs 2020, tarihe bir başka kazandı.
21. yüzyılda kapitalizmin dünyayı en ileri uygarlık seviyesine getireceği düşüncesi son yaşadığımız koronavirüs pandemisi ile tuzla buz olmuş durumda. 1 Mayıs bu yıl koronavirüs tedbirleri kapsamında kararlaştırılan sokağa çıkma kısıtlamasında temsilen Taksim Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bırakılarak kutlanmak istendiği sırada DİSK yöneticileri ve çok sayıda siyasi parti yöneticisi gözaltına alındı, DİSK çelengi parçalandı. Ve geçmişte yaşanan adil olmayan tablo bugün yine hak ve hukuk savunucuların önünde engel olarak yer aldı.
SÖYLEMLER EYLEMLERİN HABERCİSİDİR!

Bugün 1 Mayıs’ta Türkiye’nin dört bir yanında işçi, emekçi güç çalışmaya mecbur bırakılırken , işçi temsilcilerinin 1 Mayıs bayramını temsilen kutlamak istemesi kamu düzenini bozuyor denmesi kabul edilebilir bir söylem değildir.

4 Mayıs 1886'da Amerikan İşçi Federasyonu 15 saatlik çalışmanın 8 saate indirilmesi için Chicago'da Haymarket alanında bir toplantı düzenler ve polis bomba kullanarak bu toplantıyı dağıtmak istemesi, işçilerden ve polislerden 14 kişi ölmesi, sorumlu olarak dört işçi liderinin yargılanması ve 1887 Kasım ayında asılmasıdır 1 Mayıs’ın sebebi… Ve Amerikan İşçi Federasyonu 1888 yılında 8 saatlik çalışma günü kabul edilinceye kadar her yıl 1 Mayıs'ta grev yapılmasını kararlaştırdı.
Türkiye’de ise resmi olarak ilk 1923’te kutlanan 1 Mayıs, 2008’de Bakanlar Kurulu kararı ile “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kabul edildi.
*SINIFLARIN BİRBİRLERİNE GÜÇLERİNİ GÖSTERMESİDİR.
*1 MAYIS İŞÇİ SINIFININ GÜCÜNÜ ÖLÇEN BİR BAROMETREDİR.

Günümüzde de işçi sendikaları uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı ağır koşullar altında karşılamaktadır. Tıpkı bugün olduğu gibi(!)
İşçi ve emekçi büyük bedeller ödeyerek elde ettiği tarihsel kazanımlarının çoğunu günümüzde yitirdi. Bunun en doğrudan hali:
1-) İş saatlerinin alabildiğine uzatılması
2-) Ücretlerin düşürülmesi
3-) Yaşam koşullarının kötüleşmesi
Ülkemizde ise 2020 yılı yaşarken sermayenin vurucu gücü işsizliği tırmandırmakta, yoksulluğu derinleştirmektedir.

Türkiye’de emek örgütleri, maalesef devletin ve sermayenin dönüşüm sürecine karşı kendini yeniden yapılandırmaktan uzak kalmış durumda. Ne yazık ki bildik mücadele yöntemlerini aşacak irade gösterememektedir.

İŞTE TAM DA BÖYLESİ BİR DÖNEMDE KAPİTALİZME KARŞI SOSYALİZMİN EN GERÇEK VE TEK SEÇENEK OLDUĞU BİR KERE DAHA ORTAYA ÇIKTI.

Çünkü biliyoruz ki sosyalizmde;
-Çıkarlar değil emekçi ve yaşam hakkı esastır.
- İşsizlik, yoksulluk yerine halkın refahı, eşitlik ve özgürlük söz konusudur.
- Paranın değil aklın, bilimin ve insanca yaşamın kurallarının egemenliği vardır.

Haksızlıkların, eşitsizliklerin, adaletsizliklerin olmadığı, emeğin sömürülmediği aydınlık eşitçi dünya umuduyla 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü TÜM SÖYLEMLERE RAĞMEN kutlanacak, kutlanmalı… Emeğin aşının alın teri olması unutulmadan tüm alın terlerinin 1 Mayıs’ı kutlu olsun…

Yaşanası yerler...
06/06/2019

Yaşanası yerler...

Biz hangi türkü çağrılırsa çağrılsın o arabaya binenlerden değil,  Bandırma VAPURUNUN yolcusuyuz.  19 Mayıs 1919’dan ber...
19/05/2019

Biz hangi türkü çağrılırsa çağrılsın o arabaya binenlerden değil, Bandırma VAPURUNUN yolcusuyuz. 19 Mayıs 1919’dan beri “HERŞEY ÇOK GÜZEL OLSUN” diye Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe durmadan yüreyeceğimize and içtik. O Samsun’a gittiğinde şiddetli fırtına Karadeniz’de hüküm sürüyordu. Bizler bugünün fırtınalarına 100 yıldır alışığız. Bitmedi sürüyor o kavga ve sürecek. Yeryüzü barışın yüzü oluncaya dek. Bayramımız Kutlu olsun...

Annelik güzeldir anne değil! Allah’ın bir insana bahşettiği en büyük  devrimdir annelik. “anne” kelimesini işittiğimizde...
11/05/2019

Annelik güzeldir anne değil!

Allah’ın bir insana bahşettiği en büyük devrimdir annelik.

“anne” kelimesini işittiğimizde aklımıza çocukluğumuzda kalan tatlar gelir. Kimimizde çorba sıcaklığı, kimimizde terli terli su içme azarları, kimimiz de hava karardığında evde olamama ürkekliği, kızarmış ekmek kokusu, anne eli yemekleri, taze sabun kokusu miskinliği, annenin arkasına saklanarak dünyaya kafa tutma “hamaratlığı...”
Kelimeler, tüm sevgiler kifayetsiz kalır “anne” olgusunun yanında...

Zübeyde Hanım gelir mesela akla veya hasta çocuğunu sırtında taşıyıp, okula götüren ülkemin herhangi bir yerinde herhangi bir hayatın pamuk ipliğine bağlı bir anne gelir akla...

Veyahutta akla savaşçı anneler gelir.

Kazanan, çalışan, üreten, kendi istihdam alanlarının adresi olan, yeri gelince baba olan, futbol oynayan, tamir eden, sökük diken, taşıyan, toplayan, yöneten olan, bir toplantı masasının en başında da oturan anneler gelir akla...

Annelik yapanın 10 kaplan gücünde sabrı vardır. Annelik yapanın vazgeçmek gibi bir lüksü yoktur.

Onların umutsuzluk odaları yoktur hayatta, annelik yapanın dişlerini sıkmaktan yorulan çenesi, “bunu da hallederim” diyen umudu vardır.

Annelik yapanın cebinde kelimeler, yöresinde umutlar, kahkahalar şükürler aşk, sevgi, çiçek, barış, hoşgörü, huzur vardır ruhunda... Onlar hayata kafa tutanlardır.

Benim için annelik fedakarlık yapan değil özveri yapandır. Yani kendinden vazgeçmek değil, kendinle beraber çocuğunu da yetiştirmektir. Hayata yetmek ve yetişmek için çaba sarf edendir.
Hayatın akışına kendini bırakan, başına geleni “kader” diye avutan değil!

Sözüm şu ki; anne değil annelik güzeldir.

Anneliğine, ağız dolusu gülüşüne hasret düştüğüm annem gibi annelerin ellerinden öptüğüm tüm annelerin evlatlarına buradan sesleniyorum: Anneler ölünce evlatlar büyür. Benim gibi birçoğumuz gibi...

Tüm annelik görevinin hakkını veren annelerin anneler gününü kutluyorum.

Saygılarımla...

10/01/2019

10 OCAK.
GAZETECİLER GÜNÜ
Hrant D**k, Metin Göktepe, Uğur Mumcu ile aynı meslekten olmanın onurunu yaşamanın 20.yılındayım. Kamuoyunun aydınlanması ve bilgilenmesi doğrultusunda her şatta görevleri uğruna yaşamlarını feda eden, mesleğin zor şartlarına rağmen doğru habere hizmet eden emekçi gazetecilerimizin 1961'den beri hatırlanıyor olması gurur veriyor.
Lakin uğruna Kaşıkçı cinayetlerinin işlendiği, amacının sadece hakkın tecavüze uğramasını engellemek olan gazetecilik kimliğini her eline fotoğraf makinesi alan hak ediyor mu?
Günlerce, haftalarca hatta aylarca savaş muhabirliği yapan meslektaşlarım, yaptığı haberlerden dolayı yıllarca hapis yatan emekçi dostlarım, arabaları bombalanan, dayaktan kör olan yoldaşlarımın yanında her eli kalem tutan ve "gazeteciyim" tabelasının altına sığınan, hatta çoğu zaman saklanan, kalemini tehdit olarak kullanan ikbal avcıları aynı kefeye konmalı mı?
Kör olan gözler, tutsak nefes alan fikirler, genç yaşta öldürülen satırlarla kuruyan yaşamlara haksızlık değil mi?
Mesleğin yok edilmeye yüz tutmuş deyimi yerindeyse "nesli tükenmiş" emekçilerimizin çalışan gazeteciler gününü kutluyorum.
Saygılarımla...

https://l.facebook.com/l.php?u=https%3A%2F%2Fwww.atasehirdegundem.com%2Fbuyuksehir-atasehiri-copluk-olarak-mi-kullaniyor...
18/09/2018

https://l.facebook.com/l.php?u=https%3A%2F%2Fwww.atasehirdegundem.com%2Fbuyuksehir-atasehiri-copluk-olarak-mi-kullaniyor.html&h=AT0GreCxhtuxmQV7d7bJ189qtKDDxbhFgYq8e9NGLpx0_Ti0Kw52oyGNxr3M67JcQihTb7bqi0Xk9vTWyGADjzzgNHCtwQlKJJ_7etBgTG6h4rpEBaq8P5tyWrgEhRQ&s=1

2003’de faaliyete geçen fiili kapasitesi günlük 1.445 ton olan Adalar, Ataşehir, Kadıköy, Maltepe Belediyelerinin atıklarının toplandığı Küçükbakkalköy Çöp Aktarma İstasyonu çevre sakinlerinin hayatlarını artık yaşanmaz hale getiriyor.

https://www.facebook.com/100001228275805/posts/2243370385713882/
18/09/2018

https://www.facebook.com/100001228275805/posts/2243370385713882/

Türkiye’de ve dünyada hızla tütün, alkol ve uyuşturucu madde alım oranları artmakta, maddeye başlama yaşları gittikçe düşmektedir. Diğer bağımlılıklar gibi teknoloji bağımlılığı da toplumda psikolojik, sosyolojik zararlara yol açmaktadır.Toplumun felaketi sayılabilecek ...

https://www.facebook.com/100001228275805/posts/2243360542381533/
18/09/2018

https://www.facebook.com/100001228275805/posts/2243360542381533/

Vatandaşın her an her yerde görebileceği ve silahsız bir şekilde asayişi sağlayan zabıta bu yıl 192’inci yaşını kutladı. Ataşehir Belediyesi Zabıta Müdürü Battal Sarıkaya ile otuz altı yıllık mesleki tecrübesi üzerine zabıtanın görev ve zabıtanın yaşadığı zorlukla...

Address

Istanbul
34750

Telephone

02165770006

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ixir Life posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Ixir Life:

Share