Boşanma Ceza İş Hukuku Dosyaları

Boşanma Ceza İş Hukuku Dosyaları DAVALARINIZ İÇİN MAKALELERİ İNCELEYİNİZ
0532 516 9148 Uzman Kadromuzdan destek alın. 0532 516 9148

12/09/2023

Trafik Kazası Nedeniyle Destekten Yoksun Kalma Tazminatı – Zorunlu Trafik Sigortacısının Sorumluluğu Poliçenin Düzenlendiği Tarihteki Limitlere Göre Değil Kaza Tarihinde Geçerli Limitlere Göre Belirlenmelidir

23/04/2018

Merhabalar Değerli Takipçiler,

Ceza dosyalarında isnat edilen suçun unsurlarının somut olayda var olup olmadığı, suçun kasten işlenmesi durumu karşısında kastin varlığının ispatı suçun teşebbüs aşamasında kalma durumu, tahrik indirimi ve iyi hallerin hepsi incelenmelidir.

09/04/2018

Merhabalar Değerli Takipçiler,
Bildiğiniz üzere İşçi alacakları ve İşe İade davaları dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabidir. Yani dava açılmadan önce öncelikle arabuluculuk merkezine başvurulup son anlaşmama tutanağı alınarak dava açılması gerekmektedir. Arabuluculuk sonrasında anlaşma sağlanacak ise tutanağın mutlaka hangi kalemlerde hangi miktar üzerinden anlaşıldığı açıkça yazılmalıdır. Arabuluculuk sırasında anlaştığınız miktara çok dikkat ediniz aksi halde mahkemede daha fazla miktar talep edemezsiniz.

09/04/2018

Merhabalar Değerli Takipçilerimiz,
Danışmak istediğiniz hukuki sorunlarınızı sayfamızdan tarafımıza mesaj göndererek iletebilirsiniz. En kısa sürede size bilgi verilecektir. Saygılarımızla

07/04/2018

Merhabalar Değerli Takipciler,
Boşanma davaları anlaşmalı veya çekişmeli boşanma şeklinde gerçekleşmektedir. Anlaşmalı Boşanma tek celsede sonuçlanmaktadır. Anlaşmalı Boşanma olabilmesi için her konuda anlaşmaya varılması gerekmektedir. Boşanma, velayet, nafaka, tazminat, ziynet eşyalar ve mal paylaşımı konularının tamamında anlaşma sağlanması gerekmektedir. Tek bir konuda dahi anlaşma saglanamaz ise dava çekişmeli boşanma davası olarak devam edecektir.

29/01/2018

Merhabalar Değerli Kullanıcılar,

İşçninin fazla mesai ücretlerinin zamanında zamlı ödenmemesi, işçinin ulusal bayram ve genel tatil zamanlarında yaptığı çalışmalarının karşılığının zamlı ödenmemesi, işçinin maaş alacaklarının zamanında ödenmemesi, işçinin maaş alacaklarının eksik ödenmesi, işçiye sistemli mobing uygulanması, işciye hakaret edilmesi, işçinin darp edilmesi, işçinin hak ettiği yıllık izin karşılığının ödenmemesi, isçinin haftanın 7 günü çalışması halinde işçiye hafta tatili ücreti alacağının zamlı ödenmemesi, işçinin çalışma koşullarının yazılı rızası olmadan değişmesi, işçinin AGİ alacağının ödenmemesi, iş yerinin başka bir ile taşıması, işçinin askerlik nedeniyle ayrılması, evlenen işçi bayanın 1 yıl içinde işten ayrılması, işçinin emekli olması, işçinin gerçek ücretinin SGK prime eksik bildirilmesi İŞÇİYE HAKLI NEDENLE İŞ AKDİNİ DERHAL FESİH ETME HAKKI VERİR. BUNUN SONUCUNDA İŞÇİ İHBAR ÖNELİ KULLANMAKSIZIN VE İHBAR TAZMİNATI ÖDEMEKSİZİN KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANIR.

29/01/2018

Yabancı Ülkede Boşanma Tanıma Tenfiz

Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları, boşanmaya ilişkin davayı ister yurtdışında, ister Türkiye’de açabilirler. Boşanma davası Yabancı Mahkemede açıldığı takdirde, taraflardan her ikisi de Türk Vatandaşı ise, davada Türk Hukuk kuralları uygulanacaktır. Taraflardan birisi Türk, diğeri yabancı ülke vatandaşı ise Mahkeme kendi hukuk kurallarını uygulayacaktır. Yabancı Mahkeme tarafından verilmiş olan boşanma kararının, Türkiye’de hükmü yoktur. Bu boşanma kararının Türkiye’de geçerli olması için tanınması ve tenfizi gerekmektedir. Tanıma ve tenfiz davalarında, Türk Mahkemeleri tarafından kontrol edilecek husus, Türk Hukuk kurallarının doğru uygulayıp uygulamadığını veya Yabancı Ülke Hukuk kuralları uygulandı ise, bu durumun Türk kamu düzenini ihlal edip etmediği yönündedir. Yabancı Mahkemenin verdiği boşanma kararı Türk Mahkemelerinde tanıma veya tenfiz yolu ile kabul edilmedikçe, taraflar Türkiye’de boşanmış sayılmazlar.

Böyle bir durumda;

Taraflar Türkiye’de halen evli olarak kabul edileceğinden, evlilik birliğinden kaynaklanan tüm haklar devam edecektir.
Evlilik birliği Türkiye’de devam ediyor göründüğünden, tarafların yeniden evlenmesi de mümkün olmayacak, buna rağmen yapılmış olan evlilikler bir hüküm taşımayacaktır.
Yurtdışında boşanmış fakat bu boşanma kararını Türk Mahkemesinde tanıtmamış olan vatandaşlarımız, daha sonra Türk Vatandaşlığından çıkıp başka ülke vatandaşlığına geçseler bile, tekrar evlilik yapmak istediklerinde (özellikle yeni evlilik bir Türk Vatandaşı ile olacak ise) sorun yaşayacaklardır. Çünkü Türkiye’de halen evli görünmektedir.

Tanıma ve Tenfiz Davasında Hizmet Verdiğimiz Ülkeler
Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan,Belarus, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Kanada, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya Cumhuriyeti , Moldova, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovenya, Ukrayna, Yunanistan ülkelerinden alınmış olan boşanma kararlarının Türkiye’de tanımasını sağlamaktayız.

Tanıma ve Tenfiz Ne Demektir?
Tanıma ; yabancı bir ülkede bir mahkeme hükmünün kesin hüküm etkisinin kabul edilmesi demektir. Tenfiz ; verildiği ülkeden başka bir ülkede bir mahkeme hükmünün zorla icra etkisini göstermesidir.

Tanıma yabancı bir mahkeme ilamının diğer ülkedeki kanunların içerdiği koşullara uygunluğunun tespiti iken , tenfiz bu koşullara uygun olan ve Türkiye’de tanınmış olan yabancı mahkeme ilamının icrasına karar verilmesidir. Yani bir yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilmesi demek , aynı zamanda bu ilamdaki hükmün kanuni açıdan varlığı ve kesinliğinin de tanınması demektir.

Tanıma ve Tenfiz Arasındaki Farklar
Tanıma kararı , yabancı mahkeme kararının tespit edilmesine yönelik bir karardır. Tanıma kararında, tenfiz de olduğu şekilde devlet organlarının harekete geçme ve işlem yapması gerekmemektedir.
Tenfizde aranmakta olan bütün koşullar tanıma için aranmamaktadır. Tanımada daha az koşul bulunmaktadır.
Yabancı bir mahkeme kararına tanıma kararı alınması için tenfiz kararı alma şartı bulunmamaktadır. Fakat yabancı bir mahkeme kararına tenfiz kararı alabilmek için tanıma kararı şartı bulunmaktadır. Yani tenfiz kararı tanıma kararını kapsamaktadır.
Tanıma ; görülmekte olan dava sırasında ya da bağımsız bir dava vasıtası ile verilebilir. Tenfiz ; sadece bağımsız bir dava yolu ile verilebilir.
Tanıma kararı kesinleşmiş olan bütün mahkeme kararları için verilebilir. Tenfiz kararları ise sadece eda kararları hakkında verilebilmektedir.
Tanımada kesin hüküm etkisinin , hükmün verildiği ülkede kesinleşme tarihinden itibaren geçerlidir. Tenfizin zorla icra etkisi ise , tenfiz kararının kesinleştiği tarih ile geçerli olmaktadır.
Boşanma Tanıma Tenfiz Davası Açma Süresi
Yurtdışında yapılmış bir boşanmayı Türk Mahkemelerinde tanıtmak için konulmuş bir süre kısıtlaması olmamakla beraber, boşanma kararının tanıtılmamasından kaynaklanacak sorunlar doğacaktır. Bunlara örnek vermek gerekirse,

Türkiye’de taraflar halen evli görüneceğinden, eşlerden birisi öldüğü takdirde, diğer eş onun mirasından pay sahibi olabilecektir.
Yurtdışında verilen boşanma kararının üzerinden yıllar geçmesi, ileride açılacak Boşanma tanıma davasında, karşı tarafın tebligat adresini değiştirmesi neticesini doğurabilir. Boşanma tanıma ve tenfiz davalarında, karşı tarafa tebligat yapılması zorunlu olduğundan, bu dava çok uzayacak, hatta tebligat yapılamaz ise sonuçlanmayacaktır.
Boşanma Tanıma Tenfiz Dilekçesi ve Yetkili Mahkeme
Yurtdışında verilen boşanma kararının Türk Mahkemeleri tarafından tanınması ve tenfizi için açılacak davada yetkili Mahkeme, davalı tarafın Türkiye’deki ikametgahı mahkemesidir. Davalı tarafın Türkiye’de ikametgahı bulunmuyor ise, sakini olduğu yerin mahkemesi yetkilidir. Bu da yok ise Boşanma tanıma tenfiz davası için, Ankara, İstanbul, İzmir mahkemeleri yetkilidir. Tanıma ve tenfiz davasının hasımsız (davalı gösterilmeksizin) açıldığı durumlar doğru değildir. Davanın yabancı Mahkeme tarafından verilen boşanma kararındaki karşı taraf davalı gösterilerek açılması gereklidir.

Tanıma ve tenfiz dilekçesinde aşağıda belirtilen hususlar yer alır;
Tanıma ve tenfiz talep eden kişinin adı soyadı, adresi. Eğer Avukatı var ise adı soyadı ve adresi,
Davalı tarafın adı soyadı, adresi. Eğer Avukatı var ise adı soyadı ve adresi, Tanıma ve tenfizi talep edilen mahkeme kararının , hangi ülke mahkemesinden verilmiş olduğu ve mahkemenin adı,
Tanıma ve tenfizi talep edilen mahkeme kararının tarihi numarası ve mahkeme kararının özeti, Eğer tanıma ve tenfiz, yabancı mahkeme kararının sadece bir bölümü için isteniyorsa, örneğin Alman Mahkemesinin vermiş olduğu kararın sadece boşanma hükmü yönünden (nafaka, velayet vb. tenfiz gerektiren konular istenmeden) sadece tanınması isteniyorsa bu durumun belirtilmesi, Davacının imzası bulunmalıdır.

Tanıma ve tenfiz yapılacak karar yurtdışında bulunan mahkeme tarafından verilmiş olmalıdır. Yurtdışında bulunan ve mahkeme dışındaki idari kurumlar tarafından (belediye, nüfus idaresi, noter vb.) tarafından verilmiş olan ve mahkeme kararı özelliği taşımayan kararlar tanıma ve tenfize konu olmaz.
Tanıma ve Tenfiz davalarında Basit Yargılama Usulü uygulanır. Davaya 10 gün içerisinde cevap verme zorunluluğu yoktur.
Tanıma davalarında, kararın verildiği ülke ile Türkiye Cumhuriyeti arasında hukuki karşılıklılık anlaşması veya sözleşme olmasına gerek yoktur.
Tanıma davasında, hakim, Yabancı Mahkeme tarafından verilmiş olan boşanma kararında yer alan boşanmaya dair konuları tekrar ele alıp yargılama yapmaz. Yani boşanmanın esası hakkında bir karar vermez. Hakimin burada dikkate alacağı hususlar, yapacağı işlem, tanıma davasının şartlarının oluşup oluşmadığı, kanunda sayılan belgelerin dosya içerisinde olup olmadığı, yurtdışında verilen kararın Türk Kamu düzenine aykırılık teşkil edip etmediği hususları olacaktır.
Tenfiz yapılabilmesi için yurtdışında kararın verildiği ülke ile Türkiye Cumhuriyeti arasında hukuki karşılıklılık anlaşması veya sözleşme olmalıdır.
Yabancı Mahkeme tarafından verilen karar Türk Kamu düzenine aykırı olmamalıdır. Kamu düzenine açıkça aykırı olan bir mahkeme kararı tanınmaz ve tenfiz edilmez.
Tanıma tenfiz davasında, Türk Vatandaşının Türkiye’de ikametgahı yoksa , teminat göstermesi gerekir. Tanıma ve Tenfiz yapılacak yabancı mahkeme kararı verilen ülke ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki karşılıklık anlaşması içerisinde adli yardımlaşma hükmüne yer verilmişse, bu durumda teminat gösterilmesine gerek yoktur. Uluslararası sözleşmede teminattan muafiyet şartı varsa teminat alınmaz. Hakim teminat miktarını kendisi belirler.
Tanıma tenfiz davalarının takip edilmesi gereklidir. Davanın tarafları duruşmada bulunmaz ise, dosya işlemden kaldırılır.
Tanıma tenfiz davasında, davalı yurtdışında ise, davalının adresi araştırılmalıdır. Davalıya İlan yolu ile tebligat yapılmak suretiyle karar verilemez.
Yurtdışında bulunan mahkeme tarafından verilmiş olan kararın tanınması için, konunun Türk Mahkemelerinin kesin yetkisine giren ve sadece Türk Mahkemeleri tarafından karar verilmesi gereken konulardan olmaması lazımdır. Örneğin taşınmazın aynına ilişkin davalarda Türk Mahkemelerinin yetkisi kesindir. Başka bir ülke mahkemesi Türkiye’de bulunan bir taşınmazın aynına ilişkin bir karar veremez. Boşanma, evlilik iptali vb. konular kesin olarak Türk mahkemelerinin yetkisine girmediğinden bu konuda karar verilebilir. Yurtdışında bulunan mahkeme, karar verirken, aleyhinde tenfiz istenen kişiyi, usulüne uygun şekilde dinlenmemiş, çağrılmamış, kendisine savunma hakkı verilmemiş ise, tenfiz davası esnasında aleyhinde tenfiz istenen kişi bu duruma itiraz ederse davanın reddine karar verilir. Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tenfizi için yabancı mahkeme tarafından usulüne uygun savunma hakkının verilmiş olması gerekir. Yurtdışında bulunan mahkeme Türk Vatandaşları hakkında, kanunlar ihtilafı uyarınca yetkili hukuku uygulamadı ise Tanıma tenfiz davası esnasında davalının bu yönde bir itirazı üzerine tanıma tenfiz kararı verilemez.

Tanıma Tenfiz Davasında Tarafların Türkiye’ye Gelmesi gerekli Midir?

Yurtdışında almış olduğunuz boşanma kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi için, Türkiye’de bulunan bir Avukata vekaletname verdiğiniz takdirde, dava için Türkiye’ye gitmeniz gerekli değildir. Ayrıca, Türkiye’deki tanıma davası için eski (davalı) eşin duruşmaya gelmesi gerekli değildir. Fakat davalı eşe Türk Mahkemesi tarafından çıkarılacak tebligatın kendisine ulaşması gerekmektedir. Davalı eşe tebligat ulaşmadan tanıma kararı verilmesi mümkün değildir. Bu konuda en doğru ve en hızlı çözüm her iki tarafın Türkiye’de birer Avukat’a (yurtdışında bazı ülkelerde tarafların her ikisinin aynı Avukat’a vekalet vermesi kabul edilmiş ise de bu durum Türkiye’de geçerli değildir) vekalet vermesi olacaktır.

Tanıma Tenfiz Davasında Onay ve Apostil Nedir?
Onay, Yurtdışında yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş olan kararların, resmi bir merci tarafından verildiğini izah eden işlemdir. Lahey anlaşmasını imzalayan ülkelerden alınan kararlarda “apostille” onay yerine geçer.

Apostil 5 Ekim 1961 tarihinde Den Haag’da taraf ülkelerce imzalanan Lahey Konvansiyonuna göre, bir ülkede düzenlenen resmi bir belgenin diğer bir ülkede ibraz edilebilmesine olanak sağlayan bir onaydır (örneğin; Türkiye’de düzenlenmiş bir belgenin yabancı bir ülkede tanınması). Apostil, taraftar (sözleşmeyi imzalayan) bir ülkenin sınırları dahilinde düzenlenen, diğer bir taraftar ülkenin sınırları içinde ibraz edilmesi gereken resmi belgeler için, bu belgenin hangi yetkili makamdan verildiğini belirten o ülkenin (belgenin düzenlendiği ülkenin) yetkili makamları tarafından yapılan bir onaydır (belge hangi ülkede düzenlendiyse apostil o ülkede yapılır). Sözleşme taraftarı her ülke, apostilin hangi makamlarca düzenleneceğini kendi belirler. Türk mahkemeleri karar üzerinde konsolosluk onayı ya da apostille görmeden tanıma kararı vermez.

Tanıma Tenfiz Davasında Gerekli Belgeler Nelerdir?
Yurtdışında verilen boşanma kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi için gerekli belgeler aşağıda sayılmıştır.

Yabancı Mahkeme tarafından verilen boşanma kararının aslı veya tasdikli sureti,
Boşanma kararının kesinleşmiş olduğuna dair şerh. Örnek : Taraflar bu mahkeme kararına …… gün içerisinde itiraz etmediği için boşanma kararı ………….. tarihinde kesinleşmiştir. Şeklinde (kesinleşme şerhi karar aslı üzerinde yer alabilir veya ayrı bir evrak olarak düzenlenmiş olabilir.) Yurtdışında verilmiş olan boşanma kararına itiraz edilmişse, temyiz vb. üst mahkeme tarafından inceleniyorsa karar kesinleşmemiş olduğundan tanıma mümkün olmaz.
Boşanma kararının aslı üzerine alınacak APOSTİL şerhi (genelde mahkeme kararının arka sayfasına yapılır.) Normal şartlarda kesinleşme şerhi mahkeme kararının üzerine bir damga şeklinde vurulduğundan, alınacak apostil hem boşanma kararını hem de kesinleşme şerhini kapsar. Fakat kesinleşme şerhi ayrı bir belge olarak verilmiş ise bu belgenin arkasına da Apostil şerhi alınması gereklidir.
Boşanma kararının, kesinleşme şerhinin ve apostil şerhinin, yeminli tercüman tarafından Türkçe’ye tercüme edilmiş olması,
Türkçe’ye tercüme yapıldıktan sonra resmi kurumlar (Noter veya Konsolosluk) tarafından tasdik edilmiş olması,
Pasaport ve nüfus cüzdan fotokopisi,
Türkiye’de tanıma davası için avukata vereceğiniz noter tasdikli veya konsolosluktan resimli boşanma vekaletnamesi (Yurtdışında verilmiş boşanma kararına ilişkin tanıma ve tenfiz ibaresi mutlaka vekaletnamede bulunmalıdır.)
Boşanma Tanıma Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer?
Boşanma kararının Türkiye’de tanınması tarafların ulaşılabilirliğine bağlıdır. Eğer her iki tarafında avukatı duruşmada hazır ise tanıma tek celsede gerçekleşecektir. Aksi takdirde davalı eş yurtdışında ise yurtdışına tebligat yapılması gerekecektir. Davalı eş itirazda bulunmazsa yine tanıma gerçekleşir.

Tek taraf vekalet verdiği takdirde tanıma tenfiz davası süresi,

Dava dilekçesi eğer karşı taraf yabancı vatandaş ise, onun diline çevrilecek, davalı tarafa Dava dilekçesi tebliğ edilecektir. (Yurtdışına tebligat yapılacak yaklaşık 4-5 ay )
İlk tebligat ulaştıktan sonra karşı tarafın itirazı yok ise (genelde olmamaktadır) Türkiye’de Mahkeme davanın kabulüne karar verecektir. Mahkeme kabule karar verdikten sonra (1 ay içerisinde) Gerekçeli Kararını yazacaktır
Gerekçeli karar yazıldıktan sonra bu karar yabancı vatandaşın diline tercüme edilip, tekrar davalı tarafa (Yurtdışına tebliğe gidecektir (Yaklaşık 4-5 ay)
Özetle tek taraf vekalet verirse 2 kere yurtdışı tebligat 8-10 ay + Mahkeme Gerekçeli Kararı 1 Ay olmak üzere en az 10- 11 ay sürecektir.
İki taraf vekalet verdiği takdirde tanıma tenfiz davası süresi,

Tanıma tenfiz davası derhal açılacak, her iki tarafın Avukatı dilekçe verecektir.
Mahkeme duruşma yoğunluğuna göre 1-2 ay içerisinde duruşma günü verecektir.
Duruşmada dava kabul edildikten sonra Mahkeme 1 ay içerisinde gerekçeli kararını yazacaktır.
Gerekçeli karar yazılınca her iki Avukat kararı tebliğ alıp davayı kesinleştirecektir.
Özetle her iki taraf vekalet verdiği takdirde 2-3 ay içerisinde dava tamamlanacaktır.

29/01/2018

KASTEN ADAM ÖLDÜRME SUÇU İNCELEMESİ

Kasten adam öldürme suçu, bir kişinin, bir başka kişiyi bilerek ve isteyerek öldürmesidir. Fail, öldürülen kişinin yaşam hakkını elinden alır. Korunan hukuki değer yaşam hakkıdır. Kasten adam öldürme suçunun basit hali TCK madde 81 ‘de, nitelikli hali TCK madde 82’de düzenlenmiştir.

Kasten Adam Öldürme Suçu Hakkında Temel Bilgiler

Kasten öldürme suçunu herkes işleyebilir. Genel suçlardandır. Kasten öldürme suçu sağ ve yaşayan herkese karşı işlenebilir. Cenin anne karnında 10 haftalık olduktan sonra kasten öldürülmesi halinde, kasten öldürme suçu değil, çocuk düşürtme suçu meydana gelmiş olur.Ayrıca kişinin rızası olsa dahi kural olarak kasten öldürme suçu işlenmiş kabul edilir. Ek olarak ifade etmek gerekir ki Cumhurbaşkanı’nın öldürülmesi halinde farklı bir suç tipi öngörülmüştür. Madde 310 – (1) Cumhurbaşkanına suikastta bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır, şeklinde düzenlenmiştir. Yine bu fiile teşebbüs edilmesi hâlinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

Kasten Adam Öldürme Suçunun Nitelikli Halleri

Kasten öldürme suçu şu şekillerde işlenirse nitelikli haline girer. Cezası ağırlaştırılır:

Tasarlayarak: Failin fiilini soğukkanlılıkla ve planlayarak işlemesidir.

Canavarca hisle veya eziyet çektirerek: öldürmenin vahşi şekilde, acımasızca, öldürmeden zevk alarak gerçekleştirilmesidir.

Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak,

Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı: Kişilerin hiç beklemedikleri yakınlarından gelmesinden dolayı suç ağır hale gelir. Bu hal kan hısımlığıdır. Evlendikten sonra meydana gelen hısımlık bu kapsamda değildir.

Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

Gebe olduğu bilinen kadına karşı,

Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, Kişinin kamu görevlisi olması tek başına yeterli değildir. Bu nitelikli halin oluşması için kişinin kamu görevine uygun davranıyor olması gerekmektedir.

Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,

Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle. Kişinin kasten işlemeye çalıştığı ancak gerçekleştiremediği öldürme eylemini gerçekleştirmek için öfke ve kızgınlık duyarak bu öldürmeyi gerçekleştirmesidir.

Kan gütme saikiyle, Kan gütme saikinin bulunması için daha önce iki taraf arasında bir adam öldürme olayının yaşanması ve ilk olayla ikinci olay arasında belirli bir zamanın geçmesi aranır.

Töre saikiyle.

Kasten adam öldürme suçunun cezası, basit halinde müebbet hapis, nitelikli halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır.

Yargıtay İçtihadında Kasten Öldürme Suçu

Yargıtay kasten öldürme suçunu, yaralama suçundan ayırırken, Fail ile mağdur arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı, Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli olup olmadığı, Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti, Darbelerin vurulduğu bölgenin hayati önem taşıyıp taşımadığı, Failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği, Olay sonrası mağdura yönelik davranışları, başka bir ifadeyle olayın kendine özgü tüm özellikleri dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

İhmali Davranışla Kasten Öldürme

İhmali davranışla kasten öldürme, Kasten adam öldürme suçu, TCK’da serbest hareketli bir suç olarak tanımlandığı için hem icrai bir hareketle hem de ihmali bir hareketle işlenebilir. İhmali bir davranışla insan öldürme halinde de fail kasten adam öldürmenin cezası ile cezalandırılır. İhmali davranıştan kasten öldürme suçu cezasının verildiği haller Yargıtay içtihadında şu şekilde gözlenmiştir: Sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğü bulunup yerine getirmemesi (Bir bakıcının kendisine bakamayan bir yaşlıya günlerce yemek vermemesi), kişinin yasadan kaynaklı yükümünü yerine getirmemesi (Türkiye’de yaşanan olayda bir anne 2 aylık bebeğini evde bırakarak annesinin yanına tatile gitmiştir), kişinin önceden yaptığı bir hareketin başkasına hayati tehlike yaratması halinde ihmalde bulunması (Bir trafik kazasında çarptığı kişinin hayati tehlikesi bulunmasına rağmen, onu o şekilde bırakıp gitmektir.)

Kasten Adam Öldürme Suçunda Cezalar

Kasten öldürme suçunun hafifletici sebebi bulunmamaktadır. Ancak haksız tahrik genel olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla, müebbet hapis cezası yerine 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası olabilir. Ayrıca kişi kasten adam öldürmeyi meşru müdafaa içerisinde gerçekleştirmişse burada, kasten adam öldürme suçundan bahsedilemeyecektir. Burada meşru müdafaa hakkının unsurlarına, sınırın aşılıp aşılmadığına bakılacaktır.

İhmal suretiyle (belli bir yükümlülüğün ihmali suretiyle) kasten adam öldürmenin cezası, temel ceza olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası, müebbet hapis cezası yerine 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası, diğer hallerde ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.

Müebbet cezası alan biri yeniden özgürlüğüne kavuşabilir, yirmi dört yıllık koşullu salıverme süresi hakkında uygulanabilir. Kasten öldürme suçu Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür. Soruşturmayı doğrudan Cumhuriyet Savcısı yürütür. Davanın zaman aşımı süresi ise yirmi beş yıldır. Bu süre nitelikli hallerin bulunması halinde otuz yıl olarak uygulanır.

Kasten adam öldürme suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme yoktur.

27/01/2018

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/1778
K. 2004/2441
T. 1.3.2004

• BOŞANMA DAVASI ( Az Kusurlu Eş Lehine Maddi ve Manevi Tazminata ve Yoksulluk Nafakasına Hükmedileceği )

• AZ KUSURLU EŞ LEHİNE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ ( Boşanma Davasında )

• MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ ( Boşanmada Az Kusurlu Eş Lehine )

• HAKKANİYET PRENSİBİ ( Boşanmada Az Kusurlu Eş Lehine Maddi ve Manevi Tazminata Hükmedilmesi Gereği )

• YOKSULLUK NAFAKASI ( Boşanma Sonucu Yoksulluğa Düşecek Olan Kadın Lehine )

• NAFAKA TALEBİ ( Boşanma Sonucu Yoksulluğa Düşecek Olan Kadın Lehine Yoksulluk Nafakasına Hükmedilmesi Gereği )

4721/m.4,174/1-2
818/m.42,44

ÖZET : 1- Boşanmaya yol açan olaylarda karısını birçok kez döven davalı koca tam kusurludur. Diğer taraftan davacı eş de evi terk ettikten sonra kocasının barışma girişimlerini kabul etmemiştir. Boşanma sonucu az kusurlu davacı eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi ( MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak, davacı yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Öte yandan boşanmada ağır ve eşit kusurlu olmayan davacı taraf için, boşanmaya sebep olan olaylar kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden hakkaniyet prensibi de gözönünde bulundurularak uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Yine Davacı kadının yoksulluğa düşeceği anlaşıldığından, lehine uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm yoksulluk nafakası, maddi manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1-Boşanmaya yol açan olaylarda karısını birçok kez döven davalı koca tam kusurludur. Davalı tanığı Nalan'ın davacının kocasına hakaret ettiğine yönelik ifadesinde geçen olayın zaman ve saiki açıklanmadığından hükme dayanak oluşturmaz. Kaldi ki; davalı tanıkları Suha ve Murat'ın ifadelerinden, davacının evi terk etmesinden sonra, davalının barışma girişiminde bulunduğu karısının eve dönmesini istediği de anlaşılmaktadır. O halde koca tarafından hoşgörüldüğünün kabul edilmesi gereken bir olay nedeniyle davacı kadına kusur yüklenmesi doğru değildir.

Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi ( MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davacı yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

2-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları ( TMK. 4 BK. 42,43,44,49 ) dikkate alınarak davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

3- Davacının, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği de anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası takdir edilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 01.03.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

27/01/2018

Kasten öldürme

MADDE 81. - (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

Nitelikli hâller

MADDE 82. - (1) Kasten öldürme suçunun;

a) Tasarlayarak,

b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,

c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silâh kullanmak suretiyle,

d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı,

e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

f) Gebe olduğu bilinen kadına karşı,

g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla,

i) Kan gütme saikiyle,

j) Töre saikiyle,

İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi

MADDE 83. - (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.

(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;

a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanunî düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,

b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması,

Gerekir.

(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hâllerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.

İntihar

MADDE 84. - (1) Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiilin basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(4) İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.

Taksirle öldürme

MADDE 85. - (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

27/01/2018

İşçinin Hizmet ve Ücret Tespit Davaları

Merhabalar Değerli Kullanıcılar,

İşçilerin ücretinin SGK primine eksik bildirildiği veya hiç bildirilmediği durumlarda işçiler 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş mahkemelerinde tespit davası açabilirler. İşçinin ücreti SGK primine eksik bildirilmiş ise işçi ancak yazılı delille eksik ücret bildirildiğini ispat edebilir. Ücret tespit davalarında Sadece Tanıkla eksik ücret tespiti mümkün olmamaktadır. İşçinin çalışması SGK ya hiç bildirilmemiş ise ozaman işçi tanıkla hizmet tespit davasını ispat edebilir. İşveren SGK ya işyeri giriş bildirgesi vermiş ancak daha sonra SGK ya bildirmemiş ise 5 yıllık hak düşürücü süre dikkate alınmaz.

Address

Istanbul

Telephone

905325169148

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Boşanma Ceza İş Hukuku Dosyaları posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category