Aksen Hukuk Bürosu

Aksen Hukuk Bürosu Aksen Hukuk Bürosu

Çalışma Prensibimiz

Aksen Hukuk Bürosu, dürüstlük anlayışını şiar edinen ve takım ruhunu taşıyan hizmet anlayışı ile müvekkillerinin hukuki sorunlarını çözmeyi ve bunun için gerekli olan her türlü desteği vermeyi ilke edinmiştir.Verilen hizmetin sürekliliğini ve müvekkilimiz olan gerçek ve tüzel kişilerin büromuzun hukuki bilgi ve tecrübesinden en üst düzeyde yararlanabilmesini sağlamak adına bir

imler halinde çalışan Aksen Hukuk Bürosu bu yapılanma tarzı ile duyulan ihtiyaca anında karşılık verebilmekte ve zamana karşı yarışılan bu dönemde sorunların en kısa süre içinde halledilmesine olanak sağlamaktadır.Müvekkillerimize ilişkin bilgilerin gizli tutulması ve büro dışına yansıtılmaması yönündeki gösterdiğimiz özen ,gereken durumlarda, farklı birimler arasındaki gizliliğin sağlanması yönünden de eksiksiz bir şekilde gösterilmektedir.Müvekkillerine en üst düzeyde hizmet sunma anlayışı ile gerekli her türlü çabayı sarf eden Aksen Hukuk Bürosu ,gerektiğinde, konusunda uzman olan akademisyen hukukçulardan da takip edilen işlerle ilgili olarak destek de almaktadır.

Ellerin duaya uzandığı, sinelerin dostlara açıldığı, gözlerin masumiyet aradığı bu mübarek günde tüm dualarınız kabul ol...
15/05/2015

Ellerin duaya uzandığı, sinelerin dostlara açıldığı, gözlerin masumiyet aradığı bu mübarek günde tüm dualarınız kabul olması dileğiyle iyi kandiller.

Dava Sorgulama İçin E-Devlet'i Kullanınız....
18/06/2014

Dava Sorgulama İçin E-Devlet'i Kullanınız....

Adalet Bakanlığı Mahkeme Dava Dosyası Sorgulama hizmetini kullanarak, adınıza açılmış davaları ve dava dosyalarınızın içeriklerini sorgulayabilirsiniz.

16/06/2014

Taksitle ödeme:

Madde 111 - Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur.Taksit seçeneği 3 taksitle sınırlı olmuş olup taksit günü geçtiği anda icra işlemleri kaldığı yerden devam eder.

Allah'ın Rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamı...
25/05/2014

Allah'ın Rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız firdevs, dualarınız kabul olsun. kandiliniz kutlu olsun.....

21/05/2014

Her türlü iCRA ve İDARİ takip borcunuz için Kredi Kartları size yeter.
Nakit avans limitiniz kadar taksitli işlem yapabilir, borcunuzu 9 aya kadar vadelerde ödeyebilirsiniz.

21/05/2014

Banka Hesabına Konulan Haczin Geçerlilik Süresi Nedir?

Soru :

Şirketimiz biraz zor durumda finansman olarak, bir bankadaki hesabımıza 10.02.2012 tarihinde özel bir alacaklımız haciz koymuş ve üzerinden 5 gün sonra 15.02.2012 tarihinde hesabımıza 50.000 TL geldi ve bu 5 gün önce konmuş olan haciz dolayısıyla gelen paramız bloke edilmiş. Sormak istediğim banka hesaplarına konulan haciz sadece konulduğu gün itibariyle hüküm ifade eder ve sonraki günden itibaren artık hesaptaki paraya bir etkisi olmaz fakat bizim durumda 5 gün sonra gelen para için bloke konulmuş Bu durumda ne yapmalıyız neye dayanarak bu işlem yapılıyor? Ayrıca amme borçlarından dolayı konulacak hacizde de durum farklı mıdır?

Saygılar.H.D

DAVA TAKİP İÇİN TIKLA.....
20/05/2014

DAVA TAKİP İÇİN TIKLA.....

Adalet,Adalet BakanlığŸı, Hakimler, Savcılar, UYAP, UYAP SMS, kararnameler, Avukat Portal, VatandaşŸ Portal, Genelgeler, mevzuat, Hukuki Yardım, Eposta, Bilgi Edinme

Bazı okuyucularımızdan gelen taleplere istinaden idari takibin tanımı ve kanun takip ile farkı hakkında kısa bir bilgile...
19/05/2014

Bazı okuyucularımızdan gelen taleplere istinaden idari takibin tanımı ve kanun takip ile farkı hakkında kısa bir bilgilendirme yapmak istedik.

Bir kredi veya kredi kartı borcu ödemesi 90 gün geciktikten sonra yasal bir zorunluluk olarak ödeme planından koparılır. Bu noktadan sonra müşterinin, sözleşmede önceden karşılıklı olarak mütabık kalınan şartları yerine getirmeyeceği kabul edilir. Borçluya ihtar çekilir ve 7 gün içinde tüm borcun ödenmesi istenir. Daha önce sizlere bahsettiğimiz muacceliyet söz konusu olur. Bu süre sonunda borçlunun kendisine tebliğ edildiği şekilde ödeme yapmaması durumunda, alacaklı kurum belirli bir süre avukata devretmeden yani icra işlemleri başlatılmadan önce idari takip aşamasında takibat yapar. Bu takibat kurumun tahsilat ekiplerince aramalar ile yapılır ve müşteri yeniden bir ödeme planına bağlanmaya çalışılır.

Burada önemli bir konu da faiz uygulamasında artık temerrüt faizinin işliyor olmasıdır. Borçlu yeni ödeme planına göre de ödemelerini düzgün gerçekleştirmezse, artık kanuni takip aşamasına geçilir ve icra takibi başlar.

Gördüğünüz gibi idari takip aslında bankalar tarafından geliştirilmiş 90 günden fazla gecikmiş alacakları direkt kanuni takip sürecine almak yerine tebligat yapıldıktan sonra temmerüt faizini devreye alarak borcu yeni bir ödeme planına alma sürecidir. İdari takip süreci sadece belli başlı bankalar tarafından uygulanmaktadır. Her bankada idari takip süreci olmaz, bazı bankalar 90 gün sonunda direk yasal takibat başlatır.

İdari takip sürecinde bilinmesi gereken önemli bir başka konu ise idari takibe uğrayan borçluların gecikme durumlarının KKB kayıtlarında yer almasıdır. Aynı kanuni takibe uğrayan borçlular gibi idari takibe uğrayan borçluların da başka kurumlar ile tekrar bir kredi ilişkisi kurmaya çalıştıklarında bu durumları nedeniyle kredi taleplerinin red edilme olasılıkları artar.



Kaynak: http://www.tuketicifinansman.net/2009/01/idari-takip-nedir-kanuni-takip-fark.html

Facebook hesabınızla yorum yazın yorumDevamı için tıklayın

18/05/2014

BİR İŞYERİNE İCRADAN MAAŞ HACZİ YAZISI GELDİĞİNDE NE YAPILIR.?

İcradan size maaş haczi yazısı geldiğinde öncelikle gelen tebliğ zarfının üzerine tebligatın geliş tarihini yazınız. Tebligatın üzerine tebliğ tarihini yazmanızın sebebi hukuktaki süreleri kaçırmamanızdır. Örneğin maaş haczinde tebligatı aldıktan sonra 7 gün içerisinde cevap vermeniz gerekecektir. Bu nedenle tebliğ tarihi çok önemlidir. Sadece maaş haczi tebligatında değil devlet kurumlarından (Adliyeden, SGK’dan ve Vergi Dairesi ve diğer tüm resmi daireler) gelen tüm tebligatlarda tebliğ aldığınız tarihi mutlaka not alınız ya da gelen tebligatın üzerine yazınız.

Gelelim maaş haczi konusuna, şirketinize ya da şahsınıza icra müdürlüğü tarafından yanınızda çalışan ya da çalıştığı düşünülen biri hakkında (bu biri (B) isimli biri olsun) maaş haczi yazısı geldiğinde bu yazıya 7 gün içerisinde cevap vermek zorundasınız. Cevap vermemeniz halinde suç işlemiş sayılırsınız.

İCRA MÜDÜRLÜĞÜNDEN BORÇLU OLAN ÇALIŞANIN İŞ YERİNE GÖNDERİLECEK ÖRNEK MAAŞ HACZİ YAZISIDIR

T.C İCRA MÜDÜRLÜĞÜ
DOSYA NO:
............................İlgili Kurum veya Firma Adı...................................

ALACAKLI :
VEKİLİ :

BORÇLU :
VEKİLİ :

BORÇ MİKTARI :

Yukarıda kayıt edilen alacağın tahsili için borçlunun almakta olduğu maaş veya ücretinin borç bitinceye kadar ¼ nün haczine karar verilmiştir. Karar dairesince ve İcra İflas kanununun 355 nci maddesi gereğince haczin icra edilip edilmediğinin ve borçlunun almakta olduğu maaş veya ücreti miktarının bir hafta içinde bildirilmesi ve borç bitinceye kadar tebligat mucibince haciz olunan miktarın kesilip hemen dairemize gönderilmesi,

Borçlunun maaş veya ücretinde veya memuriyetinde yahut başka bir yerden maaş almayı mucip tebeddül olduğu ve hizmetine nihayet verildiği takdirde derhal bildirilmesi. Bu madde hükmüne riayet edilmediği veya kesilen paralar gönderilmediği takdirde aynı kanunun 356 ncı maddesi gereğince maaşınızdan veya sair mallarınızdan alınacağının ve ayrıca 347 nci madde gereğince cezai takibat yapılacağının bilinmesi rica olunur.

İCRA MÜDÜRÜ

:arrow: MAAŞ HACZİNE NASIL CEVAP VERİLİR.?

Maaş haczine doğru bilgi vermek zorundasınız. Yani (B) isimli şahıs sizin yanınızda ya da şirketinizde çalışıyorsa İcra Müdürlüğüne vereceğiniz cevabın açıklamalar kısmına (B) isimli şahsın şirketinizde çalıştığını ve maaş haczi gereğince maaşına haciz konulduğunu ve alacağı maaştan kesinti yapılarak icra dosyasına yatırılacağını bildirmeniz gerekmektedir. Maaş haczini tebliğ aldığınız tarihten itibaren çalışanınıza maaş ödemesi yaparken icra müdürlüğünün koyduğu oranda maaşını kesip kesmiş olduğunuz tutarı icra dosyasına yatırmanız gerekmektedir,maaş haczi tebligatı alan işverenin yapması gereken.Maaş haciz müzekkeresinde yazılan kararı yerine getirmesi, işçi işten ayrılana kadar veya borç sona erene kadar icra dosyasına yapacağı gerekli kesintiyi yatırmak.
eğer sadece ücretin 1/4 ünün haczi yazıyorsa müzekkerede sadece bunu yapacak, fazla mesai, prim,kıdem tazminatını vs, bunları kesemez, ancak bunlar yazıyorsa, işçi işten ayrılana kadar ücreti ve sair haklarından kesinti yapacak ve yine yazması şartıyla işten ayrıldığında doğmuş kıdem tazminatı varsa bununda dosya alacağı kadarını dosyaya yatıracak.

Maaş haczi yazısında belirtilen kişi yani (B) isimli şahıs sizin yanınızda çalışmıyorsa yine 7 gün içerisinde (B) isimli bir çalışanınızın olmadığını bu nedenle maaşına haciz konulamadığını belirterek icra dosyasına cevap vermeniz gerekmektedir.

BORÇLU İŞCİNİN MAAŞINA ŞİRKETİNİZCE HACİZ İŞLEMİ YAPILINCA ÖRNEKTEKİ GİBİ CEVABI YAZI İLE İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE BİLDİRİLİR

T.C.

………………………………….
....…... İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE

0000/000000E

KONU : Maaş Haczi

ALACAKLI : ...............................................................

BORÇLU : ...............................................................

ALACAK MİKTARI : …...............- TL

AÇIKLAMALAR :

Yukarıda numarası verilen dosya ile aleyhine icra takibine girişilmiş bulunan dosyanız borçlusunun maaş haczi için şirketimize müzekkere yazılmıştır.

Borçlu şirketimizden ............... TL maaş almakta olup , talimatınız gereği olarak 1/4 ü ................ ayki maaşından itibaren kesilerek icra dosyasına gönderilmek üzere İcra Dairesinin banka hesabına yatırılacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederiz. ...../..../2013

… Şirketi Yetkilisi Ad ve Soyad

(İmza)

:arrow: MAAŞ HACZİ YAZISI GELMEDEN ÖNCE ÇALIŞAN İŞTEN AYRILDIYSA VEYA İŞTEN ÇIKARTILDIYSA NE YAPILMALI.?

Bu durumda yine icra müdürlüğüne süresinde vermeniz gerekmektedir. İlgili kişinin sizde çalıştığını ancak ../../20.. tarihinde işten ayrıldığını ya da işten çıkarıldığını bildirmeniz gerekecektir. Maaş haczi yazısı geldiği anda işten ayrılan yada işten çıkarılan kişinin sizden maaş ve kıdem tazminatı alacağı varsa bu durumda maaşın belirtilen oranda kesilerek icra dosyasına ödenmesi (bu oran genellikle 1/4 tür) gerekir. Kıdem tazminatı alacağının ise tamamı icra dosyasına ödenmelidir.

AŞAĞIDAKİ ÖRNEK CEVABİ YAZIYI KULLANA BİLİRSİNİZ.
T.C.

………………………………….
....…... İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE

0000/000000E

KONU : Maaş Haczi

ALACAKLI : ...............................................................

BORÇLU : ...............................................................

ALACAK MİKTARI : …...............- TL

AÇIKLAMALAR :

Yukarıda numarası verilen dosya ile aleyhine icra takibine girişilmiş bulunan dosyanız borçlusunun maaş haczi için şirketimize müzekkere yazılmıştır.

Borçlu ....…/....../2013 tarihinde işten ayrılmış olup tüm yasal haklarımız saklı kalmak üzere, Borçlunun şirketimizden hiçbir hak ve alacağı da bulunmamaktadır. Bu doğrultuda gerekli işlemlerin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. ...../..../2013

… Şirketi Yetkilisi Ad ve Soyad

(İmza)

:arrow: İŞ YERİNDE İCRA MÜDÜRLÜĞÜN'DEN GELEN YAZIYA CEVAP VERMEYE YETKİLİ KİMDİR.?

İşveren şahıs ise işverenin kendisi ya da avukatı, işveren şirket ise şirketi temsile yetkili kişi veya şirket avukatı tarafından maaş haczi cevabı verilebilir.

İcra Müdürlüğüne cevap verirken vereceğiniz cevap yazısını en az 2 nüsha olarak düzenleyiniz ve bir nüshasına icra müdürü tarafından görüldü alarak saklayınız.

:arrow: BORÇLU İŞCİNİN MAAŞINA KONAN HACİZDE NEKADAR KESİNTİ YAPILARAK İCRA DOSYASINA ÖDENİR.?

İcra müdürlüğü tarafından gönderilen maaş haczi yazısında borç miktarı yazılıdır. İcra dosya borcu bitene kadar her ay düzenli olarak icra müdürlüğü dosyasına belirtilen tutarı keserek cevap vermeniz gerekecektir.(bu oran genellikle 1/4 tür) İşcinin maaşının dörtte biri kesilir. Kıdem tazminatı alacağının ise tamamı icra dosyasına ödenmelidir.

4857 sayılı İş Kanununda bu konu ile ilgili açık bir hüküm bulunmaktadır. Kanunun 35’inci maddesinde “işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlasının haczedilemeyeceği veya başkasına devir ve temlik olunamayacağı nafaka borçları hariç” belirtilmiştir. Bu maddeden anlaşıldığı üzere işçi maaşından sadece nafaka borcu tamamıyla kesilebilir. Ancak borçlu olduğu kişinin dava ettiği durumlarda maaşına haciz kararı verilebilir. Ancak sadece maaşının dörtte birine haciz konulabiliyor.

Buna göre 4857 sayılı Kanunun ücretin saklı kısmı başlıklı 35 inci maddesinde; “İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır.”hükmüne yer verilmiştir.

Sonuç olarak nafaka borçları dışında işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlasının haczedilemesi veya başkasına devir ve temlik edilmesi mümkün değildir.

:arrow: BORÇLU İŞCİNİN MAAŞINA HACİZ KONULUP ANCAK ÇALIŞAN MAAŞ HACZİNDEN SONRA ÇALIŞAN İŞTEN AYRILIRSA NE YAPILIR.?

Çalışanınız maaş haczi konulduktan sonra işten ayrıldığında alması gereken bir maaş varsa bu tutar kesilerek yine icra dosyasına yatırılmalı ve eğer başkaca varsa bu tutarlarda icra dosyasına ödenmelidir. Maaş haczi yazısı geldikten sonra işveren olarak işçiyi eğer siz işten attıysanız bu durumda yine maaşından kesinti yaparak ödeme yapmanız gerektiği gibi alması gereken kıdem ya da ihbar tazminatı varsa bu tutarları da icra dosyasına ödemeniz gerekmektedir. Yine borçlunun işten ayrılış tarihi ile mevcut adreslerini icra dosyasına bildirmeniz gerekecektir.

:arrow: PERSONEL MAAŞ İCRA KESİNTİSİ VE MUHASEBE YEVMİYE KAYDI.?

Süreç ilgili icra dairesinden gelen yazı ile başlamakta ve yazı ile belirtilen oranlar dahilinde tüm borç bitince de sona ermektedir. Tabi ki bu süre içerisinde personelin işten çıkması ile yükümlülükten kurtulma ihtimalini de unutmayalım.

Hemen belirtelim işçi için yapılan bu icra işlemleri dolayısıyla harcanan mesai veya ek masraflar işçiden rücu edilemez. Ayrıca bu nedenin işçinin iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmek içinde tek başına yeterli olmayacağı açıktır. Tabi ki işveren işçinin gerekli diğer koşulları sağlamış olması halinde ihbar ve kıdem tazminatları ödeyerek iş akdini tek taraflı fesih yoluna gidebilir. Burada unutulmaması gereken haklı nedenin olmayışı nedeniyle işçinin işe iadesini talep edebileceğidir. Ayrıca icra dairesi talebinden sonra işçiye ödenecek kıdem ve ihbar tazminatı gibi ödemelerin toplam icra tutarı mahsup edildikten sonra ödenecek olması nedeniyle personele de gerekli fayda sağlanmamış olacaktır. Tecrübelerle sabittir ki küskün personel size icra kesintileri için harcayacağınız mesaiden daha fazlasına mal olacaktır.

İcra dairesinden gelen tebliğ zarfı muhakkak ilgili kişi tarafından teslim alınmalı ve teslim alınma tarihi bu zarfa yazılmalıdır. Tebliğ tarihi itibari ile icra dairesine karşı, personel icra kesintilerini ve tüm bildirimleri yapma yükümlülükleriniz başlamış olacaktır. İcra dairesine gerekli ödemeleri tebliğ tarihini takip eden aydan itibaren yapacağınızı bir yazıyla bildirmeniz yararlı olacaktır.

Pek tabi ki bazı durumlarda kesilemeyecek olması da mümkündür. İşçinin tebliğ tarihinden önce işten çıkarılmış veya çıkmış olması, personel ücretinde hali hazırda uygulanmakta olan başka bir dosya ile icra kesintisi olması gibi, ama bu tür durumlarında ilgili icra dairesine bildirimi gerekmektedir. Yine belirtelim bu tür bildirimleri tebliğ tarihinden itibaren 7 (Yedi) gün içerisinde yapmayı ve yazılarınızın görüldü onaylı veya evrak kayıt numaralı birer nüshalarının sizde bulunması gerektiğini unutmayınız.

Haciz miktarı genellikle net ücretin ¼ ü kıdem ve ihbar tazminatı tutarının da tamamı olarak bildirilmektedir. Burada yanlış anlaşılan diğer bir hususta bu oranın maaşa uygulanabilecek en üst oran olduğu düşünülmektedir. Aksine ilgili yasada maaş üzerine uygulanacak haciz oranı ¼ ün altında olamaz denilmektedir.. (İcra ve İflas Kanunu MADDE 83) Kesinti matrahı ise kısaca ücretlinin o dönem alacağı ücretlerin tümüdür. Yine atlanan veya unutulan bir başka hususta ay içerisinde alınan nakit avansların haciz matrahına dahil edilmemesidir. Sık sorulan bir diğer hususta Asgari Geçim İndiriminin de hacze konu olup olmayacağıdır. Asgari geçim indiriminin gelir vergisi tutarından sağlanan bir indirim ve işçiye sağlanan bir menfaat olması nedeniyle hacze dahil edilmelidir.

Bir başka konuda sıraya konan haciz tutarı için faiz işletilip işletilemeyeceğidir. Sıraya konan maaş haciz tutarlarına normal olarak yıllık yasal faiz oranında veya hacze taraf olan kurum ile yapılan sözleşmede belirtilen oran üzerinden günlük olarak hesaplanır.

Örnek: Mayıs 2013 Net Maaş (AGİ Dahil) 1.573,40 TL ay içerisinde alınan avans 200,00 TL bordroda ödenecek tutar 1.373,40 TL olmasına karşın icra tutarı oranı avans dahil tutar olan 1.500,00 TL üzerinden hesaplanacaktır. (1.500,00 X 1/4 = 393,35)

T.C

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

E. 2008/10938

K. 2008/13896

T. 1.7.2008

"Borçlunun maaş ve ücreti haczi İİK'nun 355 ve devam eden madde hükümlerine göre yapılır. Memurlukça tebliğ edilen ihbarnamede 89. maddeden söz edilmesi sonucu etkilemez. İİK'nun 355. maddesine göre icra müdürü, borçlunun çalıştığı işyerine maaş ve ücretin haczedildiğine dair bir haciz yazısı yazar. Haciz yazısını alan işveren bir hafta içinde haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücretinin miktarını icra dairesine bildirmeye ve borç bitinceye kadar icra dairesinin haciz bildirimine göre haczolunan miktarı borçlunun maaş veya ücretinden keserek hemen icra dairesine yatırmaya mecburdur. Aksi halde İİK'nun 356. maddesi gereğince kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemede hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından ve sair mallarından alınır.
Somut olayda borçlu Kemal'in şikayetçi üçüncü kişi Mustafa'nın yanında işçi olarak çalıştığı, Mustafa'nın de B ..... AŞ.'nin taşeron firması olduğu" dolayısı ile 89/1 haciz ihbarnamesi B ... AŞ. adresinde şirket yetkili müdürü Fatma'ya tebliğ edilmiştir. Tebligat üzerinde yazılı olan "B AŞ. eli ile işveren Mustafa" ifadesinde de tebligatın Mustafa adresinde değil B AŞ. adresinde yapıldığı ve usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Şikayetçiye İİK'nun 356. maddesine göre usulüne uygun bir tebligat yapılmadığından İİK'nun 356. maddede yazılı hüküm ve sonuçlar doğmaz.
Öte yandan kabule göre de, tebligatın geçerli olduğu varsayılsa dahi şikayetçinin borçlunun maaşından kesinti yapmadığı miktar kadar şahsi mallarından veya maaşından tahsili gerekirken, tüm takip borcundan sorumlu tutulması ve bu borcun tahsili için Mustafa'nın B... A.Ş.'de tahakkuk etmiş ve edecek her türlü alacakları üzerine haciz konulması usulsüzdür.
Şikayetin kabulü yerine reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 01.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi."

T.C. YARGITAY
12.Hukuk Dairesi

Esas: 2006/11847
Karar: 2006/13146
Karar Tarihi: 16.06.2006

ÖZET: Borçlu ikramiyesinin dörtte biri haczedilebileceğine göre şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekir.

(4857 S. K. m. 28, 32, 35)

Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Borçlu vekili müvekkili aleyhine yapılan icra takibi ile, müvekkilinin almakta olduğu maaşının 1/4'ü ile ikramiyesinin tamamına haciz konulduğunu, bunun kanuna aykırı olduğunu, ancak, 1/4'ü oranında kesinti yapılabileceğini bu sebeple şikayetinin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

4857 S. İş Yasasının 35. maddesinde; hükmü yer almaktadır. Ayrıca, Yasanın 32. maddesinde ücretin genel anlamda tanımlanması yapılmış olup, ikramiyenin de ücretten sayılacağı anlaşılmaktadır.

Bu halde adı geçen Kanun maddesi uyarınca borçlu ikramiyesinin 1/4'ü haczedilebileceğine göre şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile 4875 S. Kanunun 28. maddesine paralel olarak düzenleme yapıldığı gözardı edilerek yazılı biçimde şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

T.C. YARGITAY
12.Hukuk Dairesi

Esas: 2006/1566
Karar: 2006/3702
Karar Tarihi: 27.02.2006

ÖZET: Evli ve dört çocuklu olan borçlunun kendisinin, eş ve çocuklarının geçimini temin bakımından, kişisel ve sosyal konumu da gözetilerek, almakta olduğu maaş ve ücretlerden ne kadarı ile ailesinin geçimini sağlayabileceği saptandıktan sonra ve yapılacak kesintilerin tüm gelirlerinin 1/4'ünden aşağı olmamak üzere makul bir oranda yapılmasına karar verilmesi gerekir.

(2004 S. K. m. 83)

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Evli ve 4 çocuklu olan borçlunun kendisinin, eş ve çocuklarının geçimini temin bakımından, kişisel ve sosyal konumu da gözetilerek, gerektiğinde bilirkişiden rapor da alınarak, almakta olduğu maaş ve ücretlerden ne kadarı ile ailesinin geçimini sağlayabileceği saptandıktan sonra ve yapılacak kesintilerin tüm gelirlerinin 1/4'ünden aşağı olmamak üzere makul bir oranda yapılmasına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde maaşını ve ek ders ücreti ve aile yardımına ait tüm gelirlerinin 3/5'inin haczine karar verilmesi isabetsizdir.

18/05/2014

TAŞIT HACZİ VE TAŞITIN YAKALANMASI
Türk hukuk sisteminde aklımıza, şahısların yakalanması ve araçların yakalanması şeklinde iki tür yakalama gelmektedir. Araçların yakalanması aslında aracın trafikten men edilmesi anlamına gelmektedir.
Alacaklının, borçludan alacağını tahsil etmesinin yollarından biri de borçlunun üzerindeki motorlu araçları üzerine haciz koymaktır. Buna hukukta kaydi haciz denmektedir. Genellikle bu hacizle birlikte taşıtın yakalanması ve trafikten men dilmesi talep edilir. Üzerine haciz konmuş ve yakalaması istenmiş motorlu taşıtları polis veya jandarmanın trafikle ilgili birimleri yakalar ve muhafaza altına alır. Durumu ilgili icra dairesine bildirir. İcra dairesi de bu taşıtlar üzerindeki kaydi haczi fiili hacze çevirir. Daha sonra alacaklının talebiyle satış işlemleri başlatılır. Fakat bu yola başvurulması genellikle borcun tahsil edilmesinde pek yararlı olmamaktadır. Kısa dönem uygulamalarımdan edindiğim deneyimlerime göre bu yolla borç tahsil etmek çok zordur. Bunun nedenlerini kısaca açıklamaya çalışacağım.
1-Öncelikle üzerine haiz koyduğumuz ve yakalama talebinde bulunduğumuz motorlu araçların yakalandığı çok seyrektir. Yakalaması olan taşıtların hepsi yerleşim alanlarında sokaklarda park halinde olmalarına rağmen yakalanmamaktadır. Yakalama ilginç rastlantılara bağlıdır. Aracın sürücüsü rutin kontrollerde alkollü çıkarsa, araç bir trafik kazasına karışırsa veya yakalama ile ilgili görevliler sokakta park edecek yer bulamazlarsa park edilecek yer açmak için park halindeki araçlardan yakalaması olup olmadığına bakılırsa olabilir. Benim beş yıllık avukatlık dönemimde haciz koyduğum o kadar araçtan ancak iki tanesi yakalanabildi. Biri sürücüsünün akollü oluşu, diğeri de park yeri açma nedeniyle gerçekleşmiştir. Bir tanesini de aracın yerini kendimiz tespit edip icra memuruyla aracın yanına giderek yakalama işlemini yaptık ve fiili haciz yapabildik.
2-Kaydi haciz konulan taşıt menkul niteliğinde olduğu için bir yıl içersinde satışı yapılmalıdır.
Madde 106 - Alacaklı haczolunun mal taşınır ise hacizden nihayet bir sene ve taşınmaz ise nihayet iki sene içinde satılmasını isteyebilir
İİK 106.maddesi bir yıllık süre tanımıştır. Bu sürenin geçirilmesinin yaptırımını da 110. maddesinde belirtilmiştir.
Madde 110 - Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar.
Yargıtay’ın bu konuda verdi birçok karar vardır.

YARGITAY
19.Hukuk Dairesi
Esas : 2005/8171
Karar : 2005/12286
Karar Tarihi : 08.12.2005
Dava : Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar : Davacı vekili dava dışı borçlu Yusuf Yılmaz'a ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde hacizlerinin İİK.nun 106 ve 110 . maddesi uyarınca düştüğünden bahisle, haciz tarihi daha sonra olan davalıya üst sıranın verildiğini, oysa İİK.nun 87 ve 102/I . maddesi uyarınca aracın fiili haczi yapılmadığını ve satış istemenin usul ekonomisine uygun düşmeyeceğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacı yanın haczinin İİK.nun 106 ve 110 . maddeleri gereğince düştüğünü bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce İİK.nun 106 . maddesi uyarınca hacizden itibaren bir yıl içinde taşınırların satışının istenmesi gerektiği, aksi takdirde aynı yasanın 110 . maddesi uyarınca haczin düşeceği, fiili haciz yapılmamış olmasının da bu durumu değiştirmediği ve davacı haczinin açıklanan durum karşısında düşmüş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç : Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK.nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, 8.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Yargıtay kararlarına göre de fiili haciz yapılmamış olmasına rağmen bir yıl içersinde satış istenmesi gerekiyor. Fakat yakalanıp muhafaza altına alınmamış bir taşıtın kıymet takdirinin nasıl yapılacağı, buna bağlı olarak satışının nasıl yapılacağı da belli değildir.
Uygulamada; kayden hacizli ancak fiilen haczedilmemiş araçların üzerindeki haczin düşmesini engellemek amacıyla süresi içerisinde satış talep edilip satış avansı da yatırılır. İcra müdürü, kıymet takdiri yapılmadığından veya fiilen haczedilmediğinden satış talebini reddeder. Böylece haciz düşmemiş olur
3- Genellikle bu taşıtlar üzerinde rehin vardır. Vergi Dairelerinin hacizleri vardır.Satış talebinde bulunsanız ve satış yapılsa sıra cetvelindekilerden size bir şey kalmayabilir.
Genellikle taşıt yakalanır ve fiili haciz yapılırsa borç ödenmektedir. Alacaklı tarafından da taşıt üzerindeki kaydi ve fiili haciz kaldırılmaktadır. Bazen üzerinde kaydi haciz bulunan taşıt sahibi tarafından satılmak istenir. İşte bu durumlarda alıcı taştın üzerindeki tüm kısıtlamaların kaldırılmasını istemektedir.
Aslında hacizli taşıtın noter satışı mümkün ve geçerlidir. Noter satışı sırasında alacaklı bu durumu bildiğinden hacze konu alacağı da kabullenmiş demektir. Taşıt haciz ile de devredilebilir. Alıcı mülkiyetin devrini tüm kısıtlamaları ile birlikte kabul eder. Kanaatimce ipotekli bir taşınmaz rehin hakkının alıcı tarafından kabul edilmesi suretiyle devredilebildiğine göre hacizli bir aracın da kayıttaki haczi kabul eden alıcıya satışı mümkündür. Özel hukuk yönünden aksini öngören yasal bir düzenleme yok. Amme alacağı bakımından ise uygulamada noterler kanun hükümlerine göre bir kamu alacağından dolayı haciz kaydı bulunan menkulün satışını 6183 sayılı Yasanın 73. maddesini nazara alarak satış işlemini yapmıyorlar. Tapu idareleri de amme alacağı sebebiyle hacizli olan taşınmazların satışını ancak ilgili idarenin satışa muvafakat etmesi halinde kabul ediyor. Alıcının haczi ve neticelerini kabul etmiş olmasını yeterli saymıyor.
Öncelikle belirtmek gerekir ki araçların satışı için Noterde satış senedi düzenlemek akdin inikadı için yeterlidir. Yine Noterde düzenlenen satış sözleşmesinin imzalanması da aracın mülkiyetinin devri anlamına gelir. Dolayısıyla Noterde imzaların atılması ile mülkiyet de el değiştirmiş olmaktadır. Trafik Tescil Şube Müdürlüklerindeki kayıtlar ise sadece açıklayıcı mahiyettedir.
Her ne olursa olsun üzerinde haciz ve yakalama olan bir taşıtı satın almanın doğru olmayacağına inanıyorum.
Bu nedenle Trafik Tescil Şube Müdürlüklerinde tescili yapılmamışsa satış sonrasında da taşıtın eski sahibinin borçları için haciz konabilmektedir. Bu da taşıtın yeni sahiplerinin başını ağrıtmaktadır. Bu durumda haczin el değiştirdikten sonra yapıldığını ispatlayan Noterlik Satış sözleşmesiyle İcra Dairesine başvurmak gerekir.
Haczin Trafik Tescil Şube Müdürlüğündeki sicile işlenme günü ile satış günü aynı olabilir. Bu durumda işlem saatine bakmak gerektiği öne sürülmektedir. Noterdeki satış senedinin düzenlenme anı ile Haczin trafik sicil kaydına işlenme anını saat olarak karşılaştırmak gerekir.
Noterdeki satış senedi üstünde saat belli ise ve haczin işlenmesi saati ile karşılaştırıldığında satış saati daha evvel ise yapılacak iş; durumu kanıtlayan belgelerle birlikte evvela haczin kaldırılması için İcra Müdürlüğü’ne talep açarak başvurmak, talebin reddi halinde ise İcra Mahkemesine şikayette bulunmaktır. Bu durumda İcra Mahkemesi sadece icra dosyasında alacaklı veya borçlu olarak görünenlerin taraf ehliyeti açısından şikayet hakkı olduğu kanaatine vararak mülkiyet iddiasının istihkak davası yoluyla halli gereken bir husus olduğundan bahisle davayı reddedebiliyor. Bu konuda çok sayıda Yargıtay Kararı mevcuttur. Bu durumda aracı satan kişi ile anlaşarak dosyadaki işlemle ilgili şikayeti dosya borçlusu olarak aracı satan kişiye yaptırmak daha iyi bir çözüm olabilir. Yine de en kötü ihtimalle İstihkak Davası yoluna gidilerek olumlu sonuç alınabilir.
Haczin konma anı satış anının öncesinde ise haczin kaldırılması için yapılacak bir şey olmadığı açıktır. Burada ortaya çıkacak zararla ilgili tazmin sorumluluğunu aracı satan kişiye yüklemek ve dolayısıyla bu hususta tazmin için husumeti satıcıya yönlendirmek gerekecektir.

18/05/2014

İcra Takibi Nedir?
Alacaklının borçludan alacağını almak için icra müdürlüğünde başlattığı işlemin hukuki adıdır.

İcra Takibi Nedir?
Alacaklının borçludan alacağını almak için icra müdürlüğünde başlattığı işlemin hukuki adıdır..

Haciz Nedir?
Aşağıda ayrıntıları açıklanacağı üzere borçlunun mal ve haklarına icra müdürlüğü aracılığı ile el konulması demektir. Halk arasında icra işlemlerinin tümünü kapsayacak şekilde kullanılmakta ise de haciz icra takibi işlemlerinin bir aşamasından ibarettir.

Eve İcradan Kâğıt Geldi!
İcra müdürlüğü tarafından gönderilen tebligatlar genellikle icra takibi üzerine düzenlenen ödeme veya icra emridir. Üzerini dikkatle okuyunuz. Süreli olduğunu unutmayınız. Bu konuda “adliyeden bir yazı geldi” başlıklı broşüre bakabilirsiniz.

Ödeme Emri / İcra Emri Farkı Nedir?
Her ikisi de ödemediğiniz bir borç bulunduğunu ve icra müdürlüğü aracılığı ile tahsil edileceğini bildiren belgelerdir.
İcra takibinin birden çok çeşidi vardır:
• İlamsız takip
• Kambiyo senetlerine özgü takip
• İlamlı takip
İlamsız takip ve kambiyo senetlerine özgü takip yolunda ödeme emri, ilamlı takipte icra emri gönderilir.


Ödeme Emri / İcra Emri Ne Bildirir?
İcra müdürlüğü tarafından düzenlenerek borçluya gönderilen bu belgelerde aşağıdaki bilgiler gösterilir:
• Alacaklının adı, adresi
• Borçlunun adı, adresi
• Borç miktarı
• İşleyecek faiz oranı
• Faiz başlangıç tarihi

Ödeme/İcra Emri Neden Gönderilir?
İcra müdürlüğü size bu belgeyi göndererek yasal haklarınızı kullanmanız için süre tanımış olur. Eğer borcunuz yoksa borç miktarı doğru değilse, önceden ödediğiniz borç tekrar isteniyorsa yasal haklarınızı kullanarak takibi durdurabilirsiniz.

İcra Emri veya Ödeme Emri Geldiğinde Ne Yapmalıyım ve Yasal Haklarım Nelerdir?
Ödeme/icra emri mal ve haklarınızın haczedilmesinden önceki son aşama olabilir. Bu belgeleri dikkatle okuyunuz. Alt kısımlarında yapmanız gerekenler ve yasal haklarınız yazılıdır. Bu haklarınızı kullanınız. Ödeme/ icra emrinde yazılı metin size zor ve karmaşık geliyorsa hukuki yardım almanız önerilir.

Mal Beyanı Nedir?
Borcu karşılayacak miktarda malvarlığınızı açıkça bildireceğiniz bir dilekçedir. Ayrıca açık adresinizi de bildirmeniz gerekir. Uyarı yazısında ayrıntısı ile belirtildiği üzere 10 gün içinde mal beyanında bulunmanız zorunludur.

Mal Beyanında Bulunmamanın Sonucu Nedir?
Takibe konu alacak miktarı asgari ücretin üzerinde ise mal beyanında bulunmamanız halinde alacaklı icra mahkemesine başvurarak mal beyanında bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapsen tazyik edilmenizi isteme hakkına sahiptir.

İcra ve Ödeme Emri ile Birlikte Gönderilmesi Gereken Belge Var mıdır?
İcra emrinde yoktur. Kambiyo takibinde ödeme emri ile birlikte borç kaynağı belge de gönderilmelidir. İlamsız takipte ise borç belgeye dayalı ise gönderilmesi gerekir. Gönderilmediği takdirde 7 gün içerisinde icra mahkemesinden ödeme emrinin iptalini şikayet yoluyla talep edebilirsiniz.

İcra Mahkemesinin Görevleri Nelerdir?
İcra mahkemeleri, borçluların borca ve imzaya itirazları ile alacaklı ve borçlunun icra müdürlüğünün işlemlerine ilişkin şikayetlerini incelemekle görevli mahkemelerdir. İddialar yazılı delil ile kanıtlanır. Yazılı deliliniz yoksa genel mahkemeye başvurmanız tavsiye edilir.

Tebligat Elime Ulaşmamış veya Geç Ulaşmış ise Yapmam Gereken Nedir?
Bu halde tebligatın usulsüzlüğünün tespitini isteyebilir veya gecikmiş itirazda bulunabilirsiniz.

Takibe İtiraz Etmemenin Sonuçları Nelerdir?
İtiraz etmemeniz halinde, itiraz süresi sonunda hakkınızdaki icra takibi kesinleşir. Takip kesinleştikten sonra evinize hacze gelinebilir, bankada bulunan paralarınıza, gayrimenkullerinize ve üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarınıza haciz konulabilir.

Haciz İşlemi Nedir?
İcra memurunun gözetiminde alacağın tahsili için yetecek miktarda eşyanın tespit edilerek haciz tutanağına yazılmasıdır. Alacaklının talebi olursa eşyalarınız evinizden alınarak yediemin depolarına götürülebilir veya size yediemin olarak bırakılabilir. Haciz sırasında alacaklı veya vekili isterse hazır bulunabilir. Haciz işlemi sırasında icra memuru beyan ve taleplerinizi haciz zaptına yazmakla yükümlüdür. Haciz tutanağını dikkatle okuyunuz, okumadan imzalamayınız. Talepleriniz yazılmaz ise bu hususu yazarak zaptı imzalayabilir veya imzalamaktan çekinebilirsiniz.

Haciz İşlemine Karşı Şikâyet Hakkı Var mıdır?
Haciz işlemi memur işlemi olup kanuna aykırılık söz konusu ise icra mahkemesine şikâyet davası açabilirsiniz. Bu dava süreye tabi değildir.

Emekli Maaşları Haczedilebilir mi?
Emekli maaşları kural olarak haczedilemez. Takip kesinleştikten sonra borçlunun muvafakatı (onayı) halinde haczedilebilir. Emekli maaşlarında haczin kaldırılması süreye bağlı değildir ve icra müdürlüğünden talep edilir.

Meskenlerin Haczi Mümkün müdür?
Bir tane konutunuz varsa ve satılması halinde, satış değeri ile sosyal konumunuza uygun başka bir ev almanız mümkün değilse haczi mümkün değildir. Bu halde şikâyet 7 günlük süreye tabidir ve icra mahkemesine yapılır.

Haczedilen Eşya Borçluya Ait Değilse Ne Yapılmalıdır?
Haczedilen eşyanın borçluya ait olmaması halinde bu durum borçlu tarafından icra memuruna ifade edilir ve haciz tutanağına yazılır. Bu halde eşyanın sahibi olduğu bildirilen kişiye durum bildirilir. Üçüncü kişinin “istihkak davası” açma hakkı vardır. Karmaşık bir dava olup hukuki yardım alınması önerilir. Haksız bildirim yapılması halinde tazminat ödeme yükümlülüğünüz doğabilir.

Haczedilen Eşyaların Akıbeti Nedir?
Haczedilen eşyalar alacaklının talebi olursa yediemin depolarına götürülür. Daha sonra yasal prosedüre uygun olarak icra müdürlükleri tarafından satılır. Satış bedeli alacaklıya ödenir.

Haczedilen Eşyamı Geri Alabilir miyim?
İcra takibine neden olan borcunuzu ve icra masraflarını ödediğinizde haczedilen eşyanızı geri alabilirsiniz. Eşyanızın tutulduğu yediemin deposunun ücretini de sizin ödemeniz gerekir.

Takip Giderleri, Harçlar ve Satış Giderlerinden Kim Sorumludur?
Kural olarak borçlu sorumludur. Ancak takibi başlatan alacaklı önce masrafları öder ve daha sonra esas alacak ile birlikte borçludan tahsil eder.

Address

Vatan Caddesi/ortadoğu Iş Merkezi/No:2 Kat:6 ÇAĞLAYAN-Istanbul
Istanbul
34403

Opening Hours

Monday 08:45 - 18:45
Tuesday 08:45 - 18:45
Wednesday 08:45 - 18:45
Thursday 08:45 - 18:45
Friday 08:45 - 18:45

Telephone

(0212) 233 58 68

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Aksen Hukuk Bürosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Aksen Hukuk Bürosu:

Share