Av. Mustafa Kemal GÖZE

Av. Mustafa Kemal GÖZE Avukat ve Hukuk Bürosu

Vergi mahkemelerinde görülen vergi davalarının takip ve savunulması, ceza mahkemelerinde görülen vergi ceza davaları ile vergi inceleme danışmanlığı, vergi daireleri nezdinde iş takibi, vergi uzlaşmalarında temsil hizmetleri

22/04/2026

MAHSUBEN İADE TALEPLERİNDE “BORÇ MAHSUP LİSTELERİNİ” GEÇ GİRDİNİZ DİYE İADE TALEBİNİZ REDDEDİLEBİLİR Mİ?

GELİR İDARESİ:

İdareye göre, mahsuben iadenin yapılacağı borçlara ilişkin listenin sunulması, iade talebinin kurucu unsurlarından biridir. Bu liste verilmedikçe iade talebinin tekemmül etmeyeceği; yani mahsup edilecek borçlar açıkça bildirilmeden talebin eksik ve soyut kalacağı ileri sürülmektedir. Bu nedenle borç mahsup listesinin, iade talebinin “olmazsa olmaz” unsuru olduğu; genel tebliğde öngörülen altı aylık süre içinde bu listeye konu edilmeyen iade hakkının sakıt olacağı, dolayısıyla iade talebinin süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği görüşü benimsenmektedir.

VERGİ YARGISI:

Danıştay ve Bölge İdare Mahkemeleri ise farklı düşünüyor. Yargı kararlarında; borç mahsup listelerinin, yani mahsup istenen borçların tek tek belirtilmesinin, iade talebinin zorunlu bir unsuru olmadığı vurgulanıyor. Bu şekilde bir şartın, hakkın özüne dokunan ve iade hakkını ortadan kaldıran bir sınırlama niteliğinde olduğu, dolayısıyla kabul edilemeyeceği ifade ediliyor.

Örnek kararlar:

- İstanbul BİM 3. VDD 7.2.2024 tarih ve E:2024/453, K:2024/402 sayılı karar
- İstanbul BİM 2. VDD 16.6.2020 tarih ve E:2020/517, K:2020/808 sayılı karar (Danıştay 7. Daire'nin 4.5.2023 tarih ve E:2020/2683, K:2023/2370 sayılı kararıyla onanmıştır.)
- Danıştay 7. Daire 11.12.2023 tarih ve E:2021/4141, K:2023/4745 sayılı karar
- Danıştay 7. Daire 14.03.2023 tarih ve E:2021/1827, K:2023/1466 sayılı karar

Vergide tebligat sorunu bir türlü hallolmuyor. E-tebliğ, kapıya yapıştırma... tam bir keşmekeş.Devam eden davamda böyle ...
03/04/2026

Vergide tebligat sorunu bir türlü hallolmuyor. E-tebliğ, kapıya yapıştırma... tam bir keşmekeş.

Devam eden davamda böyle bir olay var, özetleyeyim; kim haklı, ne doğru siz karar verin. Özellikle kamuda çalışmış arkadaşların yorumlarını merak ediyorum.

1 - Tebligatın muhatabı 2015'ten bu yana gerçek mükellef, hatta adam meslek mensubu. Elbette e-tebligat sistemine kayıtlı.

2 - Bu adama 2020 yılında müteselsil sorumluluk ödeme emirleri düzenleniyor ama 5,5 yıl boyunca tebliğe verilmiyor, 2025 aralık ayına kadar bekleniyor.

3 - Hala e-tebliğ yapmak için gani gani zaman varken bir sebepten 13 aralıkta "posta" yoluyla tebliğ yapılmasına karar veriliyor.

4 - Bu gariplik yetmemiş gibi "işyeri adresine" değil, "ikametgah adresine" tebliğ edelim diyorlar. (Oysa adamın işyeri açık, faal mükellef)

5 - 15 Aralıkta ikamet adresine tebliğ için geliniyor, güya adreste bulunamıyor, 16 aralıkta bir daha gidiliyor, güya yine bulunamıyor ve yine güya 16 aralıkta kapıya tebligat pusulası yapıştırılıyor. Zarflar ve pusula ekte, anlatmaya gerek yok.

6 - Meslek mensubu müvekkil, yeni yıla milyonlarca liralık banka hacziyle merhaba diyor.

Evet, yorumlarınız?

BAM KARARI: VERGİ SUÇUNDAN KAYNAKLI VERGİ VE CEZALAR İPTAL EDİLMİŞ İSE CEZA 1/2 ORANINDA İNDİRİLMELİDİR."Bu niye BAM'ın ...
12/03/2026

BAM KARARI: VERGİ SUÇUNDAN KAYNAKLI VERGİ VE CEZALAR İPTAL EDİLMİŞ İSE CEZA 1/2 ORANINDA İNDİRİLMELİDİR.

"Bu niye BAM'ın konusu oldu ki?" diye soranlarınız olabilir. Saçma ama oluyor valla.

Alt mahkemede kendimizi paraladık;

- "Vergi mahkemesi bu VTR'yi para cezası kesmek için bile yeterli görmedi, bu kararlar BİM'den, Danıştay'dan geçti, kesinleşti. Savcılık ve siz de ekstra aleyhe bir delil bulabilmiş değilsiniz." dedik.

- "Türk milleti adına karar veren '1' hakim olarak, aynı belgelere bakıp yine Türk milleti adına karar vermiş '3' vergi mahkemesi üyesi, '3' BİM üyesi ve '5' Danıştay üyesi hakimi umursamadınız diyelim. Bu durumda dahi 359/4'e göre cezayı 1/2 oranında indirmeniz gerekir" dedik.

Mahkeme duymamayı tercih etti: mahkumiyet kararı verdi ve cezada da herhangi bir indirim yapmadı.

Aşağıdaki karar güncel; benzer durumda kimse olmasın ama olursa istifade etsin diye paylaşıyorum. İstanbul BAM 18. CD, 05.01.2026 tarih ve E:2025/4650, K:2026/91

Mükellefe aşağıdaki şekilde vergi inceleme raporları tebliğ edildi. Hangi yolu işletmek doğru olur? Cevaplarınızı merak ...
09/03/2026

Mükellefe aşağıdaki şekilde vergi inceleme raporları tebliğ edildi.

Hangi yolu işletmek doğru olur? Cevaplarınızı merak ediyorum.

a) Düzeltme talebi
b) Vergi mahkemesinde dava
c) Uzlaşma talebi
d) Cezada indirim
e) Üst makama başvuru

18/02/2026

HAKKINDA "MALİ SORUMLULUK" RAPORU YAZILMAMIŞ SMMM'YE ÖDEME EMRİ GÖNDERİLEBİLİR Mİ?

Bence gönderilemez. Bir vergi inceleme elemanının SMMM’nin müteselsil sorumluluğunu inceleme raporuyla tespit etmesi şarttır. Vergi dairesi böyle bir rapor olmadan doğrudan ödeme emri düzenleyemez. Evet, kanunda açıkça yazmıyor ama:

➡️4 Seri No’lu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ'den: "...inceleme raporlarında net bir şekilde ortaya koyacak ve bulunan matrah farkından meslek mensubunun sorumlu olup olmadığını açıklayacaklardır... Müşterek, müteselsil sorumluluğu vergi inceleme raporu ile tespit edilen meslek mensupları hakkında..."

➡️20.02.2015 tarihli VDK Yönergesine atıf yapan 03.08.2022 tarihli VDK Genel Yazısı da bu istikamette.

Kamuda görev yapan arkadaşlar şimdi yine bizi taşlayacaklardır; "aksi uygulama mümkün değil ki zaten, ne alaka" diye. Vallahi oluyor bunlar, uydurmuyoruz. Devam eden davam var, yakında bunla ilgili bir karar paylaşacağım.

Defter belge isteme yazısının tebligatı kapıya yapıştırma yoluyla yapılmış olsaydı ibraz etmemeden özel usulsüzlük cezas...
11/02/2026

Defter belge isteme yazısının tebligatı kapıya yapıştırma yoluyla yapılmış olsaydı ibraz etmemeden özel usulsüzlük cezası yer, asliye cezada yargılanırdı. Güzel zamanlarmış.

"ELEKTRONİK TEBLİĞ" SİSTEMİNE KAYITLI BİRİNE NORMAL POSTA YOLUYLA TEBLİGAT YAPILAMAZ.Malum, Gelir İdaresi, Kanun'da geçe...
10/02/2026

"ELEKTRONİK TEBLİĞ" SİSTEMİNE KAYITLI BİRİNE NORMAL POSTA YOLUYLA TEBLİGAT YAPILAMAZ.

Malum, Gelir İdaresi, Kanun'da geçen "yapılabilir" ibaresinden hareketle; "istersem elektronik tebliğ yaparım, istersem posta yoluyla..." diyor.

Bu bakış açısından dolayı, yıllardır e-tebliğe kayıtlı firmalara bile kağıt ortamından tebligat yapılabiliyor. Potansiyel mükelleflerde (yani kanuni temsilci, şirket ortağı, mirasçılarda vs..) ise çoğu zaman adamın e-tebliğ aktivasyonu var mı yok mu diye bakmadan PTT eliyle tebliğe çıkılıyor.

Mahkeme "Niye?" diye sorunca da; "Biz öyle uygun gördük, kanun bana bu yetkiyi vermiş" diyorlar.

Hele ki o "kapıya yapıştırma" denen barbarik ve sonsuz suiistimale açık tebliğ yöntemi yürürlüğe girdiğinden bu yana bu işler aldı yürüdü.

Ama işte, Ankara'da hakimler var. ⚖️

Vekili olduğum dosyada verilen aşağıdaki karar; Ankara BİM 2. VDD'nin 25.11.2025 tarih ve E:2020/133, K:2020/889 sayılı kararıyla ve Danıştay 9. Daire'nin 26.03.2014 tarih ve E:2023/5330, K:2024/1490 sayılı kararıyla onandı.

“İNTERAKTİF VERGİ DAİRESİ”NDEN “DİJİTAL VERGİ DAİRESİ”NE AKTARILAN HİZMETLERDE KAYBETTİKLERİMİZÖzet: Sevgili GİB, “ödeme...
13/01/2026

“İNTERAKTİF VERGİ DAİRESİ”NDEN “DİJİTAL VERGİ DAİRESİ”NE AKTARILAN HİZMETLERDE KAYBETTİKLERİMİZ

Özet: Sevgili GİB, “ödeme emirlerim” ekranını hokus pokus buharlaştırmış.

“Tebliğ ne kadar hayati bir şeydir” diye yazdığımda bazı vergi dairesi çalışanı arkadaşlar küfür kıyamet üzerime geliyor:

“Her şey internet vergi dairesinde var, oradan baksana!”
“Siz işin çakallığındasınız!”
“Gelin daireye, suret verelim!”
“Tebliğ almamak, vergi ödememek için yapmadığınız numara yok!”

(Mükellef haklarına saygılı memur arkadaşları ayrı tutuyorum.)

Önce şunu netleştirelim: Pek çoğunuz bilmiyorsunuz ama tek bir “internet vergi dairesi” yok. Aynı anda çalışan bir sürü sistem var:

🔹Bir “internet vergi dairesi” var. Hâlâ aktif. Bazı işler için hâlâ mecburen oraya gidiyoruz.

🔹Bunun dışında “interaktif vergi dairesi” var. Hâlâ aktif. Bazı işler için hâlâ oraya gitmek zorundayız. (Eski hali muhteşemdi, emeği geçenlerden Allah razı olsun.)

🔹“E-beyan” var. Sözde meslek mensupları için. Ama mükellef kendi adına verilen beyannamelerden doğan bazı işlemleri kendi şifresiyle göremiyor. Nasıl bir dijital hizmetse artık… Neyse, konumuz bu değil.

🔹Son gözdemiz: “Dijital Vergi Dairesi” Diğer sistemlerdeki hizmetler aşamalı olarak buraya taşınıyor. Hedef: Diğerlerini kapat, tek site yap.

Amaç güzel. Samimi söylüyorum. Emeği geçenlere minnettarız.

Fakat… “Dijital”e taşınan her hizmette işlerimiz zorlaşıyor, hizmet kalitesi düşüyor. Bu da bir gerçek.

Mesela yakın zamanda “İnteraktif”teki “ödeme emirlerim” sekmesi de “Dijital”e taşındı.

Sonuç? Eskiden tüm detaylarını görebildiğimiz ödeme emirleri şimdi ortadan kayboldu.

Takipten kaldırılmadılar. Aktifler. Sistemde duruyorlar. Ama mükellef artık göremiyor.

- Alttaki 1. ekran görüntüsü: eski interaktif vergi dairesinden.
- Alttaki 2. ekran görüntüsü: yeni interaktif vergi dairesinden.
- Alttaki 3. ekran görüntüsü: Dijital Vergi Dairesinin yeni “ödeme emirlerim” sayfasından.

Bilerek mi yapıldı? Yoksa farkında bile değiller mi? Bence farkında değiller. Umarım düzeltilir.

Çünkü özellikle; kanuni temsilci, ortak, mirasçı vs. yani “başka bir mükelleften dolayı adına işlem yapılan” şahıslara yapılan bildirimlerde, tebliğlerde çok ama çok ciddi sorunlar var. Elimize geçmeyen belgeleri en azından “interaktif”den görebiliyorduk, şimdi onu da göremiyoruz.

09/01/2026

BAZI CEZALARA DAVA AÇMAMAK, DEVLETE BAĞIŞ YAPMAKTAN FARKSIZDIR!

Malum, aziz hükümetimiz bu aralar belge düzenine aykırılıklardan hareketle gümbür gümbür özel usulsüzlük ve usulsüzlük cezaları kestiriyor. Yanlış KDV oranı, fiş kesmeme, yazarkasa entegrasyon vs…

Hatta daha önce terk ettikleri kötü bir alışkanlıklarına da geri döndüler: sahte belge kullanma raporlarında yeniden özel usulsüzlük cezası kestiriyorlar.

Başlıktaki ifadeye takılmayın; takdir elbette mükellefin… Her siyasi düşünceye saygım var. Hükümetimize muhabbet duyuyor olabilirler, toplanan vergilerin doğru yerlere harcandığını düşünüyor olabilirler. Bu durumda bu cezalar için uzlaşma talep edip ödemeyi tercih etmelerini saygıyla karşılarım. Sadece oy vermek yetmez; insan inandığı doğrular uğruna maddi fedakârlıklar da yapmalıdır. Asla kınamam.

Ama bu şekilde düşünmeyenler için şunu hatırlatmak isterim: Bu cezaları 30 gün içinde vergi mahkemesine taşıma hakkınız var.

“Ama Mustafa Kemal Bey, dava açarsak bizim peşimize düşerler, ‘sen misin mahkemeye giden’ deyip daha çok ceza keserler” mi diyorsunuz?

Bunlar çok çirkin düşünceler… Vergi dairesi amir ve çalışanları kinle, garezle, düşmanlıkla hareket edecek insanlar değildir. 12 yıl içlerindeydim; bir kere bile böyle bir şeye şahit olmadım. Kaldı ki her vergi dairesinin on binlerce mükellefi var. Binlercesi dava açıyor. Hangisinin peşine düşecekler? Böyle bir şey fiilen de mümkün değil.

Yorumdaki karar güncel, 2025/11 tarihli.

MATRAH ARTIRIMI TAKSİTLERİNİ İHLAL EDİNCE TARH ZAMANAŞIMI UZAR MI?Malum, yeni nesil yapılandırma kanunlarında fiks bir m...
26/12/2025

MATRAH ARTIRIMI TAKSİTLERİNİ İHLAL EDİNCE TARH ZAMANAŞIMI UZAR MI?

Malum, yeni nesil yapılandırma kanunlarında fiks bir madde var: "...bu Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak … taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemez..." 7440 sayılı Kanun'da bu cümle, md. 9/14’te yer alıyor.

Vergi İdaresi bu hükmün "tarh zamanaşımı" açısından da geçerli olduğunu düşünüyor.

Şöyle ki: diyelim matrah artırımı yaptınız ve fakat son taksitleri aksatıp ödeme koşulunu ihlal ettiniz. GİB'in bu konuyla ilgili kanaati şu şekilde: "Taksit ödeme sürecinin başladığı tarihten ödeme koşulunun ihlal edildiği tarihe kadar geçen sürede tarh zamanaşımı süresi işlemez. Bu nedenle ihlal tarihinden sonra kalan sürede inceleme ve tarhiyat yapılabilir."

Diyelim ki öyle. Peki bu mükellef hakkında nasıl inceleme yapılacak? 5 yıllık muhafaza yükümlülüğü dolmuş adamın defterini belgesini nasıl alacaksınız? Tarh zamanaşımı uzasa bile muhafaza yükümlülüğü uzamıyor ki? Velhasıl, Yasa Koyucu bunu düşünmemiş.

Bu konuyla ilgili takip ettiğim müthiş bir dava vardı, kararı sizle paylaşacağım. Özeti şöyle:

- Firma 2018'e ilişkin yaptığı matrah artırımını 01.07.2024 tarihi itibarıyla ihlal etmiş.

- İhlal sonrasında 2018'e ilişkin inceleme başlatılmış.

- Biliyorsunuz, normalde 2018'e ilişkin olarak 31.12.2023 tarihine kadar inceleme ve tarhiyat yapılabilir. Müfettiş, 7440’ın 9/14 hükmünü dikkate alıp inceleme başlatmış.

- Defter belge isteme yazısı göndermiş ama mükellef tebligatı kaçırmış. Bunun üzerine “ibraz etmeme”den hareketle 2018’e ilişkin tüm KDV indirimlerini reddeden 3 kat cezalı KDV tarhiyatı yaptırmış.

- Tarh zamanaşımının uzamasına ilişkin 9/14 hükmünü ise 3 yönden hatalı yorumlamış:

1. Hata: Defter-belge muhafaza yükümlülüğü de tıpkı tarh zamanaşımı gibi uzar demiş. Yanlış; o yönde bir hüküm yok.

2. Hata: Taksit ödeme süresi 04.07.2023 tarihinde başlamasına rağmen başlama tarihini 01.06.2023 tarihi olarak esas almış.

3. Hata: Daha fecisi ise yasada açıkça "taksit ödeme süresi içinde zamanaşımı işlemez" denilmiş olmasına rağmen, yani zamanaşımının taksit ödeme imkanının başladığı anda duracağı, ödeme koşulunun ihlal edildiği anda ise kaldığı yerden işlemeye devam edeceği belirtilmiş olmasına rağmen “taksit ödeme süresinin mutat zaman aşımı süresine eklenmesi gerektiğini” ileri sürmüş. Taksit ödeme süresini 1 yıl 30 gün olarak hesaplayıp 31.12.2023’ün üstüne 1 yıl 30 gün eklemiş ve “30.01.2025 tarihine kadar inceleme ve tarhiyat yapabilirim” diye düşünmüş.

- Buradan hareketle yaklaşık 10 milyon TL’lik cezalı KDV tarhiyatı ve özel usulsüzlük cezası kesildi.

- Ve ayrıca şirket müdürü de “ibraz etmeme”den dolayı ceza mahkemesinde yargılanıyor.

Konuyla ilgili çıkan mahkeme kararı ise olayın renkliliğini tam yansıtmıyor: özetle “o maddenin matrah artırımıyla alakası olmadığı” yönünde. Danıştay kararları o yönde, malum.

İstanbul 4. Vergi Mahkemesi’nin 2025/2197 sayılı kararının ilgili kısmını aşağıda paylaşıyorum. Konuyla ilgili yorumlarınızı merak ediyorum.

DANIŞTAY 3. DAİRE: SAHTE FATURA TARHİYATLARINDA, TIPKI GEÇİCİ VERGİDE OLDUĞU GİBİ GELİR STOPAJ VERGİSİ İÇİN DE "ÜÇ KAT" ...
17/12/2025

DANIŞTAY 3. DAİRE: SAHTE FATURA TARHİYATLARINDA, TIPKI GEÇİCİ VERGİDE OLDUĞU GİBİ GELİR STOPAJ VERGİSİ İÇİN DE "ÜÇ KAT" CEZA KESİLEMEZ.

Takip ettiğim dosyada Danıştay 3. Daire'ce verilen 04.11.2025 tarih ve E:2025/80, K:2025/4322 sayılı kararda;

"...uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi kurum kazanç farkına bağlı kar üzerinden tevkif edilmesi beklenen stopaj vergisinin zamanında tahakkuk ettirilmemesi vergi ziyaını oluşturmaktadır. Dolayısıyla, üzerinden tevkifat yapılması beklenen karın sahte fatura kullanmak suretiyle elde edilmiş olmasının belirtilen duruma etkisinin olmayacağı açıktır. Bu durumda vergi ziyaına 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinde sayılan fiillerle sebebiyet verilmediği dikkate alındığında, gelir (stopaj) vergisi üzerinden vergi ziyaı cezasının üç kat kesilmesi hukuka uygun düşmediği..."

belirtilerek 3 kat cezalı gelir stopaj vergisi tarhiyatında cezanın 1 kata indirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

Address

Acıbadem Mahallesi Tur Sok. No:16/1 KADIKÖY
Istanbul
34718

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 17:00

Telephone

+905422403718

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Av. Mustafa Kemal GÖZE posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Av. Mustafa Kemal GÖZE:

Share