22/05/2015
Kamuoyu Bilgisine,
Bankalara karşı şahsi hukuki çabalarımız ile Tüketici Kredilerinin ve Konut Kredilerinin kullandırılması ve daha sonra yapılandırılması sırasında tüketicilerden haksız olarak tahsil edilen dosya masrafı, erken ödeme veya yapılandırma cezaları gibi paraların hukuken geri alınmasının yolunu açmıştık. Bu yolla binlerce vatandaşımız hukuki hakkını kullandı.
Ancak son günlerde bankalardan kredi kullanan kişilerin datalarını ve şahsi bilgilerini ele geçiren gayrı yasal kişi ve kuruluşlar tüketicilere gerek mesaj gerek telefonla ulaşarak bu tür masrafları kendileri ile çalışırlarsa 10 gün gibi kısa bir sürede geri alacaklarını bildirmektedirler. Bu kişi ve kuruluşlar bunun için tüketicilerden bazen para bazen vekalet istemekte ve yanıltıcı beyanlar ile vatandaşın aklını çelerek mağduriyetlere neden olmaktadırlar. Piyasada bu şekilde çalışmaya başlayan gayrı yasal bir sektör oluşmuş durumdadır.
Bu konuda tarafımıza yüzlerce şikayet gelmekte ve vatandaşlar mağduriyetlerini anlatmaktadırlar. Bu tür mağduriyetlerin tarafımıza ulaşanlardan daha fazla olduğu bir gerçektir. Bu sebeple daha çok vatandaşımızın mağduriyet yaşamaması için Değerli Basın eli ile açıklaması kamu yararınadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki bu tür kişi ve kurumlar kredi kullanan kişilerin datalarını yasal yollardan elde etmemişlerdir.
Kredi masraf iadelerinin 10 gün veya daha kısa sürede geri alınması yasal olarak mümkün değildir.
Bu tür kişi veya kurumlara hiçbir şekilde para veya vekalet verilmemelidir.
Bu kurumlar yatırılan para karşılığı vatandaşların adreslerine matbu bir dilekçe gönderip başkaca bir hizmet vermemektedirler. Yani yüksek paralar ile fotokopi kağıdı satmak suretiyle haksız kazanç sağlamaktadırlar.
Her kredi ve olayın farklı hukuki durumu olup matbu dilekçe sorunun çözümü için asla yeterli değildir.
Kaldı ki mahkeme, resmi kurum veya bankalara matbu dilekçeyi verince süreç bitmemekte bu sürecin sonuna kadar takibi gerekmektedir ki bu tür kurumlar böyle bir sürece girmemekte girse de sonuç hakkında bir daha bilgi paylaşımı yapmamaktadırlar.
Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinde bir kişi veya kurumu temsil yetkisi, vekillik sadece avukatların kullanabileceği bir hak ve yetki olup bu tür kişi ve kurumların mahkemelerde kişileri temsil yetkisi yoktur. Dolayısıyla bu tür kişi ve kurumlara verilen vekaletler ya kötüye kullanılmakta ya da haksız kazanç için inandırıcılığı pekiştirmek amacıyla istenmektedir.
Daha çok mağduriyet olmaması için halkımızın bu bilinçle hareket edip tanımadığı bu tür kişi ve kurumlara prim vermemeleri , itibar etmemeleri kendi yararlarına olacaktır.