BİZ KİMİZ:
Türkiye’nin birliği ve dirliği için bir araya gelmiş, hiçbir çıkar gözetmeden gönül birliği etmiş, vatanını ve milletini seven, en az yakın çevresine olduğu kadar tüm milletine de iyilikten ve sevgiden başka bir şeyle dolu olmayan, elini taşın altına koymaktan çekinmeyen bireyleriz…
2. AMACIMIZ:
Hiçbir ayırım gözetilmeden ülkemizin bütün fertlerinin kendilerini daha müreffeh ve özgür h
issedeceği, ekonomik - demokratik - medeniyet ölçütlerinde daha ileriye taşınmış, bireylerin birbirlerinin düşünce ve yaşamına saygısının egemen olduğu, kendi kendine yetebilen bir ülke inşa etmek amacıyla, toplumun bilinç düzeyinin yükselmesine katkıda bulunmak, bunu iyilik ve sevgi yoluyla yaymak, böylelikle bir kitlesel harekete dönüştürüp tüm ülkeyi kaplamasını sağlamaktır…
3. İLKELERİMİZ :
I. Saygı ve Sevgi :
• Temel davranış tarzımız; tüm önyargılardan arınmış şekilde, her kim olursa olsun öncelikle herkesin düşüncesine ve yaşamına saygı göstererek, kin ve nefretten uzak sevgiyle yaklaşmaktır.
• Hiçbir menfaat ve art niyet gözetmeden önce kendi yakın çevremize, sonra da genelde tüm bireylere bu yaklaşımı aşılamak birinci görevimiz olmalıdır.
• Birlik ve dirliğin anahtarı budur. Varoluşun Temel Esasları :
• Bir ülkenin varoluşunun temel esasları Toprak, Resmi Dil ve Bayrak’tır.
• Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Demokratik Laik Sosyal Bir Hukuk Devletidir. Bu değiştirilemez. Ancak yeniden düzenlenmesi ve geliştirilmesi zaruridir !
• Bu sebeplerle, Toprak Bütünlüğü korunmalı / Ülkenin Tek Resmi Dili olmalı / Tek Bayrak etrafında toplanılmalıdır.
• Ancak, isteyen istediği dili her yerde özgürce konuşabilmeli, kendi inancını ve adetlerini rahatlıkla yaşayabilmeli, kendini ifade edebilmelidir.
• Bu özgürlükler devlet garantisi altındadır.
• Devletin 2. maddede bahsedilen yapısı ve 3 birlik (Toprak, Resmi Dil, Bayrak) değişmediği sürece, her görüş ve öneri tartışılabilmelidir. Değişime, gelişime açık olunmasından korkulmamalıdır. Adalet ve Evrensel Hukuk :
• Adil ve hakkaniyetli davranmak temel esastır.
• Dil, din, mezhep, ırk, cins ayırımı yapılamaz.
• Siyasi görüşü, mevkisi, dili, dini ve mezhebi ne olursa olsun her kim zerre kadar yanlış yapar veya suç işlerse bunun karşılığını almalıdır.
• Şartlara göre değişen / değiştirilen yerel hukuk değil, Evrensel Hukuk esas alınmalıdır ve ülke hukuku buna göre yeniden düzenlenmelidir.
• Bu hukuk kurallarının işleyişinin düzgün şekilde yapılabilmesi için gerekli düzenlemeler ve tedbirler mutlaka alınmalıdır. IV. Ekonomik Bağımsızlık:
• Kendi kendine yetebilen bir ülkenin inşası esastır.
• Devlet, sosyal bir devlet anlayışı içindedir. Bu sebeple, tüm vatandaşlarının yeterli eğitimi, sağlık hizmetini, adaleti ve ülke ekonomisinden yeterli payı almasından sorumludur.
• Aynı zamanda, özel girişimin özellikle ülke sanayisi ve ekonomik gelişimindeki rolü de göz önüne alındığında önü açılmalı, gerekli kolaylıklar ve teşvikler yapılmalıdır. Medeniyette İleriye Gidiş:
• Toplumsal bilinç düzeyi artırılarak, Medeniyet ölçütlerinde ve anlayışında Batı’yı yakalamak ve geçmek temel hedeflerden biridir.
• Öyle bir toplum ki; en ufak yolsuzluğun – yalan söylemenin bile yüz kızartıcı bir hareket olduğu ve istifayı gerektirdiği, ‘’benim memurum işini bilir’’, ‘’devletin malı deniz, yemeyen keriz’’, ‘’doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar’’ gibi anlayışların yerle bir olduğu, dürüst, çalışkan, vatanını seven, topluma örnek olan vatandaşın el üstünde tutulduğu bir toplumsal dönüşüm yaşanmalıdır.
• Bu dönüşümü sağlamak için, eğitim faaliyetleri – kanunsal değişiklikler – adaletin tanzimi gibi düzenlemeler yapılmalıdır. Ayrıca devlet ve özel kurumlar ile STK’lar üstlerine düşeni yapmalı, her bireyin buna azami desteği vermesi özendirilmelidir. VI. Tek Bireyden, Tüm Ülkeye Gidiş :
• Bireylerin kendilerini rahatça ifade edebilmeleri / sorunlarını / çözümlerini / yenilikleri paylaşabilmeleri için tek birey olmaktan, yukarıya doğru çıkış sağlanmalıdır. Yani her birey, en yukarda tam temsil hakkı kazanmalıdır.
• Örneğin; Aile kurumunun ve kadının sosyal – iş hayatındaki rolü sağlamlaştırılmalı. Buradan yola çıkarak her kademede şeffaflık oluşturulmalıdır.
• STK’lar güçlendirilmelidir. Toplumun örgütlenmesi, hak arama faaliyetleri özendirilmelidir. Halk Konseyleri, Köy Enstitüleri gibi yapılanmalara (kanun dışı olmadığı ve ülke yararına olduğu sürece) destek verilmelidir. Ancak bu faaliyetlerde sıkı denetim şartı aranacaktır.