Boyabat Haber Gazetesi

Call Directions Website Contact the business

Boyabat Haber Gazetesi Boyabat Son Dakika Haber Gazetesi57

THK Sinop Şubesinden İtfaiye Personeline Anlamlı Ziyaretİtfaiye Haftası kutlamaları kapsamında gerçekleşen ziyarette, TH...
28/09/2026

THK Sinop Şubesinden İtfaiye Personeline Anlamlı Ziyaret

İtfaiye Haftası kutlamaları kapsamında gerçekleşen ziyarette, THK Sinop Şube Başkanı Atilla Tezin ve Şube Başkan Yardımcısı Hakan Şimşek, Sinop Belediyesi İtfaiye Müdür Vekili Said Çetinkaya ve itfaiye personeliyle bir araya geldi. İtfaiye ekibiyle sıcak bir sohbet gerçekleştiren THK yönetimi, personelin zorlu görevlerinde başarılar diledi.

"İtfaiyecilerimiz Canları Pahasına Görev Yapıyor"
Ziyarette konuşan THK Sinop Şube Başkanı Atilla Tezin, itfaiye teşkilatının sadece yangınlarda değil her türlü doğal afette ön safta yer aldığını vurgulayarak şunları söyledi:

"İtfaiyecilerimiz yalnızca yangınlara değil; sel, deprem ve tüm doğal afetlere karşı da halkımızın güvenliği için mesai mefhumu gözetmeksizin görev yapıyor. Gerektiğinde canlarını hiçe sayarak milletimizin can ve mal güvenliği için mücadele ediyorlar. Bu vesileyle görevleri başında şehit düşen tüm itfaiye personelimiz rahmet ve minnetle anıyoruz."

İtfaiye Müdür Vekili Said Çetinkaya’dan Teşekkür
Sinop Belediyesi İtfaiye Müdür Vekili Said Çetinkaya ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, THK Sinop Şubesi yönetimine tüm itfaiye personeli adına teşekkürlerini iletti.


Emekli Eski Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ersoy vefat etmiştir.Boyabat Yıldız Mahallesi'nde oturan Üniversitesite person...
28/09/2026

Emekli Eski Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ersoy vefat etmiştir.

Boyabat Yıldız Mahallesi'nde oturan Üniversitesite personeli Mehmet Akif Ersoy, Sağlık Teknisyeni Uğur Ersoy, ve Durağan Cezaevi Personeli Aslı Ceren Ateş'in Babası Kaymakamlıktan Emekli Eski Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ersoy vefat etmiştir.

Vefat eden merhumun cenazesi bugün Mezarlıklar Müdürlüğü Hacı Ergün Gürbüz Camiinde Öğlen Namazına Müteakip Kılınacak Cenaze Namazının Ardından Şehir Mezarlığında toprağa verilecektir

Oğlu Mehmet Akif Ersoy 0551 087 25 57

Boyabat'ta İki Otomobil Çarpıştı: 3 Yaralı!Sinop’un Boyabat ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen tra...
26/09/2026

Boyabat'ta İki Otomobil Çarpıştı: 3 Yaralı!

Sinop’un Boyabat ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı. Olay, bölgedeki sürücülerin ve vatandaşların dikkatini çekerken, kaza sonrası bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.

Karacaören Köyü Mevkisinde Kaza

Edinilen bilgiye göre kaza, Boyabat ilçesine bağlı Karacaören köyü mevkisinde meydana geldi. Henüz sürücülerinin kimliği ve kazanın nedeni tam olarak belirlenemeyen 57 ABK 730 plakalı otomobil ile 34 DM 2581 plakalı otomobil çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle her iki araçta da hasar meydana gelirken, araç içerisindeki vatandaşlar büyük panik yaşadı.

Yaralılar Boyabat 75. Yıl Devlet Hastanesi'ne Kaldırıldı

Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine hızla polis, itfaiye ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.

Olay yerinde sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, araç sürücüleri ve yolcu olarak bulunan toplam 3 kişi ambulanslarla Boyabat 75. Yıl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Yaralıların hastanedeki tedavilerinin devam ettiği öğrenildi.

Güvenlik güçleri kaza ile ilgili kapsamlı bir inceleme başlattı.

Boyabat ve Sinop genelindeki son dakika trafik kazaları, yerel gelişmeler ve güncel olaylar hakkında en hızlı bilgilere ulaşmak için sitemizi takip etmeye devam edebilirsiniz!

Boyabat’ta 2 Milyar TL’lik Dev Altyapı Yatırımı: Aydınlatmalar LED’e DönüşüyorBoyabat’ta elektrik altyapısı ve şehir içi...
25/09/2026

Boyabat’ta 2 Milyar TL’lik Dev Altyapı Yatırımı: Aydınlatmalar LED’e Dönüşüyor

Boyabat’ta elektrik altyapısı ve şehir içi aydınlatma sistemlerinin yenilenmesine yönelik kapsamlı bir yatırım planlanıyor. Proje kapsamında yaklaşık 140 elektrik direğinin yenilenmesi ve caddelerin modern LED sisteme dönüştürülmesi hedefleniyor.

Boyabat genelinde altyapı modernizasyonu kapsamında önemli bir yatırım hamlesi hayata geçiriliyor. İlçe halkının yaşam kalitesini artıracak bu kapsamlı çalışma ile hem merkezde hem de kırsal bölgelerde enerji ve aydınlatma kalitesi yükseltilecek.

Boyabat’ta 2 Milyar TL’lik Dev Altyapı Yatırımı: Aydınlatmalar LED’e Dönüşüyor57
Ana Caddelerde LED Aydınlatma Dönemi

Edinilen bilgilere göre, Boyabat Otogar ile Yeni Mahalle İtfaiye Kavşağı arasındaki ana cadde üzerinde bulunan yaklaşık 140 elektrik direği baştan aşağı yenilenecek. Yenilenecek bu direklerde modern ve tasarruflu LED teknoloji kullanılacak.

Yatırım planı sadece bu güzergahla sınırlı kalmayacak; İtfaiye Kavşağı ile Bölge Trafik arasındaki bölümde yer alan mevcut aydınlatmaların da tamamen LED sistemle değiştirilmesi planlanıyor. Yapılacak bu yenilemelerle birlikte Boyabat şehir içi aydınlatma altyapısı daha güvenli, estetik ve modern bir yapıya kavuşacak.

Toplam Yatırım Bedeli Yaklaşık 2 Milyar TL

Çalışmaların yalnızca ilçe merkeziyle sınırlı kalmayacağı öğrenildi. Boyabat merkezi ve köylerde gerçekleştirilecek tüm bu kapsamlı elektrik ve altyapı yatırımlarının toplam maliyetinin yaklaşık 2 milyar TL olacağı belirtildi. Bu dev bütçeli projenin, bölgenin enerji altyapısına uzun vadede büyük bir katma değer sağlaması bekleniyor.

Sinop OSB Başkanı Hakkı Çakan’dan Eğitime ve Üretime Dev Yatırım!Sinop Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ha...
25/09/2026

Sinop OSB Başkanı Hakkı Çakan’dan Eğitime ve Üretime Dev Yatırım!

Sinop Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakkı Çakan, üretimin ve sanayinin gelişmesi için verdiği mücadelenin yanı sıra, eğitime ve gençlerin geleceğine verdiği önemle de Sinop için değerli çalışmalar ortaya koyuyor.

Doç. Dr. Güneş Koza Anaokulu’nun açılış töreninde konuşan Çakan, Sinop OSB’nin yalnızca fabrikaların ve üretimin bulunduğu bir bölge değil; çalışanıyla, ailesiyle, çocuğuyla ve geleceğin gençleriyle birlikte büyüyen bir yaşam alanı olması gerektiğini ortaya koyan mesajlar verdi.

Sinop OSB Başkanı Hakkı Çakan’dan Eğitime ve Üretime Dev Yatırım!

Çakan’ın konuşmasında dikkat çeken en önemli başlıklardan biri de 250 öğrenci kapasiteli Mesleki Eğitim Merkezi için çalışmaların başlatıldığını açıklaması oldu.

Bu proje hayata geçtiğinde Sinoplu gençlerin meslek sahibi olmasına, sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetişmesine ve kent ekonomisinin güçlenmesine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

ÜRETİM KADAR İNSANA DA YATIRIM

Hakkı Çakan’ın ortaya koyduğu yaklaşım, sanayileşmenin yalnızca yeni işletmeler açmak ve üretimi artırmaktan ibaret olmadığını gösteriyor.

Çalışan ailelerin çocukları için anaokulundan gençlerin mesleki eğitimine kadar uzanan çalışmalar, “üreten bir Sinop” hedefinin yanında “geleceğini yetiştiren bir Sinop” anlayışını da güçlendiriyor.

Sinop’un gelişmesi için sorumluluk alan, kurumlar arasında iş birliğine önem veren ve OSB’nin geleceğine yönelik projeler ortaya koyan Hakkı Çakan’ın çalışmalarını önemsiyoruz.

Sinop’a değer katan insanların, yaptıkları güzel çalışmalarla anılması gerektiğine inanıyoruz.

Çünkü bir şehrin geleceği; o şehir için düşünen, çalışan, üreten ve sorumluluk almaktan kaçınmayan insanların gayretiyle şekillenir.

Hakkı Çakan da bugün Sinop OSB’de bu sorumluluğu taşıyan önemli isimlerden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor.

24/09/2026

Boyabat Gökdere Mahallesi’nde Bir Tarih Daha Yok Oldu! 3 Katlı Tescilli Ev Alev Alev Yandı
Sinop’un Boyabat ilçesi, sabah saatlerinde güne acı ve korku dolu dakikalarla uyandı. Boyabat Gökdere Mahallesi’nde bulunan ve kültürel miras niteliği taşıyan 3 katlı tarihi tescilli evde, henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Zamanın izlerini taşıyan ahşap yapıyı kısa sürede saran alevler, mahallede büyük panik ve üzüntüye yol açtı.
Yükselen dumanları ve alevleri gören mahalle sakinleri yaşanan manzara karşısında şaşkına dönerken, durum hemen Boyabat Belediyesi İtfaiye ekiplerine bildirildi.
Boyabat Gökdere Mahallesi’nde Bir Tarih Daha Yok Oldu! 3 Katlı Tescilli Ev Alev Alev Yandı
İtfaiye Çevre Binalara Sıçramadan Söndürdü
İhbar üzerine olay yerine hızla sevk edilen Boyabat İtfaiye ekipleri, ahşap yapının tamamen alevlere teslim olduğu yangına anında müdahale etti. Ekiplerin yoğun ve özverili çalışması sayesinde yangın, mahalledeki diğer yapılara sıçramadan kontrol altına alınarak tamamen söndürüldü. Soğutma çalışmalarının ardından geriye ne yazık ki küllerinden başka bir şey kalmadı.
İçinde Kimse Yaşamıyordu: Çıkış Nedeni Merak Konusu
Uzun süredir içinde kimsenin yaşamadığı bilinen tescilli binadaki yangında can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmaması teselli kaynağı oldu. Ancak, terk edilmiş durumdaki bu tarihi evde yangının sabah saatlerinde nasıl ve neden çıktığı mahallelide derin bir merak ve endişe uyandırdı.
Geleneksel Boyabat mimarisinin zarif örneklerinden biri olan tescilli yapının küllere dönmesiyle kent belleğinden ve ahşap mimari mirasından bir parça daha silinmiş oldu. Güvenlik güçleri ve itfaiye ekipleri, yangının çıkış nedenini belirlemek üzere geniş çaplı soruşturma başlattı.

Boyabat’ta Adliye Personeline Afet Bilinçlendirme Eğitimi ve Uygulamalı TahliyeSinop AFAD İl Müdürlüğü, Boyabat Cumhuriy...
23/09/2026

Boyabat’ta Adliye Personeline Afet Bilinçlendirme Eğitimi ve Uygulamalı Tahliye

Sinop AFAD İl Müdürlüğü, Boyabat Cumhuriyet Başsavcılığı ve Boyabat Belediyesi iş birliğiyle, Boyabat Adliyesi ve Boyabat Denetimli Serbestlik Müdürlüğü personeline yönelik deprem ve yangın konusunda bilgilendirme semineri düzenlendi.
Seminerde; deprem ve yangın anında doğru davranış biçimleri, alınması gereken tedbirler, tahliye süreçleri ve acil durumlarda yapılması gerekenler hakkında personele bilgiler aktarıldı.

Eğitimin ardından Boyabat Adliyesinde deprem ve yangın tatbikatı gerçekleştirildi. Tatbikat kapsamında personelin acil durumlara hazırlık düzeyinin artırılması, güvenli ve hızlı tahliye konusunda uygulamalı deneyim kazanması amaçlandı.
Gerçekleştirilen eğitim ve tatbikatla, kurum personelinin afet ve acil durumlara karşı bilinç ve farkındalığının artırılması hedeflendi.
“Afetlere karşı bilinçli, acil durumlara karşı hazırlıklıyız.”

Eğitim-İş Sinop'tan Milli Eğitim Önünde Tepki: Okullar Güvenli Değil!Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ...
23/09/2026

Eğitim-İş Sinop'tan Milli Eğitim Önünde Tepki: Okullar Güvenli Değil!

Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana gelen ve 11 öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırı, tüm yurtta olduğu gibi Sinop’ta da büyük tepkiyle karşılandı. Eğitim-İş Sendikası Sinop Şubesi, Sinop İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelerek okullarda tırmanan şiddet olaylarına ve güvenlik zafiyetlerine ilişkin sert bir basın açıklaması yaptı.

Eğitim-İş Sinop Şube Başkanı Celal Şahbenderoğlu öncülüğünde gerçekleştirilen açıklamada, okullardaki güvenlik önlemlerinin yetersizliğine ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın kalıcı çözümler üretmek yerine ikincil konularla vakit kaybetmesine tepki gösterildi. yapılan basın açıklamasında:

"Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde yaşanan silahlı saldırıda 11 öğrencimiz yaralandı. Evlerinden eğitim görmek için çıkan çocuklarımız, daha okul sıralarına ulaşamadan silahlı şiddetin ortasında kaldı.

Okul toplumdan yalıtılmış bir ada değildir. Çocuklarımızı okulun kapısından içeri girdikleri andan ibaret göremeyiz. Adaletsizlik duygusundan geleceksizliğe, sosyal medyada ve günlük yaşamda normalleştirilen şiddetten aile ve sosyal çevrede yaşanan sorunlara kadar çocuklarımızı etkileyen bütün koşullar birlikte değerlendirilmek zorunda. Şiddet bir anda ortaya çıkmıyor; onu besleyen nedenleri görmeden yalnızca sonucuna müdahale ederek çocuklarımızı koruyamayız.

Yaşananları daha da vahim hale getiren ise bu okulun güvenlik açısından 1. derece riskli okul olarak değerlendirilmiş olmasıdır. Okulların çocuklarımız açısından “riskli alanlar” olarak sınıflandırılmak zorunda kalması başlı başına üzerinde durulması gereken ciddi bir sorundur. Ancak madem bu okul 1. derece riskli olarak tespit edilmişti, o halde bu riskin gerektirdiği güvenlik tedbirlerinin neden alınmadığını da sormak zorundayız. Daha okulun girişinde dahi çocuklarımızın güvenliğinin sağlanamamış olması İçişleri Bakanlığının ciddi bir zafiyetidir.

Üstelik bu olay bir anda ortaya çıkmış, geçmişinde hiçbir uyarı bulunmayan bir tablonun sonucu değildir. Geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında okullarda yaşanan saldırıların ardından önümüzde iki aylık bir yaz tatili vardı. Bu süre, eksikliklerin tespit edilmesi, riskli okulların belirlenmesi ve gerekli tedbirlerin eğitim-öğretim yılı başlamadan hayata geçirilmesi için kullanılabilirdi.

Buna rağmen okullar açıldıktan bir hafta sonra 7 bakanlık kameraların karşısına geçip güvenlik değerlendirmelerinin yapıldığını, risklerin tespit edildiğini ve gerekli önlemlerin alındığını açıkladı ve bir protokol imzalandı. Bu açıklamaların üzerinden 15 saat geçtikten sonra, 11 öğrencimizin yaralandığı silahlı bir saldırının yaşanması tam bir ciddiyetsizlik ve sorumsuzluktur.

7 Bakanlık bir protokolün altında yan yana gelebiliyorsa, çocuklarımız vurulduğunda sorumluluğun da arkasında yan yana duracak mıdır? Artık ne yazık ki eğitimin bir parçası haline getirilen şiddetten başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm bakanlıklar ve siyasi iktidar topyekûn sorumludur.

Saldırıyı gerçekleştiren çocuğun eğitim süreci de Millî Eğitim Bakanlığı açısından ciddi sorular doğuruyor. Açık liseye geçerek örgün eğitimden kopan bu çocuk, yeniden okula kayıt yaptırıyor; ancak bir hafta boyunca okula gelmiyor. Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çocuklar okuldan koparken neredeydiniz?

Bir çocuk okulun kendisine bir gelecek vadetmediğini düşünüyorsa, okulda kendisini değerli ve okula ait hissetmiyorsa, eğitimle daha iyi bir yaşam arasında bağ kuramıyorsa sistem o çocukla bağını kaybetmiş demektir.

Çocuklar şiddeti icat etmez toplumdan öğrenir, o yüzden mesele aynı zamanda bir çocuğun nasıl şiddetin faili haline geldiğidir.

Mesele, bir çocuğun eline silah geçene kadar devletin hangi mekanizmalarının devrede olduğudur.

Mesele, bir çocuk eğitimden uzaklaşıyorsa onu kimin takip ettiğidir.

Mesele, bir çocuk sosyal ve psikolojik açıdan risk altındaysa ona kimin ulaştığıdır.

Mesele, aile desteğe ihtiyaç duyuyorsa hangi kurumun o kapıyı çaldığıdır.

Mesele, şiddet riski ortaya çıktığında okulun, ailenin, sosyal hizmetlerin, sağlık sisteminin ve güvenlik birimlerinin birbirinden haberdar olup olmadığıdır.

Ve mesele, bütün bunların sonunda bir çocuğun bir ateşli silaha nasıl ulaşabildiğidir.

İşte biz buna çocuk güvenliği diyoruz.

Çocuk güvenliğini yalnızca okulun dört duvarı arasına sıkıştırırsanız sorunu çözemezsiniz. Çünkü çocuk okuldan çıktığında da çocuktur; evinde de, sokakta da eğitim sisteminden uzaklaştığında da çocuktur. Ve hiçbir çocuk devletin koruyucu politikalarının dışında bırakılamaz.

Bu nedenle bugün yalnızca Millî Eğitim Bakanlığına değil, çocuklarımızın güvenliği konusunda sorumluluk üstlendiğini söyleyerek o protokolün altına imza atan bütün Bakanlıklara soruyoruz:

Sizin sorumluluğunuz neydi ve bu sorumluluğu neden yerine getirmediniz?

Millî Eğitim Bakanlığına soruyoruz:

Okullarımızda neden yeterli sayıda rehberlik öğretmeni yok? Bakanlık olarak devamsızlığı artan, okuluyla bağı zayıflayan, eğitimden uzaklaşan veya davranışlarında ciddi değişiklikler gözlenen çocuklar için hiçbir şey yapmadığınız ortadadır.

Bir çocuğun eğitim sistemiyle bağı zayıfladığında devletin o çocukla bağı da mı zayıflamaktadır? Eğer öyleyse, ortada çok ciddi bir sorun vardır. Çünkü devletin sorumluluğu yalnızca sınıfta oturan çocuğu eğitmek değildir. Eğitimden uzaklaşan çocuğu yeniden kazanmak da kamunun sorumluluğudur.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına sesleniyoruz:

Risk altındaki çocuklarımızı olay yaşanmadan önce tespit edebilecek güçlü bir çocuk koruma sisteminiz yok. Eğitimden uzaklaşan, aile içinde ciddi sorunlar yaşayan, sosyal çevresinden kopan, şiddete maruz kalan ya da şiddete yönelme riski bulunan çocukları takip etmiyorsunuz. Okullar ile sosyal hizmet birimleri arasında gerçek anlamda çalışan bir erken uyarı mekanizması yok. Aile desteğe ihtiyaç duyduğunda o aileye zamanında ulaşamıyorsunuz. Manisa’da yaşanan saldırı da ne yazık ki tüm bunların acı kanıtı.

Çocuk koruma politikası, bir olay yaşandıktan sonra psikososyal destek ekibi göndermekten de ibaret değildir. Asıl mesele, o çocuk silaha ulaşmadan, başka çocuklar yaralanmadan, hayatlar kararmadan önce o çocuğa ulaşabilmektir.

İçişleri Bakanlığına da açıkça soruyoruz:

Türkiye’de bireysel silahlanmanın yarattığı tehlikeyi de görmezden gelemeyiz. Ancak meseleyi yalnızca bireysel silahlanmaya indirgemek de doğru değildir. Buradaki temel sorun bir çocuğun eline silah geçmesine ve bu silahın başka çocuklara yönelmesine kadar uzanan süreçte, önleyici mekanizmalar neden sonuç vermedi?

İşte 7 Bakanlığın imzaladığı protokolün cevap vermesi gereken soru budur.

Çünkü protokol imzalamak sorumluluğun yerine getirildiği anlamına gelmez. Protokol, ancak sahada karşılığı varsa anlamlıdır.

Altına kaç Bakanın imza attığı değil, o imzaların kaç çocuğu koruyabildiği önemlidir.

7 imza attınız; şimdi 7 Bakanlık olarak kendi görev alanınızın hesabını verin.

Bugün üzerinde durmamız gereken bir başka önemli gerçek daha vardır.

Bu olayda 11 çocuğumuz yaralandı. Onların ve ailelerinin yaşadığı korkunun, travmanın ve acının takipçisi olmak hepimizin görevidir.

Biz çocuklarımızın ne şiddetin mağduru ne de şiddetin faili olmasını istiyoruz.

Bunun yolu da çocukları yalnızca sorun ortaya çıktığında hatırlayan değil, onları hayatlarının her aşamasında gören güçlü bir kamu sisteminden geçmektedir.

Bu nedenle okul güvenliğini yalnızca polisiye tedbirlerle açıklayan anlayışı doğru bulmuyoruz.

Yeterli sayıda PDR uzmanı istihdam edilmeli, çocuk ve ergen psikologları, psikiyatristler ve sosyal hizmet uzmanları ile güçlü bir mekanizma kurulmalı; okul ve derslik yapılmalı, kalabalık sınıflar azaltılmalı ve ikili eğitim sonlandırılmalı; öğrencilerin ücretsiz sanat, spor, kültür ve kulüp faaliyetlerine erişimi sağlanmalı; zorbalık ve sosyal dışlanmayla mücadele programları yaygınlaştırılmalı; öğrencilerin okula aidiyetini güçlendirecek politikalar uygulanmalı ve eğitim gelecek vadetmelidir.

Güvenli okul, yalnızca kapısında güvenlik görevlisi bulunan, geçici bahçe görevlisi bulunan okul değildir çocuğun kendisini ait hissettiği ve geleceğine umutla bakabildiği, öğretmenin saygınlığının ve mesleki güvencesinin korunduğu, zorbalığın ve dışlanmanın görmezden gelinmediği, yardım isteyenin sesinin duyulduğu okuldur.

Kısacası çözüm, çocuğu yalnızca öğrenci olarak değil, bir bütün olarak gören kamusal politikalardadır.

Bugün buradan protokole imza atan Bakanlıklara çağrımız açıktır:

Sorumluluğu birbirinizin üzerine bırakmayın. Müfettiş görevlendirmekle yetinmeyin.

Çocuklarımız yaşamını kaybettikten sonra müdahale eden değil, yaralanmadan, ölmeden önce riski gören bir kamu politikası istiyoruz.

Çocuk eğitimden uzaklaştığında dosyasını kapatan değil, kapısını çalan bir kamu düzeni istiyoruz.

Aile sorun yaşadığında yalnız bırakan değil, destekleyen bir kamu düzeni istiyoruz.

Şiddet riski ortaya çıktığında kurumların birbirine yazı yazmasını bekleyen değil, birlikte harekete geçen bir kamu düzeni istiyoruz.

Bir çocuğun eline silah geçtikten sonra değil, o silah çocuğun eline geçmeden önce tedbir alan bir kamu düzeni istiyoruz.

Çünkü gerçek okul güvenliği budur.

Manisa’da yaralanan 11 evladımıza bir kez daha acil şifalar diliyor; ailelerinin, arkadaşlarının, öğretmenlerinin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.

Eğitim-İş olarak bugün eğitimde şiddetin normalleştirilmesine ve okullarımızın şiddetin, korkunun ve suçun adresi hâline getirilmesine karşı ülkenin dört bir yanında alanlardayız.

Çocuklarımızın güvenle eğitim gördüğü, eğitim emekçilerinin can güvenliği kaygısı taşımadan görev yaptığı okullar istiyoruz. Bunun için “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” talebimizi yükseltiyor, okullarımızda siyah giyiniyor, üç gün boyunca yakalarımıza kokartlarımızı takıyoruz. Çünkü çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin güvenliği sağlanana kadar bu meseleyi gündemde tutmaya, sorumlulara sorumluluklarını hatırlatmaya devam edeceğiz.

Hiçbir anne baba çocuğunu okula gönderirken onun silah seslerinin ortasında kalıp kalmayacağını düşünmek zorunda değildir. Hiçbir çocuk okul yolunda kurşunlarla karşılaşmamalıdır.

Sorularımızın cevabını, eksikliklerin giderilmesini ve çocuklarımızı gerçekten koruyacak politikaların hayata geçirilmesini istiyoruz.

Ve bunun takipçisi olacağız.

En büyük erdem sorumluluktur. Çocuklarımızı koruyamayan bu düzenin sorumluları “istifa” diyoruz!!!!" ifadelerine yer verildi

Asırlık Durağan Panayırı Başlıyor! 2026 Tarihleri ve Yer Satışı DetaylarıSinop’un en köklü geleneklerinden biri olan Gel...
23/09/2026

Asırlık Durağan Panayırı Başlıyor! 2026 Tarihleri ve Yer Satışı Detayları

Sinop’un en köklü geleneklerinden biri olan Geleneksel Asırlık Durağan Panayırı için geri sayım başladı. Bölge ekonomisine ve sosyal yaşamına büyük canlılık katan tarihi panayır için tüm hazırlıklar eksiksiz şekilde tamamlandı. Her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan panayır, bu yıl da zengin pazar alanı, eğlence mekanları ve yöresel ürün stantlarıyla kapılarını açmaya hazırlanıyor.

Durağan Panayırı Ne Zaman ve Nerede Kurulacak?

Durağan ve çevre illerden gelen esnafların merakla beklediği Durağan Panayırı, 29 Eylül - 9 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Tarihi panayır, her yıl olduğu gibi bu yıl da Durağan Orhangazi Caddesi üzerine kurulacak. 10 gün boyunca sürecek olan etkinlikte tekstil ürünlerinden yöresel lezzetlere, lunapark eğlencelerinden ev eşyalarına kadar pek çok farklı stant vatandaşlara hizmet verecek.

Esnaflar İçin Yer Satışları 24 Eylül'de Başlıyor

Panayırda tezgah açmak isteyen pazarcı ve tüccarlar için stant ve stant yeri tahsis tarihleri de netleşti. Durağan Panayırı yer satışları, 24 Eylül Salı günü doğrudan panayır alanında kurulacak başvuru noktalarında gerçekleştirilecek. Yer sahibi olmak isteyen esnafların satış gününde alanda hazır bulunmaları gerekiyor.

Bölge Ekonomisinin Kalbi Durağan’da Atacak

Sinop ve ilçelerinin yanı sıra Kastamonu, Çorum, Samsun gibi çevre illerden de yoğun katılımın beklendiği asırlık panayır, hem yerel esnafa can suyu olacak hem de vatandaşlara uygun fiyatlı alışveriş ve eğlence imkanı sunacak.

Durağan Panayırı Ne Zaman ve Nerede Kurulacak?

Durağan ve çevre illerden gelen esnafların merakla beklediği Durağan Panayırı, 29 Eylül - 9 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Tarihi panayır, her yıl olduğu gibi bu yıl da Durağan Orhangazi Caddesi üzerine kurulacak. 10 gün boyunca sürecek olan etkinlikte tekstil ürünlerinden yöresel lezzetlere, lunapark eğlencelerinden ev eşyalarına kadar pek çok farklı stant vatandaşlara hizmet verecek.

Esnaflar İçin Yer Satışları 24 Eylül'de Başlıyor

Panayırda tezgah açmak isteyen pazarcı ve tüccarlar için stant ve stant yeri tahsis tarihleri de netleşti. Durağan Panayırı yer satışları, 24 Eylül Salı günü doğrudan panayır alanında kurulacak başvuru noktalarında gerçekleştirilecek. Yer sahibi olmak isteyen esnafların satış gününde alanda hazır bulunmaları gerekiyor.

Bölge Ekonomisinin Kalbi Durağan’da Atacak

Sinop ve ilçelerinin yanı sıra Kastamonu, Çorum, Samsun gibi çevre illerden de yoğun katılımın beklendiği asırlık panayır, hem yerel esnafa can suyu olacak hem de vatandaşlara uygun fiyatlı alışveriş ve eğlence imkanı sunacak.

Boyabat Belediyesi'nden Dolmuş Duraklarına Çizgi Yenileme ÇalışmasıBoyabat Belediyesi, ilçe merkezinde yıpranan ve görün...
22/09/2026

Boyabat Belediyesi'nden Dolmuş Duraklarına Çizgi Yenileme Çalışması

Boyabat Belediyesi, ilçe merkezinde yıpranan ve görünürlüğünü kaybeden dolmuş durağı yolcu indirme-bindirme çizgilerini yenileyerek daha belirgin hale getirdi.

Zamanla deforme olan ve silinen durak çizgileri, diğer araç sürücülerinin dikkatini çekmediği için dolmuş alanlarına usulsüz park edilmesine neden oluyordu. Bu durum, ilçe içi toplu taşıma hizmeti veren dolmuş şoförleri ile yolcuları sık sık karşı karşıya getirerek trafikte aksamalara yol açıyordu.

Yolcu Güvenliği ve Trafik Düzenlenmesi Hedefleniyor

Boyabat Belediye ekipleri tarafından yürütülen çalışma ile durak cepleri ve durma noktaları canlı renklerle yeniden çizildi. Yapılan yenileme sayesinde hem sürücülerin durak alanlarını fark etmesi kolaylaştırıldı hem de yolcuların güvenli bir şekilde dolmuşa binip inmesi amaçlandı.

Boyabat Belediyesi'nden Dolmuş Duraklarına Çizgi Yenileme Çalışması
Dolmuş Esnafından Sürücülere "Duyarlılık" Çağrısı

Durak çizgilerinin yenilenmesini memnuniyetle karşılayan Boyabat dolmuş esnafı, araç sahiplerine çağrıda bulundu. Durak alanlarına yapılan bilinçsiz parklanmalar nedeniyle ciddi mağduriyet yaşadıklarını belirten şoförler, şu ifadeleri kullandı:

"Çizgilerin silinmiş olması nedeniyle diğer sürücüler durağı fark edemeyip araçlarını park edebiliyordu. Bu durum hem bizim duraklara girmemizi engelliyor hem de yolcularımızın can güvenliğini riske atıyordu. Çizgiler yenilendi ancak asıl çözüm sürücülerimizin duyarlılığında bitiyor. Tüm sürücülerimizden dolmuş duraklarına araç park etmemelerini rica ediyoruz."

Boyabat Belediyesi yetkilileri de şehir içi trafik akışının aksamaması ve toplu taşıma araçlarının durakları rahatça kullanabilmesi için denetimlerin süreceğini ve sürücülerin kurallara uyması gerektiğini vurguladı.

Address

Zincirlikuyu Mahallesi Hast No 4ane Sokak
Boyabat
57200

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Boyabat Haber Gazetesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Boyabat Haber Gazetesi:

Shortcuts

Share

Category