03/07/2026
46 BİN LİRA EKSİK MAAŞLA REFAH OLMAZ!
Haziran ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte memur ve memur emeklilerinin Temmuz ayında alacağı maaş artışı da netleşti. Buna göre kamu görevlileri ve emeklileri, enflasyon farkı ve toplu sözleşme artışıyla birlikte yalnızca yüzde 13,52 oranında maaş artışı alacak.
Altı aylık resmi enflasyon yüzde 17,76 olarak açıklanırken, memur maaşlarına yapılacak artışın yüzde 13,52’de kalması, kamu çalışanlarının daha yılın ilk yarısında enflasyonun yaklaşık 4 puan gerisinde bırakıldığının resmi itirafıdır.
En düşük memur maaşının 70 bin 224 liraya çıkacağı öngörülüyor. Türkiye’de Mayıs 2026 itibarıyla açıklanan 116 bin 478 liralık yoksulluk sınırı, memur maaşlarının hangi noktada olduğunu açıkça göstermektedir.
En düşük memur maaşı ile yoksulluk sınırı arasında 46 bin lirayı aşan devasa bir fark bulunmaktadır.
Üstelik açıklanan resmi veriler de toplumun hissettiği hayat pahalılığıyla örtüşmemektedir. Haziran ayında TÜİK aylık enflasyonu yüzde 0,99 olarak açıklarken, aynı dönemde ENAG yüzde 1,94 enflasyon hesaplamıştır.
Memur maaşları artık rakamlarda artıyor gibi görünse de gerçekte sürekli küçülmektedir. Çünkü maaş artışları, daha cebe girmeden temel tüketim ürünlerine, kiralara, ulaşıma ve enerji giderlerine yapılan zamlarla erimektedir. Bugün kamu çalışanı maaşını aldığı gün değil, maaşı hesabına yatmadan önce fakirleşmektedir.
Kamu çalışanlarının maaşları gerçek hayatın maliyetine göre yeniden düzenlenmeli, enflasyon farkı oluşmasını bekleyen değil, çalışanını enflasyona ezdirmeyen, aylık enflasyon hesabına dayanan bir ücret politikası hayata geçirilmelidir. Aksi halde her açıklanan enflasyon verisi memurlar için yeni bir yoksullaşma belgesi olmaya devam edecektir.
Artık kamu çalışanlarının sabrı tükenmiştir. Emeğin değersizleştirildiği, alın terinin her geçen gün biraz daha ucuzlatıldığı bu anlayıştan vazgeçilmelidir. Memur ülkenin yükünü taşırken yoksulluğun yükünü taşımaya mahkum edilemez.