23/06/2026
6 Mayıs tarihinde, Ankara Barosu Kültür Sanat Merkezi ev sahipliğinde "Sanat, Teknoloji ve Yapay Zeka: Güncel Tartışmalar ve Telif Hukuku" konusunu ele aldık.
Dönemi kapatırken, yapay zeka ve sanat üzerine düşüncelerimi ısrarla vurgulamak isterim. Üzerine tartıştığımız konu ister bir güzel sanat eseri olsun, ister bir şarkı, isterse kitap, bir fikir emekçisi olarak ben, yapay zekanın bunları üretmesinden korkmuyorum; hergün gittikçe birbirine benzeyen, emeği değersizleştiren, "-mış gibi" yaşayan bir dünya dönüşümünde aklı, fikri ve yaratımlarıyla biricik eser sahiplerinin günün birinde gerçek bir eser yaratabilme yetisinin körelmesinden; üretimin yaratımdan evla olmasından; emeğin, eğitimin, kabiliyetin ve özgünlüğün değersizleştirilmesinden korkuyorum!
Nitekim yapay zeka, "düşünen makineler" fikriyle ortaya konulmuş ve insanoğlu bugünlerin fragmanını daha 1940'lı yıllarda izlemişti. Ama yapay zekanın sanata değdiği suların bir daha asla eski rengine dönmeyeceği de biliniyordu. Öyle ki, korunmak istenen eser sahipliği "prompt mühendisliği"'nin aksine, öngörülen sonuçlardan değil, farklı ve özgün olandan, aykırılıktan beslenir ve telif kanunları da dünyanın her yerinde yalnızca bunu korurdu.
Bugün, öğrenme ve taklit yoluyla çalışan, insanoğlunun tarih boyu süregelen kültürel emeğiyle beslenen ve kullanıcılarına "Hiçbir bilgi, birikim ve kabiliyet gerektirmeksizin" üretimler sunan yapay zeka modelleri "herkesçe meydana getirilemeyeni koruyan" kanunlarımız karşısında tartışılırken, yapay zeka şirketleri dünyanın tam ortasına döktükleri telif ihlallerini "Yapay zeka kullanmayan geride kalacak!" sloganlarıyla meşrulaştırmaya çalışıyor. Öte yandan, yapay zeka üretimleri her gün gerçek eser sahiplerinin eserlerini kopyalıyor. Kullanıcıların, hukuk nezdinde şahsi sorumluluk ile karşı karşıya kalmaları ise an meselesi.
O halde insanoğlunun tüm bu rabarba içerisinde artık kendisine sorması gereken çok önemli bir soru daha var. Emek, kabiliyet ve biriciklik, sahiden bu kadar önemsiz miydi? Daha çok üretime mi yoksa fikri yaratımı korumaya mı ihtiyacımız var? Sürecin bize neler getireceğini hepbirlikte görüyor olacağız.