07/09/2026
BENİM KIYAFETİME BAKAN ZİHNİYETLE,
“ALDATTIYSA ÖLSÜN” DİYEN ZİHNİYET
AYNI YERDEN BESLENİYOR BU FOTOĞRAFI KASITLI OLARAK PAYLAŞTIM
Bu fotoğrafı aslında bilinçli olarak paylaştım. Kendi kendime, “Bakalım, bugüne kadar yaptığım işler, başarılarım, verdiğim hukuk mücadeleleri insanların gözünde tek bir fotoğrafla nasıl değişecek?” dedim.
Ve cevabımı çok kısa sürede aldım.
Fotoğraf, toplum için yazdığım birçok yazıdan daha fazla kişiden kişiye gönderildi. Kadın cinayetlerini anlattığım, çocukların haklarını savunduğum, mağdurların sesini duyurmaya çalıştığım paylaşımlar bu kadar birbirine gönderilmedi.
Bir fotoğraf, yılların emeğinin önüne geçebildi.
Tam da burada Bedriye Naz’ı düşündüm.
Bedriye, 11 yıl boyunca bir evliliğin, çocuklarının ve evinin yükünü taşıdı. Son döneminde yaşadığı duygusal boşluk ve özel hayatına ilişkin iddialar ise bir anda bütün geçmişinin önüne geçirildi. İnsanlar yıllarca neler yaşadığını sormadan onu “namussuz” ilan etti. Daha da acısı, sosyal medyada “Ölsün”, “Gebersin”, “Hak etmiş” diyebilenler oldu.
İşte benim anlatmak istediğim zihniyet tam olarak bu:
Benim yıllarca verdiğim emeği tek bir fotoğrafla silmeye çalışan bakışla, bir kadının 11 yıllık hayatını son birkaç aya indirip yaşam hakkını dahi tartışmaya açan bakış aynı hastalıklı önyargıdan besleniyor.
Elbette benim yaşadığım eleştiri ile Bedriye’nin yaşamının elinden alınmasını bir tutmuyorum. Ben, insanların hüküm verme biçimindeki benzerliğe dikkat çekiyorum.
Bir kadını tek bir fotoğrafla tanımlamayın.
Bir kadının bütün hayatını tek bir iddiaya indirgemeyin.
Çünkü insan, hayatının tek bir karesinden ibaret değildir.